Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0
Arapça metin
عن زيد مولى رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «من قال: أَسْتَغْفِرُ الله الذي لا إله إلا هو الحَيَّ القيَّومَ وأتوب إليه، غُفرت ذنوبه، وإن كان قد فَرَّ من الزَّحْف».
Çeviri
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in azatlı kölesi Zeyd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: «Her kim estağfirullah ellezî lâ ilâhe illâ huve'l-hayye'l-kayyûme ve etûbu ileyhi" (Kendisinden başka hak ilah bulunmayan, ebedi hayatla daima diri olan, her şeyin varlığı kendisine bağlı olup kâinatı yöneten Allah'tan beni bağışlamasını diler ve günahlarıma tevbe ederim) diye yalvarırsa, savaştan kaçmış olsa dahi günahları bağışlanır.»
Açıklama
«"Her kim estağfirullah ellezî lâ ilâhe illâ huve'l-hayye'l-kayyûme ve etûbu ileyhi" derse kafirlerle yapılan savaştan kaçmış olsa bile günahları bağışlanır.» Bilinen şudur ki: Savaş günü kaçmak; hadiste gelen helak edici yedi büyük günahtan biridir. «(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Bunlardan biri savaştan kaçmaktır.» Mana şu şekilde doğru olur: Kastedilen onun bütün günahlardan tövbe etmesidir. Bunlardan biri savaş günü savaştan kaçmaktır. Ancak insan günahına devam ederse sadece istiğfar etmek ona fayda vermez. İstiğfar günahtan tövbe etmek ile birlikte olursa fayda verir.
Açıklama: العربية
من قال: أَسْتَغْفِرُ الله الذي لا إله إلا هو الحَيَّ القيَّومَ وأتوب إليه غُفر له ذنبه وإن كان قد فَرَّ من قتال الكفار، ومن المعلوم أن الفِرَار من الزَّحْف هو أحد المُوبِقات السَّبع التي جاءت في حديث: (اجتنبوا السَّبع المُوبقات، ومنها: الفِرَار من الزَّحْف)، ويكون المعنى مستقيمًا: إذا كان المقصود أنه تاب من جميع الذُّنوب، ومنها: الفِرَار من الزَّحَف، وإلا فإن مجرد الاستغفار والإنسان باقٍ على الذَّنب لا ينفع وإنما ينفع ذلك مع التوبة من الذَّنْب.
- فضل المُداومة على الاستغفار وخاصة بعد الوقوع في المعصية.
- تعظيم الاستغفار وأنه يكفِّر الكبائر.
- تغليظ حُرمَة الفِرار من المعركة عند التِقَاء الجيش.