Hadis

«Sen onların imamısın. (Namazını kıldırırken) onların en zayıf olanları­nı göz önünde bulundur ve ezanına ücret almayan bir müezzin edin.»

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisNesâî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir

Arapça metin

عن عثمان بن أبي العاص رضي الله عنه قال: يا رسول الله، اجعلني إمام قومي، قال: «أنت إمامهم، وَاقْتَدِ بأضعفهم، وَاتَّخِذْ مُؤَذِّناً لا يأخذ على أذانه أجرا».

Çeviri

Osman b. Ebî'l-Âs -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e dedi ki: Ey Allah'ın Rasûlü! Beni kavmime imam yapar mısın? Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Sen onların imamısın. (Namazını kıldırırken) onların en zayıf olanları­nı göz önünde bulundur ve ezanına ücret almayan bir müezzin edin.» buyurmuştur.

Açıklama

Bu hadis bize bir kimse kendisinin imam olmaya layık olduğunu düşünüyorsa bunu yöneticiden isteyebileceğinin caiz olduğunu açıklamaktadır. Bu, idarecilik istemek değildir. Çünkü idarecilik istemek yasaklanmıştır. Fakat imamın, arkasında namaz kılan kimselerden olan zayıf ve yaşlıların durumlarını gözetmesi ve onlara zorluk çıkarmaması gerekir. Müezzin olacak kimsede aranan şey gereği olarak, müezzinin amelinin ihlaslı olmaya daha yakın olması için ücret bekleyen biri tercih edilir. Eğer ücretsiz müezzin bulunamaz ise yöneticinin ona devlet hazinesinden bir şeyler vermesinde engel yoktur.

Açıklama: العربية

يبين لنا هذا الحديث أنه يجوز لمن رأى في نفسه الأهلية للإمامة أن يطلبها من ولي الأمر، وهذا ليس من طلب الإمارة؛ لأن طلب الإمارة منهي عنه، ولكن عليه مراعاة المأمومين خلفه من الضعفاء والعجزة، وألا يشق عليهم، ويفضل في المؤذن أن يكون محتسباً؛ ليكون عمله أقرب للإخلاص، فإلم يوجد متبرع فلا مانع من أن يجري الإمام له رزقا من بيت المال.

  • جواز سؤال الإمامة، وأما الإمارة والولاية فالأصل المنع والنهي عن ذلك، لكن إن كان ذلك لقصد صالح؛ وهو مصلحة المسلمين وتوجيههم وتعليمهم، وليس هذا بمذموم بل هو محمود؛ لما فيه من الخير والمصلحة، وهذا مشروط بكون الإنسان يعلم من نفسه الكفاءة والقدرة على القيام بالمهمة التي أنيطت به.
  • أنه يستحب للإمام مراعاة أحوال الضعفاء وكبار السن من المأمومين، فلا يشق عليهم بطول الصلاة في القيام والركوع والسجود، ولا بطول الانتظار بحيث يشق عليهم التأخر.
  • مراعاة الضعفاء في كل شيء: في السفر وفي الجهاد وفي مواساتهم بالمال ونحو ذلك؛ لأنه إذا طلب مراعاتهم في الصلاة التي هي عمود الإسلام، فغيرها من باب أولى.
  • تفضيل من يتولى الأذان حِسْبَةً ولا يأخذ على أذانه أجراً؛ لأن من كان كذلك يكون أكمل في رعاية الوقت لحرصه على الأذان وإبراء ذمته، لما في قلبه من الدافع الإيماني القوي، بخلاف من يؤذن؛ لأجل عرض الدنيا فقد يتساهل، ولا يكون عنده من الإخلاص والحرص ما عند الأول.

Konular

Hata bildir

Daha fazla