Hadis

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (namaz için) tekbir aldığı zaman ellerini kulakları hizasına varıncaya kadar kaldırırdı. Rükû yaptığı zaman da ellerini kulakları hizasına varıncaya kadar kaldırırdı. Başını rükûdan kaldırdığı zaman; «Semiallahu limen hamideh» der ve aynısını yapardı."

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisMüslim rivayet etmiştir

Arapça metin

عن مالك بن الحويرث رضي الله عنه «أن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان إذا كَبَّر رفع يديه حتى يُحَاذِيَ بهما أُذُنَيْه، وإذا ركَع رفع يَديه حتى يُحَاذِيَ بهما أُذُنَيْه، وإذا رفع رأسه من الركوع» فقال: «سَمع الله لِمَن حَمِده» فعل مِثل ذلك.

Çeviri

Mâlik b. Huveyris -radıyallahu anh'tan- rivayet edildiğine göre; "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (namaz için) tekbir aldığı zaman ellerini kulakları hizasına varıncaya kadar kaldırırdı. Rükû yaptığı zaman da ellerini kulakları hizasına varıncaya kadar kaldırırdı. Başını rükûdan kaldırdığı zaman; «Semiallahu limen hamideh» der ve aynısını yapardı."

Açıklama

Mâlik b. Huveyris Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in; ''Tekbir aldığı zaman ellerini kulakları hizasına varıncaya kadar kaldırdığını'' haber veriyor. Başlangıç tekbirini aldığı zaman ellerini kulakları hizasına kadar kaldırırdı. Başka bir rivayette, ''Kulaklarının üst kısmı hizasına gelene kadar kaldırırdı.'' şeklindedir. Furû' el-uzun, kulakların üst kısmı demektir. İbn Ömer -radıyallahu anhuma- hadisinde, ''Omuzları hizasına gelene kadar ellerini kaldırırdı'' şeklindedir. Yani omuzlarının tam karşısına ve tam hizasına gelene kadar. Bu üç rivayette, birincisinde, ellerini kulakları hizasına gelene kadar kaldırırdı. İkincisinde, ellerini kulaklarının üst tarafına gelecek şekilde kaldırırdı. Ücüncüsünde, ellerini omuzları hizasına gelene kadar kaldırırdı. Kişi bunlardan birini seçme konusunda özgürdür ve ellerini omzu hizasına kaldırıp parmak uçları kulaklarının üst kısmı hizasına gelir. İki baş parmağı da kulak memeleri hizasına ve avuç içleri omuz hizasına gelecek şekilde ellerini kaldırır. ''Tekbir aldığı zaman ellerini kaldırırdı'' sözü, yani ellerini tekbir alırken kaldırırdı demektir. Müslim'deki rivayette; ''Ellerini kaldırır sonra da tekbir alır'' şeklindedir. Başka bir rivayette: ''Tekbir aldı sonra ellerini kaldırdı'' Başlama tekbirini alırken yapılan ellerini kaldırma uygulamasının üç şekli bunlardır. Bunun üzerine, bu sünnet çeşitli uygulama şekilleriyle gelmiştir. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den gelen sünnete uygun hareket etmek için bunların her bir çeşidiyle amel edilir. ''Rükûya gittiği zaman kulakları hizasına gelene kadar ellerini kaldırdı.'' Yani rükû etmeye başladığı zaman kulakları hizasına gelene kadar ellerini kaldırdı. Bu da elleri kaldırmanın sünnet olduğu ikinci yerdir. ''Başını rükûdan kaldırdığı zaman Semialahu limen hamideh" dedi. Yani, rükûdan başını kaldırmaya başladığı zaman ''Semiallahu limen hamideh'' dedi. Bu zikir, namazın farzlarındandır. ''Daha önce yaptığı gibi böyle yaptı.'' Yani, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- tekbir aldığı zaman yaptığı gibi yaptı. Ellerini kulakları hizasına gelene kadar kaldırdı. Burası da namazda ellerin kaldırılmasının sünnet olduğu üçüncü yerdir. Bu üç yer, namazda ellerin kaldırılmasının sünnet olduğu yerlerdir. Dördüncüsü: Üç ya da dört rekâtlı namazlarda birinci teşehhüdden kalkarken ellerin aynı şekilde kaldırılmasıdır.

Açıklama: العربية

يخبر مالك بن الحُوَيْرِث رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم : "كان إذا كَبَّر رفع يَديه حتى يُحَاذِيَ بهما أُذُنَيْه" يعني: إذا كَبَّر تكبيرة الإحرام رفع يَدَيه حتى يُحَاذِيَ بهما أُذُنيه، وفي رواية: "حتى يُحَاذِيَ بهما فُروع أُذُنَيه". وفروع الأُذن: أعَالِيها. وفي حديث ابن عمر رضي الله عنه : "كان يرفع يَديه حتى يُحاذي بهما منْكَبيه" أي مقابل ومساويًا لمنْكَبَيه. فهذه ثلاث روايات: الأولى: يرفع يديه حتى يُحاذي بهما أُذُنَيه. الثانية: يرفع يديه حتى يُحاذي بهما فُروع أُذُنَيه. الثالثة : يرفع يديه حتى يُحاذي بهما منْكَبَيه. فهو مخير بين ذلك أو يرفع يديه حَذو منْكَبيه بحيث تُحاذي أطراف أصابِعه فُروع أُذُنَيْهِ أي أعلى أُذُنَيْهِ وإبهاماه شَحْمَتَي أُذُنَيْهِ وراحتاه منْكَبيه. وقوله: "إذا كَبَّر رفع يَديه" أي: يرفع يَديه مع التَّكبير، وفي رواية عند مسلم: "يرفع يَديه ثُم يكبِّر" أي بعده، وفي أخرى: " كَبَّر ثم رفع يَديه " فهذه ثلاث صور لرفع اليدين عند تكبيرة الأحرام. فعلى هذا: تكون هذه السُّنة قد ورَدت على وجوه متنوعة، فيعمل بجميعها اتباعا للسُّنة في كل ما وَرد عنه صلى الله عليه وسلم . "وإذا ركَع رفع يَديه حتى يُحَاذِيَ بهما أُذُنَيْه"يعني: إذا شَرع في الرُّكوع رفع يَديه حتى يُحَاذي بهما أُذُنيه، وهذا هو الموضع الثاني مما يُستحب فيه رفع اليَدين. "وإذا رفع رأسه من الرُّكوع" فقال: "سَمع الله لِمَن حَمِده" يعني: إذا شَرع في الرَّفع من الركوع قال: "سَمِع الله لمن حَمِده" وهذا الذِّكر من واجبات الصلاة. "فعل مِثل ذلك" أي: فعل رسول الله صلى الله عليه وسلم مثلما فعل عند التَّكبير: رفع يديه حتى حَاذَى بهما أُذُنيه، وهذا هو الموضع الثالث مما يُستحب فيه رفع اليدين في الصلاة. فهذه ثلاث مواضع يستحب فيها رفع اليدين في الصلاة، والرابع هو رفع اليدين عند القيام من التشهد الأول في الصلاة الثلاثية أو الرباعية.

  • فيه دليل على مشروعية تكبيرة الإحرام عند الدخول في الصلاة.
  • استحباب رفع اليَدين حتى تُحاذي المِنْكَبين، عند افتتاح الصلاة بتكبيرة الإحرام، وكذلك عند تَكبيرة الركوع، وعند رفع رأسه من الرُّكوع.
  • فيه إشْعَار بأن رفع اليَدين عند الدخول في الصلاة مُصاحب للتَّكبِير.
  • فيه التَّسميع عند الرَّفع من الرُّكوع، وهو من واجبات الصلاة.

Konular

Hata bildir

Daha fazla