Hadis

«İşte bu adam iki elini de hayırla doldurdu.»

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Hasen HadisEbû Dâvûd rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir

Arapça metin

عن عبد الله بن أبي أوفى رضي الله عنه قال: جاء رجل إلى النبي صلى الله عليه وسلم فقال: إني لا أستطيع أن آخذ من القرآن شيئا فَعَلِّمْنِي ما يُجْزِئُنِي منه، قال: "قل: سبحان الله، والحمد لله، ولا إله إلا الله، والله أكبر، ولا حول ولا قوة إلا بالله العلي العظيم"، قال: يا رسول الله، هذا لله عز وجل فما لي، قال: قل: اللهم ارْحَمْنِي وَارْزُقْنِي وَعَافِنِي وَاهْدِنِي. فلما قام قال: هكذا بيده فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «أما هذا فقد ملأ يده من الخير».

Çeviri

Abdullah b. Ebî Evfâ -radıyallahu anh- anlatıyor: "Bir adam Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına gelerek; "Ben Kur’an'dan bir şey ezberleyemiyorum. Bana yeterli gelecek ve onun yerine geçecek başka bir şey öğret!" dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Subhanallahi ve’l-hamdulillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber vela havle vela kuvvete illa billahi’l-Aliyyi’l-Azîm» “Allah’ı her türlü eksiklikten tenzih ederim. Allah'a hamd olsun, Allah'tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilah yoktur, Allah En büyüktür, yücelik ve azamet sahibi Allah'tan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur.” Ey Allah'ın Rasûlü! Bu zikir Allah içindir. (O'na senâdır), Kendim için dua olarak ne söyleyeyim? dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allahım bana merhamet et, afiyet ver, hidayet ver, rızık ver! diye dua et!» dedi. Adam (dinleyip, kalkınca) ellerini sıkıp göstererek: "Şöyle (sımsıkı belledim!)" dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve ve sellem- bunun üzerine: «İşte bu adam iki elini de hayırla doldurdu!» buyurdu.

Açıklama

Bu hadisi şerif; Kur'andan bir şey ezberlemeye güç yetiremeyen kimsenin nasıl namaz kılacağını açıklamaktadır. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Kur’an’dan hiçbir şey ezberleyemeyen bedeviye şöyle söylemesini öğretmiştir. “Subhanallah” yani Allah’ı bütün eksik sıfatlardan tenzih ederim, “Allah’a hamd olsun”, “La ilahe illallah” yani Allah'tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilah yoktur, Allah, en büyüktür, yücelik ve azamet sahibi Allah’tan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur. Yani, Allah’ın yardımı olmadan bir halden başka bir hale geçmeye kimse güç yetiremez. Bedevi, namazda kendisi için dua olarak ne söyleyeceğini öğretmesini talep ettiğinde, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- dünya ve ahireti için bütün hayırları toplayan şu duayı öğretmiştir: «Allah'ım! Bana merhamet et, afiyet ver, hidayet ver, rızık ver!» Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu zikir ve duaların azametini ellerini sıkıp göstererek anladım diyen bedeviye beyan etmek için; «İşte bu adam iki elini de hayırla doldurdu!» Yani büyük bir hayra nail olmuştur, dedi.

Açıklama: العربية

يبين الحديث الشريف حكم من لم يستطع حفظ شيء من القرآن كيف يصلي؟ حيث أرشد النبي صلى الله عليه وسلم الأعرابي الذي لم يستطع حفظ شيء من القرآن، بقول سبحان الله أي: ننزهه عن كل نقص، والحمد لله، ولا إله إلا الله أي لا معبود بحق إلا الله، والله أكبر، ولا حول ولا قوة إلا بالله العلي العظيم، أي: لا يستطيع أحد أن يتحول من حال إلى حال أخرى إلا بالله، وحينما طلب الأعرابي دعاءً يقوله في الصلاة أرشده لقول هذه الدعوات الجامعة لخير الدنيا والآخرة، حيث يقول "اللهم ارحمني وارزقني وعافني واهدني"، وبين الرسول صلى الله عليه وسلم عظم هذه الأدعية والأذكار بقوله عن الأعرابي الذي أخذ بها: «أما هذا فقد ملأ يده من الخير» يعني أصاب خيرا عظيما.

  • فضل هذا الذكر الجليل؛ حيث قام مقام فاتحة الكتاب، التي هي أعظم سورة في القرآن، فقد قدِّم على سائر الأذكار في هذا المقام العظيم.
  • يسر الشريعة وسماحتها، فالمسلم لا يكلف أكثر مما يقدر عليه، وإذا عجز عن باب خير فتح الله -تعالى- له بابًا آخر؛ ليكمل ثوابه، ويصل إلى ما قدر الله له من منزلة.
  • أن الصلاة لا تسقط بحال من الأحوال، وتصلى على حسب الاستطاعة.
  • الأصل أن قراءة الفاتحة ركنٌ في كل ركعة من الصلاة، لا تصح الصلاة بدونه، إلاَّ أنَّ القاعدة الشرعية أنَّ الواجبات تسقط بالعجز عنها، إما إلى بدل، أو غير بدل.
  • أنَّ الذي لا يحسن الفاتحة ولا بعضها، فإنه يأتي بالذكر الوارد في الحديث، ويكفي عنها؛ تيسيرًا وتسهيلاً على العباد.
  • هذه الجمل الكريمة تشتمل على تنزيه الله -تعالى- عن النقائص والعيوب، وإثبات نقيضها من المحامد والكمال المطلق، ونفي الشريك له في ذاته، وصفاته، وأفعاله، وألوهيته، وربوبيته.

Konular

Hata bildir

Daha fazla