Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0
Arapça metin
عن أنس بن مالك رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم : كان لا يقنت إلا إذا دعا لقوم، أو دعا على قوم.
Çeviri
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir kavim için dua ettiği ya da bir kavme beddua ettiği zaman dışında kunut yapmazdı.
Açıklama
Bu hadis-i şerif, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kunut yaptığı yerleri açıklıyor. O yerler ya bir kavim için dua ya da bir kavme beddua ettiği zamandır. Bununla musibetler anında kunut yapmanın meşru olduğu ortaya çıkmaktadır. Başka bir farz namazda kunut yaptığı varid olmamıştır. Kunut yapmak; musibetlerin ve belaların indiği zamana mahsustur. Çünkü Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- müslümanlardan bir topluluk için dua etmesi durumu haricinde kunut yapmazdı. Bu kunut, bazı namazlara özel olup diğer namazlar dışında olmaz diye bir şey yoktur. Yapılacak olursa bütün namazlarda kunut yapmak gerekir.
Açıklama: العربية
يبين الحديث الشريف المواطن التي كان يقنت فيها النبي صلى الله عليه وسلم وهي إما حال الدعاء لقوم، أو حال الدعاء على قوم، وبهذا يتبين مشروعية القنوت في النوازل، ولم يرد في الصلاة المكتوبة قنوت غيره، وهو مخصوص بأيام الوقائع والنوازل؛ لأنَّ النبي صلى الله عليه وسلم كان لا يقنت إلاَّ إذا دعا لقوم مسلمين، أو دعا على الكافرين، وهذا القنوت لا يختص بصلاة دون صلاة، بل ينبغي الإتيان به في جميع الصلوات.
- القنوت هنا: هو الدعاء بعد الركوع من الركعة الأخيرة في الصلوات الخمس، والوتر.
- مشروعية القنوت في النوازل.
- المقصود بالنوازل التي يشرع فيها الدعاء في الصلوات هو ما كان متعلقا بعموم المسلمين، كاعتداء الكفار على المسلمين، والدعاء للأسرى وحال المجاعات، وانتشار الأوبئة وغيرها.
- أجمع العلماء على أنَّ فعل قنوت النوازل أو تركه لا يبطل الصلاة، وإنَّما الخلاف في استحباب تركه، أو التفصيل في ذلك والصواب استحبابه.