Hadis

ve şöyle buyurdu: «Adak, bir hayır getirmez. Ancak cimri kişiden adağı sebebiyle bir mal çıkarılır

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisMuttefekun aleyh

Arapça metin

عَنِ ابْنِ عُمَرَ رضي الله عنهما: عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّهُ نَهَى عَنِ النَّذْرِ، وَقَالَ: «إِنَّهُ لَا يَأْتِي بِخَيْرٍ، وَإِنَّمَا يُسْتَخْرَجُ بِهِ مِنَ الْبَخِيلِ».

Çeviri

İbn Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre; Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- adağı yasakladı ve şöyle buyurdu: «Adak, bir hayır getirmez. Ancak cimri kişiden adağı sebebiyle bir mal çıkarılır.»

Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- adak adamayı yasaklamıştır. Adak, kişinin kendisine şeriatın zorunlu kılmadığı bir şeyi farz kılmasıdır. Peygamber Efendimiz -aleyhisselâm-: Adağın, bir şeyi ne öne çekeceğini ne de erteleyeceğini, aksine sadece cimri bir kimseden (normalde yapmak istemediği) bir şeyi çıkarmak için bir vesile olduğunu ve adakların kişinin kaderinde olmayan bir şeyi getirmeyeceğini ifade etmiştir.

Faydalar

  • Adak adamak meşru değildir. Ancak adanan adak, günah olmayan bir adak ise yerine getirilmesi farzdır.
  • Yasaklanmasının sebebi (Adak, bir hayır getirmez). Çünkü adak Allah'ın takdir ettiğinden hiçbir şeyi geri çeviremez. Öyle ki, adak adayan kişi, isteğinin yerine getirilmesinin adaktan kaynaklandığını zannetmesin. Allah Teâlâ bundan müstağnidir.
  • Kurtubî -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu yasak hakkında, şöyle bir örnek vermek uygundur. "Eğer Allah hastamı iyileştirirse şu kadar sadaka vermek üzerime borç olsun" demesi gibidir. Bu davranışın mekruh görülmesinin sebebi, bahsedilen (sadaka) ibadetini, belirttiği amacı elde etmeye bağlamış olmasıdır. Bu durum, kişinin Allah'a yakınlaşma niyetinin saf olmadığını, aksine bunu bir tür alışveriş gibi düşündüğünü gösterir. Bunu daha da açıklayan bir durum şudur: Eğer hastası iyileşmezse, iyileşmeye bağlı olarak adadığı sadakayı vermez. Bu ise cimri bir kimsenin halidir; çünkü cimri kimse, genellikle verdiğinden daha fazla bir karşılık alacağına inanmadıkça malından bir şey çıkarmaz.
Açıklama: العربية

نَهَى صلى الله عليه وسلم عن النذر، وهو أنْ يُوجِبَ الإنسان على نفسه شيئًا لم يُلزِمْه به الشَّارعُ، وقال: بأنّ النذر لا يقدِّم شيئًا ولا يؤخِّره، وإنما يُستخرج به من البخيل الذي لا يفعل إلا الواجب عليه، وأنَّ النذر لا يأتي بشيء لم يكن قد قدِّر له.

  • لا يُشرع النذر، لكن إذا نَذَرَ وَجَب عليه الوفاء به إن لم يكن معصية.
  • العلة في النهي (أنه لا يأتي بخير)؛ لأنه لا يَردُّ من قضاء الله شيئًا؛ ولئلا يَظن الناذِر أن حصول طلبه كان بسبب النذر، والله تعالى غني عن ذلك.
  • قال القرطبي: هذا النهي محلُّه أن يقول مثلًا: إن شفى الله مريضي فعليَّ صدقة كذا، ووجه الكراهة أنه لما وقَف فِعْلَ القُربة المذكور على حصول الغرض المذكور، ظهر أنه لم يَتَمَخَّض له نية التقرُّب إلى الله تعالى لِما صَدَر منه بل سلك فيها مسلك المعاوضة، ويوضِّحه أنه لو لم يشفِ مريضه لم يتصدّق بما علَّقه على شفائه، وهذه حالة البخيل، فإنه لا يُخرج من ماله شيئًا إلا بعوضٍ عاجل يزيد على ما أخرج غالبًا.

Konular

Hata bildir

Daha fazla