Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0
Arapça metin
كَانَ ابنُ عمرَ -رضِيَ الله عنهما- يَقُول لِلرَّجُل إِذَا أَرَادَ سَفَرًا: ادْنُ مِنِّي حَتَّى أُوَّدِعَكَ كَمَا كَان رسولُ الله -صلَّى الله عليه وسلَّم- يُوَدِّعُنَا، فَيقُول: «أَسْتَوْدِعُ الله دِينَكَ، وَأَمَانَتَكَ، وَخَوَاتِيمَ عَمَلِكَ». وعن عبد الله بن يزيد الخطمي رضي الله عنه- قال: كَانَ رسُول الله -صلَّى الله عليه وسلَّم- إِذَا أَرَادَ أَنْ يُوَدِّعَ الجَيشَ، قال: «أَسْتَودِعُ الله دِينَكُم، وَأَمَانَتَكُم، وخَوَاتِيمَ أَعْمَالِكُم».
Çeviri
İbn Ömer -radıyallahu anhuma- bir yolculuğa çıkacak olan kimseye şöyle derdi: Yanıma gel de, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in bizimle vedalaştığı gibi seninle vedalaşalım. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle vedalaşırdı: «Estevdiullâhe dîyneke ve emâneteke ve havâtîme amelike» (Dinini ve emanetlerini koruması ve amellerini hayırla sonuçlandırması için seni Allah’a emanet ediyorum.) Sahâbî Abdullah b. Yezîd el–Hatmî -radıyallahu anh- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- orduyla vedâlaşmak istediği zaman:«Estevdiullâhe dîynekum ve emânetekum ve havâtîme amelikum» (Dininizi ve emanetlerini koruması ve amellerinizi hayırla sonuçlandırması için sizleri Allah’a emanet ediyorum.) derdi.
Açıklama
İbn Ömer -radıyallahu anhuma- yolculuğa çıkacak olan kimseye şöyle derdi: Bana yaklaş ki, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bize veda ettiği gibi sana veda edeyim. Bu İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan sahabe -radıyallahu anhum-'un Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetine olan bağlılıklarının ne kadar tam olduğunu ve onların bu hususta ne kadar çok istekli olduklarını açıklamaktır. ''Bir kimseyle vedalaşacaksa'' Yani yolculuğa çıkacak olan bir kimseyle ''Onun elini tutar ve bırakmazdı.''Bu bazı rivayetlerde geldiği gibidir. Tevazunun en üst derecesi ile sevgi ve merhamettinin göstergesi olarak o adamın elini bırakmazdı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- veda edilen kişiye şöyle buyururdu: «Dinini koruması için seni Allah’a emanet ediyorum.» Ondan koruma talep eder ve O'ndan senin dinini korumasını isterim. «Emanetlerini» Emanetlerinin korunmasını, emanetler genel olup İnsanların kendilerinden sorumlu oldukları insanların (hanımı, çocukları diğer yakınları vb.) hakları ile Allah'ın hakkı gibi şeylerdir. Bir adam yolculuğunda ihtiyaç duyduğu şeylerden almak, vermek ve insanlarla olan ilişkileriyle meşgul olmaktan geri durmaz. Ona emaneti koruması ve hiyanetten uzak durması için dua etti. Sonra da ailesine giderse dini ve dünyevi olarak ona kötülüğü dokunacak olan sondan emin olur. Bu, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetinden olup şayet Allah yolunda savaşa gidecek bir topluluğa veda edecek olursa onları bu kapsamlı dua ile yolcu ederdi. Zira bu dua eksiklerinin giderilmesi, düşmanlarına galip gelmeleri ve savaşta Allah'ın farz kıldıklarını koruma konusunda daha fazla vesile olur.
Açıklama: العربية
كَانَ ابنُ عمرَ -رضِيَ الله عنهما- يَقُول لِلرَّجُل إِذَا أَرَادَ سَفَرًا: ادْنُ مِنِّي حَتَّى أُوَّدِعَكَ كَمَا كَان رسولُ الله -صلَّى الله عليه وسلَّم- يُوَدِّعُنَا، وهذا من ابن عمر بيان لكمال حرص الصحابة رضي الله عنهم على التزام هدي رسول الله صلى الله عليه وسلم ، وقوله: (إذا ودع رجلا) أي مسافرا، (أخذ بيده فلا يدعها): وهذا ما جاء في بعض الروايات، أي: فلا يترك يد ذلك الرجل من غاية التواضع ونهاية إظهار المحبة والرحمة. ويقول صلى الله عليه وسلم : أي للمودع: "أستودع الله دينك" أي أستحفظ وأطلب منه حفظ دينك. و"أمانتك" أي حفظ أمانتك، وهي شاملة لكل ما استحفظ عليه الإنسان من حقوق الناس وحقوق الله من التكاليف، ولا يخلو الرجل في سفره ذلك من الاشتغال بما يحتاج فيه إلى الأخذ والإعطاء والمعاشرة مع الناس، فدعا له بحفظ الأمانة والاجتناب عن الخيانة، ثم إذا انقلب إلى أهله يكون مأمون العاقبة عما يسوءه في الدين والدنيا. وكان هذا من هديه أيضاً صلى الله عليه وسلم إذا أراد توديع الجماعة الخارجة للقتال في سبيل الله يودعهم بهذا الدعاء الجامع ليكون أدعى إلى إصابتهم التوفيق والسداد والتغلب على الأعداء والحفاظ على فرائض الله في الغزو.
- استحباب توديع المسافر، كما صنع رسول الله -صلى الله عليه وسلم-.
- حرص أصحاب رسول الله -صلى الله عليه وسلم- على هديه في أمورهم كلها.
- استحباب دعاء المسلم لأخيه المسلم في كافة أحواله، سواء كان بظهر الغيب أو في وجهه.
- أعظم ما يملك المرء في حياته ويخشى ضياعه هو الدين.
- تمنِّي المسلم لأخيه خاتمة الخير كما يتمنى لنفسه أن يختم له بعمل صالح.
- أن الخاتمة الحسنة منوطة بالتزام التقوى والمحافظة على الأمانات الشرعية.
- التوفيق بيد الله -تعالى-، فعلى المسلم أن يطلب ذلك بتحري أسبابه وقرع بابه.
- استحباب توديع ولي الأمر جيشه عند الذهاب للقتال وتوصيته بمثل هذه الكلمات السابقة.