Hadis

Ey Müminlerin Emîri! Şüphesiz yüce Allah, Peygamber'ine: "Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir." diye buyurdu. Şüphesiz bu Uyeyne de o câhillerdendir, dedi. Vallahi Hurr b. Kays bu âyeti okuyunca, o haşmetli Ömer olduğu yerde çakılı kaldı. Vallahi bir adım ileri gitmedi. Esasen Ömer Allah'ın kitâbı yanında duran bir kimseydi. (Yânî onun hükmünü geçmezdi.)

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisBuhârî rivayet etmiştir

Arapça metin

عن عبد الله بن عباس رضي الله عنهما قال: قَدِم عُيَينَة بن حِصنٍ، فَنزَل على ابنِ أَخِيه الحُرِّ بن قَيسٍ، وكان من النَّفَر الذين يُدنِيهِم عمر رضي الله عنه ، وكان القُرَّاء أصحاب مَجلِس عُمر رضي الله عنه ومُشاوَرَتِه كُهُولا كانوا أو شُبَّانًا، فقال عيينة لابن أَخِيه: يَا ابن أخي، لك وَجْه عند هذا الأمير فَاسْتَأذِن لِي عليه، فَاسْتَأذَن فَأَذِن لَه عُمر، فَلَمَّا دَخَل قال: هي يا ابن الخطَّاب، فَوالله مَا تُعطِينَا الجَزْلَ ولا تَحكُمُ فِينَا بِالعَدلِ، فغضب عمر رضي الله عنه حَتَّى هَمَّ أَنْ يُوقِعَ بِه، فقال له الحُرُّ: يا أمير المؤمنين، إنَّ الله تعالى قال لِنَبِيِّه صلى الله عليه وسلم : {خذ العفو وأمر بالعرف وأعرض عن الجاهلين}، وإِنَّ هذا مِن الجَاهِلِين، والله مَا جَاوَزَها عُمر حِين تَلاَهَا، وكان وَقَّافًا عند كِتَاب الله تعالى .

Çeviri

Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhuma- şöyle demiştir: Bir ara Uyeyne b. Hısn Medîne'ye gelmiş ve kardeşinin oğlu Hurr b. Kays'ın evine inip ona konuk olmuştu. Hurr b. Kays ise Ömer'in yakınlarındandı. Meclisinde genç, ihtiyar birtakım kurrâlar bulunurdu. Halîfe onlara mühim genel işlerini da­nışır, onlarla istişare ederdi. Uyeyne, kardeşinin oğlu Hurr b. Kays'a: "Ey kardeşimin oğlu! Senin halîfenin yanında yüksek bir yerin vardır. Benim için yanına girmeye bir izin alsan da onu ziyaret et­sem!" dedi. Hurr, Uyeyne için izin istedi, Ömer'de izin verdi. Uyeyne huzura girdiğinde: "Ey Hattâb oğlu! Vallahi sen bize ne bol dünyalık verirsin, ne de aramızda adaletle hükmedersin!" dedi. Bu sözü üzerine Ömer öfkelendi, hattâ Uyeyne'yi dövmeye kastedip üzerine yürüdüğü sırada, kardeşinin oğlu Hurr b. Kays müdâha­le edip: "Ey Müminlerin Emîri! Şüphesiz yüce Allah, Peygamber'ine: "Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir." ( A'râf Suresi:199) diye buyurdu. Şüphesiz bu Uyeyne de o câhillerdendir, dedi. Vallahi Hurr b. Kays bu âyeti okuyunca, o haşmetli Ömer olduğu yerde çakılı kaldı. Vallahi bir adım ileri gitmedi. Esasen Ömer Allah'ın kitâbı yanında duran bir kimseydi. (Yânî onun hükmünü geçmezdi.)

Açıklama

Değerli sahabi Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhuma- Ömer b. Hattâb -radıyallahu anh-'ın başına gelen bir olayı anlatmıştır. Kavminin ileri gelenlerinden olan Uyeyne b. Hısn, Ömer -radıyallahu anh-'ın yanına geldiğinde konuşmasının başında kırıcı sözlerle ona hücum etmiş, sitemde bulunmuş ve onu kınamıştır. Sonra akabinde biraz da azarlamıştır. Sen bize ne bol dünyalık verirsin, ne de aramızda adaletle hükmedersin demiştir. Bu sözler üzerine Ömer -radıyallahu anh- öyle sinirlenmiş ve neredeyse onu dövecek duruma gelmiştir. Fakat bazı kurrâlar araya girmiştir. Uyeyne'nin kardeşinin oğlu Hurr b. Kays da onların arasındaydı. Raşid Halife'ye hitap ederek: Ey Müminlerin Emîri! Şüphesiz Yüce Allah, Peygamber'ine: "Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir." ( A'râf Suresi:199) diye buyurdu. Şüphesiz bu Uyeyne de o câhillerdendir, dedi. (Hurr b. Kays bu âyeti okuyunca) o haşmetli Ömer olduğu yerde çakılıp kaldı. Esasen Ömer -radıyallahu anh-, Allah'ın kitâbı yanında duran bir kimseydi. (Yani O'nun hükmünü geçmezdi.) Durdu ve o adama vurmadı. Bunun sebebi yanında okunan ayeti duyduğu içindi. İşte bu sahabilerin -radıyallahu anhum-'un Allah'ın kitabı karşısındaki edebidir. Onu hiç bir şekilde aşmazlar. Ne halde olursa olsunlar, onlara bu Allah'ın sözü denildiğinde orada dururlardı.

Açıklama: العربية

يُحدِثُنا الصحابي الجليل عبد الله بن عباس رضي الله عنهما عما حصل لأمير المؤمنين عمر بن الخطاب رضي الله عنه ، حيث قدم عليه عيينة بن حصن رضي الله عنه ، وكان من كبار قومه، فبدأ كلامه الفض بالتهجُّم والاستنكار، ثم عقَّبه بالمُعاتبة قائلاً: إِنَّك لا تُعطِينا الجزل، ولا تحكم فينا بالعدل، فغضب عمر رضي الله عنه غضبا حتى كاد يضربه، ولكن قام بعض القُرَّاء ومنهم ابن أخي عيينة وهو الحر بن قيس مخاطبا الخليفة الراشد رضي الله عنه : يا أمير المؤمنين، إن الله تعالى قال لنبيه صلى الله عليه وسلم : "خذ العفو وأمر بالعرف وأعرض عن الجاهلين" ، وإن هذا من الجاهلين، فوقف عمر عندها وكتم غضبه، ولم يتجاوزها؛ لأنه كان وقَّافا عند كتاب الله -رضي الله عنه وأرضاه-، فوقف وما ضرب الرجل؛ لأجل الآية التي تُلِيت على مسامعه. فهذا هو أدب الصحابة رضي الله عنهم عند كتاب الله؛ لا يتجاوزونه، إذا قيل لهم هذا قول الله وَقَفُوا، مهما كان الأمر.

  • منزلة قُرَّاء القرآن، وهم العلماء العاملون بأحكامه، لا المتكسبون بتلاوته في المآتم والأفراح.
  • أنه ينبغي لولي الأمر مجالسة القراء والفقهاء ليذكروه إذا نسي، ويعينوه إذا ذكر.
  • رأي أهل العلم لا يكون بهوى ولا لمصلحة، بل يكون نصرة لله ورسوله -صلى الله عليه وسلم-، فالحق أحب إليهم من أنفسهم وآبائهم وأبنائهم وعشيرتهم.
  • تحبب الحاكم لأهل العلم وأهل مشورته بأن يستجيب لطلباتهم ما لم يكن فيه معصية.
  • منقبة عمر بن الخطاب -رضي الله عنه- بأنه كان وقَّافا عند حدود الله ممتثلا لأوامره، لا يتجاوزها ولا يتعدَّاها.
  • استحباب صبر الإمام على الرعية، والحرص على مصالحها؛ فقد ظهر صبر أمير المؤمنين عمر بن الخطاب -رضي الله عنه- في مواطن من هذا الحديث.
  • حكمة العالم في تذكير إمامه.
  • فضل الحلم والصفح عن الجهال.

Konular

Hata bildir

Daha fazla