Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0
Arapça metin
عَنْ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقَ رَضيَ اللهُ عنه قَالَ: نَظَرْتُ إِلَى أَقْدَامِ الْمُشْرِكِينَ عَلَى رُءُوسِنَا وَنَحْنُ فِي الْغَارِ، فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ لَوْ أَنَّ أَحَدَهُمْ نَظَرَ إِلَى قَدَمَيْهِ أَبْصَرَنَا تَحْتَ قَدَمَيْهِ، فَقَالَ: «يَا أَبَا بَكْرٍ، مَا ظَنُّكَ بِاثْنَيْنِ اللهُ ثَالِثُهُمَا».
Çeviri
Ebû Bekir Es-Sıddîk -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Mağarada bulunduğumuz sırada müşriklerin ayaklarına baktım; neredeyse başımızın üzerindeydiler. Bunun üzerine: 'Ey Allah'ın Rasûlü! Onlardan biri ayaklarının dibine bakacak olsa bizi hemen görür.' dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ey Ebû Bekir! Allah'ın üçüncüsü olduğu iki kişi hakkında ne düşünüyorsun?»
Açıklama
Müminlerin Emiri Ebû Bekir Es-Sıddîk -radıyallahu anh- hicret zamanında şöyle demiştir: Müşrikler Sevr Mağarası'nın üzerinde, tam başımızın üstünde dururken onların ayaklarına baktım. Biz ise mağaranın içindeydik. Bunun üzerine: 'Ey Allah'ın Rasûlü! Onlardan biri sadece ayaklarının dibine bakacak olsa bizi ayaklarının altında görür.' dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: 'Ey Ebû Bekir! Allah'ın, yardım, destek, koruma ve muvaffak kılmasıyla üçüncüsü olduğu iki kişi hakkında ne düşünüyorsun?!'
Faydalar
- Ebû Bekir es-Sıddîk -radıyallahu anh-'ın, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-e Mekke'den Medine'ye hicreti sırasında yol arkadaşlığı yapması, ailesini ve malını geride bırakması, onun için büyük bir fazilet ve üstünlüktür.
- Bu hadiste, Ebû Bekir es-Sıddîk -radıyallahu anh-'ın merhameti, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e olan sevgisinin büyüklüğü ve düşmanların ona zarar vermesinden duyduğu korku anlatılmaktadır.
- Gerekli tedbirleri alıp elden gelen gayreti gösterdikten sonra, Yüce Allah'a tam güvenmek, O'nun koruyup gözetmesine ve yardımına gönül huzuruyla itimat etmek vaciptir.
- Allah Teâlâ'nın peygamberlerine ve salih kullarına özel inayet ve himayesi vardır. Allah onları yardımıyla destekler. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz biz, peygamberlerimize ve iman edenlere hem dünya hayatında hem de şahitlerin şahitlik edecekleri günde mutlaka yardım ederiz."
- Allah'a tevekkül eden kimseye Allah'ın yeterli olacağını, ona yardım edeceğini, onu zafere ulaştıracağını, gözetip koruyacağını hatırlatan bir uyarıdır.
- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Rabbine eksiksiz bir şekilde tevekkülü, O'na itimat etmesi ve işlerini O'na havale etmesi ifade edilmiştir.
- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in cesaretini ve insanların kalplerine güven ile huzur veren tavrını ortaya koymaktadır.
- Düşmandan korkulduğunda dini korumak amacıyla hicret etmenin meşru olduğunu ve bununla birlikte gerekli sebeplere başvurmanın da dinen emredildiğini göstermektedir.
Açıklama: العربية
قال أمير المؤمنين أبو بكر الصديق رضي الله عنه في وقت الهجرة: نظرت إلى أقدام المشركين وهم واقفون على رؤوسنا فوق غار ثور ونحن فيه، فقلت: يا رسول الله لو أن أحدهم نظر إلى قدميه أبصرنا تحت قدميه، فقال: يا أبا بكر، ما ظنك باثنين الله ثالثهما بالنصر والمعونة، والحفظ والتسديد؟!
- منقبة أبي بكر الصديق رضي الله عنه في صحبته لرسول الله صلى الله عليه وسلم في هجرته من مكة إلى المدينة، ومفارقته أهله وماله.
- إشفاق أبي بكر الصديق رضي الله عنه، ومدى حبه لرسول الله صلى الله عليه وسلم، وخوفه عليه من الأعداء.
- وجوب الثقة بالله عز وجل، والاطمئنان إلى رعايته، وعنايته بعد بذل الجهد في أخذ الحيطة والحذر.
- عناية الله تعالى بأنبيائه وأوليائه، ورعايته لهم بالنصر؛ قال تعالى: (إِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذِينَ آمَنُوا فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ الْأَشْهَادُ).
- تنبيه على أن من توكل على الله كفاه، ونصره، وأعانه، وَكَلَأَه وحفظه.
- كمال توكل النبي صلى الله عليه وسلم على ربه، وأنَّه معتمد عليه، ومفوض إليه أمره.
- شجاعة النبي صلى الله عليه وسلم، وتطمينه للقلوب والنفوس.
- الفرار بالدين خوفًا من العدو، والأخذ بالأسباب.