Hadis

Müferridler (Allah'ı çokça zikredenler) yarışı kazandılar

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisMüslim rivayet etmiştir

Arapça metin

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَسِيرُ فِي طَرِيقِ مَكَّةَ، فَمَرَّ عَلَى جَبَلٍ يُقَالُ لَهُ جُمْدَانُ، فَقَالَ: «سِيرُوا هَذَا جُمْدَانُ، سَبَقَ الْمُفَرِّدُونَ» قَالُوا: وَمَا الْمُفَرِّدُونَ يَا رَسُولَ اللهِ؟ قَالَ: «الذَّاكِرُونَ اللهَ كَثِيرًا وَالذَّاكِرَاتُ».

Çeviri

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke yolunda ilerliyordu. Cumdân adı verilen bir dağa varınca şöyle dedi: «Yolunuza devam edin! Bu, Cumdân Dağı'dır. Müferridler (Allah'ı çokça zikredenler) yarışı kazandılar.» Bunun üzerine sahabeler: Müferridler kimlerdir, ya Rasûlallah? diye sordular. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Allah’ı çokça zikredip, anan erkekler ve kadınlardır.»

Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah'ı çok zikredenlerin durumunu, onların eşsiz olduklarını ve Naîm Cennetleri'nde en yüksek derecelere ulaşmada diğerlerini geçtiklerini açıklamış ve onları Cumdân Dağı'na benzetmiştir. O dağın diğer dağlardan ayrılan özelliği vardır.

Faydalar

  • Allah'ı çokça zikretmek ve onunla meşgul olmak müstehaptır. Çünkü ahiret için yarışmak ancak çokça itaat ederek ve ibadette ihlaslı olunarak sağlanabilir.
  • Allah'ı zikretmek; yalnız dille, yalnız kalple veya dil ve kalple birlikte yapılabilir ki, bu da en yüksek mertebedir.
  • Mukayyet olan ve sürekli yapılan şerî zikirlerin arasında, sabah ve akşam zikri, farz namazlardan sonraki zikirler de vardır.
  • Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Biliniz ki zikrin fazileti, Allah'ı tesbih etmekle, tehlîl ile, tahmîdle, tekbir getirmekle ve benzeri şeylerle sınırlı değildir. Öyle ki; Allah Teâlâ'ya itaatle amel eden herkes, Allah Teâlâ'yı zikrediyor demektir.
  • Allah'ı zikretmek, din üzere sabit olmanın en büyük vesilelerinden biridir. Allah -Subhânehû ve Teâlâ- şöyle buyurmuştur: (Ey iman edenler! Bir düşman birliği ile çatıştığınız vakit sebat ediniz ve Allah’ı çokça anınız ki, zafer sizin olsun.) [Enfâl Suresi: 45]
  • Yüce Allah'ı zikreden kimseler ile Cumdân Dağı arasındaki benzerlik tek olma ve diğerlerinden ayrı olmasıdır. Cumdân Dağı diğer dağlardan ayrı bir dağdır. Aynı şekilde Allah Teâlâ'yı zikredenler de öyledir. Münferid olan, insanlar arasında olsa bile kalbi ve dili Rabbinin zikri ile yalnız olan ve huzur bulan kimsedir. Yalnızlık zamanlarında ülfet hisseder, insanlarla çokça kaynaşma sebebiyle yabancılık hisseder. Dağlar yeryüzünün sağlamlığına vesile olduğu gibi, zikir de dinde sağlamlığın vesilesidir veya salih amel işleyerek dünya ve ahirette önde olan kişi olabilir. Medine'den Mekke'ye giden bir yolcunun Cumdân'a ulaşması, onun Mekke'ye gelişine işarettir. Oraya ilk varan kimse diğerlerini geçmiş olur. Böylece Allah Teâlâ'yı zikreden kimse Allah Teâlâ'yı çokça zikretmesi sebebiyle diğerlerinin önünde olmuş, onları geçmiştir, en doğrusunu Allah bilir.
Açıklama: العربية

بَيَّنَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم منزلة الذاكرين الله كثيرًا، وأنهم قد انفردوا وسبقوا غيرَهم بنيل الدرجات العُلَى في جنات النعيم، وشبَّههم بجبل جُمدان الذي انفرد عن غيره من الجبال.

  • استحباب كثرة الذكر والانشغال به، فإنَّ السَّبْق في الآخرة إنما يكون بكثرة الطاعات، والإخلاص في العبادات.
  • ذكر الله يكون باللسان فقط، أو بالقلب فقط، أو باللسان والقلب معًا، وهي أعلاها رتبة.
  • من الذكر الأوراد الشرعية المقيدة، كأذكار الصباح والمساء، وأدبار الصلوات المكتوبات وغيرها.
  • قال النووي: اعلم أن فضيلة الذكر غير منحصرة في التسبيح والتهليل والتحميد والتكبير ونحوها، بل كل عامل لله تعالى بطاعة فهو ذاكرٌ لله تعالى.
  • ذكر الله من أعظم أسباب الثبات، قال سبحانه وتعالى: (يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَاثْبُتُوا وَاذْكُرُوا اللَّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ) [الأنفال: 45]
  • وجه التشبيه بينَ الذَّاكرينَ وجبل جُمدانَ هو الانفرادُ والاعتزالُ؛ فجبل جُمدانُ منفرد عن الجِبالِ، فكذا الذَّاكرينَ اللهَ تعالى فالمُنفَردُ هو الذي انفردَ قلبُه ولسانُه بذِكرِ ربَّه ولو كانَ بينَ النَّاسِ، واستأنس بأوقاتِ الخَلوةِ واستوحش من كثرةِ مُخالطةِ النَّاسِ، وقد يكون وجه التشبيه أن الذكر سبب التَّثبيت على الدين كما أن الجبال سبب لثبات الأرض، أو يكون السَّبقُ إلى الخَيراتِ في الدُّنيا والآخرةِ حيث كان المسافر من المدينة إلى مكة إذا وصل جُمدانَ كانَ علامةُ الوصولِ إلى مكةَ ومن وصلَ إليه كانَ سابقًا، فكذلك الذَّاكرُ للهِ تعالى فهو سابقٌ لغيرِه بكثرةِ ذِكرِه للهِ تعالى، والله أعلم.

Konular

Hata bildir

Daha fazla