Hadis

Bir seferde Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte çıkmıştık. Bu seferde insanlar kıtlık ile karşılaştılar.

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisMuttefekun Aleyh

Arapça metin

عن زيد بن أَرْقَم رضي الله عنه قال: خَرَجْنَا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في سَفَر أَصَاب الناس فيه شِدَّة، فقال عبد الله بن أُبَيٍّ: لاَ تُنْفِقُوا على من عِندَ رسول الله صلى الله عليه وسلم حتى يَنْفَضُّوا، وقال: لَئِنْ رَجَعْنَا إلى المدينة لَيُخْرِجَنَّ الأَعَزُّ منها الأَذَلَّ، فَأَتَيْتُ رسول الله صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرْتُه بذلك، فأَرْسَل إلى عبد الله بن أُبي، فاجْتَهَدَ يَمِينَه: ما فعل، فقالوا: كَذَب زَيْدٌ رسول الله صلى الله عليه وسلم فَوَقَعَ في نَفْسِي ممَّا قَاَلُوه شِدَّة حتَّى أَنْزَل الله تعالى تَصْدِيقِي: (إذا جاءك المنافقون) ثم دعاهُم النبي صلى الله عليه وسلم لِيَسْتَغْفِرَ لهم فَلَوَّوْا رُؤُوسَهُم.

Çeviri

Zeyd İbn Erkam –radıyallahu anh-’tan rivayet edildiğine göre bir seferde Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte çıkmıştık. Bu seferde insanlar kıtlık ile karşılaştılar. Abdullah İbn Ubey de arkadaşlarına: Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanındakilere infak etmeyin ki O’nun etrafından dağılsınlar, dedi. (İbni Ubey) dedi ki: Andolsun eğer Medine’ye dönersek kesinlikle daha aziz olan oradan zelil olanı çıkaracaktır. Zeyd dedi ki: Bunun üzerine ben de Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’e gidip O’na bunu haber verdim. O da Abdullah İbn Ubeyy’e birisini gönderdi ve ona sordu. Olabildiğinde bu işi yapmadığına dair yemin etti ve: Zeyd, Rasulullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e yalan söyledi, dedi. Onların bu söylediklerinden dolayı da içime büyük bir sıkıntı düştü. Sonunda Allah beni tasdik etmek üzere: ’’Münafıklar sana geldiği vakit’’ sonra Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- onlar için istiğfar etmek için onları çağırdı ve onlar da yüzlerini çevirdiler ’’ buyruğunu indirdi.

Açıklama

Zeyd b. Erkam –radıyallahu anh- Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- ve onunla beraber Müminlerin ve münafıkların olduğu bir seferde insanların yanlarında bulunan azığın yetersizliği sebebiyle başlarına açlık ve kıtlık geldiğini zikretti. Münafıkların başı olan- Abdullah İbn Ubey İbn Selül konuştu ve Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanındakilere infak etmeyin ki O’nun etrafından dağılsınlar dedi. Münafikun Suresi: 7. Ayet. Yani nafakadan hiçbir şey vermeyin ki dönsünler ve Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’i terk etsinler. Ve yine şöyle dedi: (Andolsun eğer Medine’ye dönersek kesinlikle daha aziz olan oradan zelil olanı çıkaracaktır) Münafikun Suresi 8. Ayet. Aziz olan ile kendini ve kavmini, zelil olan ile Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’i kast etti. Ve bu sözü Zeyd b. Erkam –radıyallahu anh- duydu. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına gelerek Abdullah İbn Ubey İbn Selül’un şöyle şöyle dediğini ona haber verdi ve ona karşı kendisini uyardı. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- ona birini gönderdi, o da öyle söylemediğine yemin etti ve çok kuvvetli bir şekilde yemin etti. Bu münafıkların genel bir halidir. Bildikleri halde yalan yere yemin ederler. Burada öyle demediğine dair yemin etmiştir. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- onların zahiren dediklerini kabul eder, gizlediklerini Allah’a bırakırdı. Bu iş Zeyd b. Erkam’a ulaşınca kendisine çok zor geldi. Çünkü adam Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanında yemin etti. Dediler ki Zeyd b. Erkam Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e yalan söyledi. Yani Zeyd b. Erkam Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e yalan haber verdi. Bu da Zeyd b. Erkam’ın üzerine ağır bir yük oldu. Allah onun doğru söylediğini şu ayet ile tasdik etti: "Münafıklar sana geldiği vakit" Münafıkun Suresi. Sonra da Nebi-sallallahu aleyhi ve sellem- onlardan sadır olan kötü söz sebebiyle onlara istiğfar etmek için başlarında Abdullah İbn Ubey olan münafıkları çağırdı. Allah katında onlara istiğfar ediyor olması sebebiyle de Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’e karşı kibirli ve küçük gören bir davranışta bulunarak yüz çevirdiler.

Açıklama: العربية

يذكر زيد بن الأرْقَم رضي الله عنه أنه كان مع النبي صلى الله عليه وسلم في سفر وكان معه المؤمنون والمنافقون فأصاب الناس ضِيق وشدة لقلة ما عندهم من الزاد، فتكلم عبد الله بن أُبي بن سَلول -رأس الكفر والنفاق-، فقال: (لاَ تُنْفِقُوا على مَنْ عند رسول الله حتى يَنْفَضُّوا) [المنافقون: 7] يعني: لا تعطوهم شيئاً من النفقة، حتى يجوعوا ويتفرقوا ويتركوا النبي صلى الله عليه وسلم . وقال أيضًا : (لَئِنْ رجعنا إلى المدينة لَيُخْرِجَنَّ الأَعَزُّ منها الأَذَلَّ) [المنافقون: 8] ويعني بالأعَزِّ نفسه وقومه، وبالأذَلِّ رسول الله صلى الله عليه وسلم فسمع ذلك زيد بن الأرْقَم رضي الله عنه فأتى إلى النبي صلى الله عليه وسلم فأخبره؛ بأن عبد الله بن أبي بن سلول يقول كذا وكذا، يحذره منه، فأرسل إليه النبي صلى الله عليه وسلم ، فحلف واشتد في الحلف أنه لم يَقْل ذلك، وهذا هو دأب المنافقين، يحلفون على الكذب وهم يعلمون فأقسم أنه ما قال ذلك، وكان النبي صلى الله عليه وسلم يَقبل علانيتهم ويترك سريرتهم إلى الله، فلما بَلَغ ذلك زيد بن الأرْقَم اشتد عليه الأمر؛ لأن الرجل حَلَف وأقسم عند الرسول الله صلى الله عليه وسلم واجتهد يمينه في ذلك ، فقالوا: كَذَب زيد بن الأرْقَم رسول الله صلى الله عليه وسلم يعني أخبر زيدٌ بن الأرقَم رسول الله صلى الله عليه وسلم بخبر كَذَب، فاشتد ذلك على زيد بن الأرْقَم حتى أنزل الله تصديق وبينه بقوله : "إذا جاءك المنافقون" أي: سورة المنافقين ثم دعا النبي صلى الله عليه وسلم : المنافقين وعلى رأسهم عبد الله بن أبي؛ ليستغفر لهم عمَّا صدر منهم من فُحش القول، فاعرضوا عن ذلك استكبارا، واحتقارا للنبي صلى الله عليه وسلم ، في كونه يَسْتَغِفر لهم عند الله تعالى .

  • تحمل النبي -صلى الله عليه وسلم- وأصحابه -رضي الله عنهم- ما يلاقونه من ضنك العيش في سبيل الله -تعالى-.
  • عدم الاغترار بمن خرج للقتال في سبيل الله تعالى، فقد كان المنافقون يخرجون مع النبي -صلى الله وعليه وسلم- وهم في الدرك الأسفل من النار.
  • جواز إفشاء أسرار المنافقين، والخائنين، ولا يعتبر ذلك من الغِيبَة.
  • في الحديث: إحدى وسائل أهل النفاق في محاربة الدِّين وأهله [لا تنفقوا..] لأجل تفريقهم بعد اجتماعهم على النبي -صلى الله عليه وسلم-.
  • من صدق مع الله لم يَكِله إلى نفسه، بل قَوَّاه وبَرَّأه وجعل له شأنا.
  • فيه إقرار أهل الكفر والنفاق برسالة النبي -صلى الله عليه وسلم- ولولا إقرارهم لقالوا: (لا تنفقوا على من عند محمد).
  • فيه فضيلة زيد بن أرْقَم -رضي الله عنه- وأن الله تعالى صَدَّقه من فوق سبع سماوات.
  • في الحديث التثبت من الأخبار ولو كان ناقل الخبر من العدول.
  • رحمة النبي -صلى الله عليه وسلم- وشفقته بالمنافقين؛ فقد دعاهم ليستغفر لهم مع ما صدر منهم.
  • فيه حُلم النبي -صلى الله عليه وسلم- وصبره على أهل النفاق.
  • فيه تكذيب الله -تعالى- للمنافقين والرِّد عليهم.
  • فيه كذب المنافقين واتخاذهم آيات الله هزوا، فقد حلفوا أيمانا فاجرة، أنهم لم يقولوا، فكذبهم الله تعالى.

Konular

Hata bildir

Daha fazla