Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0
Arapça metin
عن ابن مسعود رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «من أصابته فَاقَة فأنْزَلها بالناس لم تُسَدَّ فَاقَتُهُ، ومن أنْزَلها بالله، فَيُوشِكُ الله له بِرزق عاجل أو آجل».
Çeviri
İbn Mesud -radıyallahu anh-'den merfu olarak rivayet olunan bir hadiste Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kendisine bir fakirlik dokunup bunu insanlara arz ederse, o kimsenin fakirliği ortadan kalkmaz. Kim de ihtiyacını Allah'a arz ederse de Allah'ın ona hemen veya bir müddet sonra bir rızık göndermesi yakındır.»
Açıklama
İbn Mesud -radıyallahu anh- Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle buyurduğunu haber veriyor: "Kendisine bir fakirlik dokunan" Yani çetin bir sıkıntı ve ihtiyaç. Bu kelime daha çok fakirlik ve darlık anlamlarında kullanılır. "Bunu insanlara götürürse"; yani insanlara arz eder, şikayet diliyle ortaya koyar ve onlardan başındaki bu darlığı gidermelerini talep ederse. Böyle davranan kimsenin sonucu ise şöyle olur: "Bu kimsenin fakirliği ortadan kalkmaz." İhtiyaç duyduğu şey gerçekleşmez, darlığı ortadan kalkmaz. Bir sıkıntısı ortadan kalksa bile başına başka bir sıkıntı hemen geliverir. "Bunu Allah'a götüren kimseye"; yani Allah'a güvenip, tevekkül edene "Pek yakında" çok kısa zamanda acil olarak ona zenginlik verir. Yani yeteceği şeyi verir. Bazı yazma nushalarda bi'l-ğinâ lafzı bulunmaktadır. El-Mesabîh adlı eseri şerh eden alimler şöyle demişlerdir. "bi'l-ğinâ lafzı maksur olan kesradır. Manası bolluk olan bu kelime manayı tahrif etmektedir. Çünkü rivayette içinde bulunduğu hale yetecek/kafi olacak bir durum gelir denilmiştir." "Acil ölüm"; bunun manası darda olan bu kimse, zengin bir akrabasının ölümü ile miras alır, şeklinde verilmiştir. Hadisin bu bölümü yüce Allah'ın şu ayetinden alınmış olabilir: "Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder. Onu beklemediği yerden rızıklandırır." (Talâk Suresi, 2-3) "Ya da bir bolluk verir geç olarak." Yani yüce Allah kuluna kendisini zengin kılacak servet bahşeder."
Açıklama: العربية
أخبر ابن مسعود رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: "من أصابته فاقة" أي: حاجة شديدة، وأكثر استعمالها في الفقر وضيق المعيشة. "فأنزلها بالناس" أي: عرضها عليهم، وأظهرها بطريق الشكاية لهم، وطلب إزالة فاقته منهم. فالنتيجة: "لم تسد فاقته" أي: لم تقض حاجته، ولم تزل فاقته، وكلما تسد حاجة أصابته أخرى أشد منها وأما "من أنزلها بالله" بأن اعتمد على مولاه فإنه "يوشك الله" أن يُعجِّل "له برزق عاجل" قريب بأن يعطيه مالا ويجعله غنيا "أو آجل" في الآخرة.
- الحث على سؤال الله -عز وجل-، والالتجاء إليه عند الشدائد وهموم الحاجات، فهو الذي يقضيها.
- الحض على الصبر على العيش الشديد وعدم الشكوى للناس.
- ترغيب الإنسان الذي ينزل به مكروه أن يكل كشفه إلى خالقه -سبحانه وتعالى-.
- تنفير العبد من الاعتماد على غير الله في تحقيق سؤله أو دفع كربه.
- من اعتمد على غير الله ضل، ومن اعتز بغير الله ذل، ومن فوض أمره إلى الله وصل.