Hadis

Ben, Allah’tan başka hak ilah bulunmadığına, Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehadet edip, namazı dosdoğru kılıncaya ve zekâtı hakkıyla verinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisMuttefekun aleyh

Arapça metin

عَنِ ابْنِ عُمَرَ رضي الله عنهما أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «أُمِرْتُ أَنْ أُقَاتِلَ النَّاسَ حَتَّى يَشْهَدُوا أَنْ لاَ إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ، وَيُقِيمُوا الصَّلاَةَ، وَيُؤْتُوا الزَّكَاةَ، فَإِذَا فَعَلُوا ذَلِكَ عَصَمُوا مِنِّي دِمَاءَهُمْ وَأَمْوَالَهُمْ إِلَّا بِحَقِّ الإِسْلاَمِ، وَحِسَابُهُمْ عَلَى اللَّهِ».

Çeviri

İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ben, Allah’tan başka hak ilah bulunmadığına, Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehadet edip, namazı dosdoğru kılıncaya ve zekâtı hakkıyla verinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Bunları yaptıkları takdirde, kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. İslâm’ın gerektirdiği haklar ise bunların dışındadır. Onların gizli hallerinin hesabı Allah’a aittir.»

Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah Teâlâ'nın kendisine tek ve ortağı olmayan Allah'tan başka hak ilah olmadığına ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in risaletine şahitlik edinceye kadar müşriklerle savaşmasını emrettiğini bildirmektedir. Bu şehadete uygun hareket etmek, gündüz ve gece beş vakit namazı kılmak ve farz olan zekâtı hak edenlere vermek ile olur. Eğer bunları yaparlarsa, İslam onların kanlarını ve mallarını korur. İslam hükümlerine göre öldürülmesini hak ettikleri bir suç veya cinayet suçu işlemedikçe onları öldürmek caiz değildir. Sonra kıyamet günü Allah Teâlâ onların sırlarını bildiği için onların hesabını soracaktır.

Faydalar

  • Hükümler sadece zahire göre uygulanır ve gizli olanların hesabını görmeyi Yüce Allah üstlenmiştir.
  • Tevhide davetin önemi vurgulanmıştır. Şüphesiz tevhit, davette ilk başlanılması gereken husustur.
  • Bu hadis, müşriklerin İslam'a girmeye zorlandığı anlamına gelmemektedir. Aksine onlara İslam'a girmek veya vergi ödemek arasında bir seçim hakkı tanındığı anlamına gelmektedir. Bunu kabul etmezler ve eğer İslam'a davete engel olurlarsa, ancak o zaman İslam'ın hükümlerine göre onlarla savaşılabilir.
Açıklama: العربية

يُخْبِرُ النبيُّ صلى الله عليه وسلم أنَّ اللهَ أمرَه بمقاتلة المشركين حتى يشهدوا بأن لا معبود بحق إلا الله وحده لا شريك له، ويشهدوا لمحمد صلى الله عليه وسلم بالرسالة، والعمل بمقتضى هذه الشهادة من المحافظة على الصلوات الخمس في اليوم والليلة، ويعطوا الزكاة المفروضة لمستحقيها. فإذا فعلوا هذه الأمورَ فإنَّ الإسلام يَعْصِمُ دماءَهم وأموالَهم، فلا يَحِلُّ قتلُهم إلا إذا ارتكبوا جريمة أو جناية يستحقون عليها القتل بموجب أحكام الإسلام، ثم يوم القيامة يتولى الله تعالى حسابَهم حيث يعلم سرائرَهم.

  • الأحكام إنما تَجْرِي على الظواهر، والله يتولَّى السرائر.
  • أهمية الدعوة إلى التوحيد وأنه أول ما يُبدأ به في الدعوة.
  • لا يعني هذا الحديث إكراه المشركين على الدخول في الإسلام، بل هم مُخَيَّرون بين الدخول في الإسلام أو دفع الجزية؛ فإنْ أبوا إلا مَنع الدعوة إلى الإسلام، فليس إلا المقاتلة بموجب أحكام الإسلام.

Konular

Hata bildir

Daha fazla