Hadis

Şüphesiz Allah, ümmetim hakkında hatalarını, unutmalarını ve zorla yapmaya mecbur kaldıklarını bağışlamıştır

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Nevevî şöyle demiştir: Hasen bir hadistirHadisi İbn Mâce, Beyhakî ve diğerleri rivayet etmiştir

Arapça metin

عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إنَّ اللَّهَ تَجَاوَزَ لِي عَنْ أُمَّتِي الخَطَأَ وَالنِّسْيَانَ وَمَا اسْتُكْرِهُوا عَلَيْهِ».

Çeviri

İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Şüphesiz Allah, ümmetim hakkında hatalarını, unutmalarını ve zorla yapmaya mecbur kaldıklarını bağışlamıştır.»

Açıklama

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-, Yüce Allah'ın, ümmetini üç durumunda bağışladığını haber vermiştir: Birincisi: Hata, yani kasıt olmaksızın yapılan şeydir.Yani Müslüman bir iş yaparken bir şeyi amaçlar, fakat yaptığı fiil, niyet ettiği şeyden farklı bir sonuç verir. İkincisi: Unutma, yani Müslüman bir şeyi hatırlasa da onu yaparken unutmasıdır; bu durumda da günah yoktur. Üçüncüsü: Zorlama. Kul, istemediği bir şeyi yapmaya zorlanabilir ve bu zorlamayı engellemeye güç yetiremez. Bu durumda kendisine günah veya sorumluluk yüklenmez. Şu da unutulmamalıdır ki, söz konusu olan husus kul ile Rabbi arasındaki haram kılınan fiilleri işleme meselesidir. Farz olanı unutma sebebiyle terk etme durumunda ise sorumluluk düşmez. Yine, yapılan fiilden bir başkasına zarar doğarsa da kul hakkı düşmez. Nitekim bir kimse yanlışlıkla adam öldürse diyet ödemekle yükümlüdür; yahut bir arabanın kazara zararını verse, tazmin etmekle yükümlüdür.

Faydalar

  • Allah -Azze ve Celle-'nin rahmetinin genişliği ve kullarına olan lütfu, bu üç hâl üzere kendilerinden günah meydana geldiğinde onlardan sorumluluğu kaldırmış olmasıdır.
  • Allah'ın, Peygamberi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- ve ümmetinin üzerine olan lütfu ifade edilmiştir.
  • Günahın kaldırılması, hükmün veya tazminin kaldırılması anlamına gelmez. Mesela abdest almayı unutan ve abdestli olduğunu zannederek namaz kılan kimse bu sebeple günaha girmez; fakat ona düşen abdest alıp namazı yeniden kılmaktır.
  • Zorlama sebebiyle günahın düşmesi için bazı şartların bulunması gerekir. Mesela, zorlayan kimsenin tehdidini yerine getirebilecek güçte olması gibi.
Açıklama: العربية

يخبر النبي صلى الله عليه وسلم : أن الله عفا عن أمته في ثلاثة أحوال: الأولى: الخطأ، وهو ما صدر منهم دون تعمد، وهو أن يقصد المسلم بفعله شيئًا، فيصادف فعله غير ما قصده. والثانية: النسيان، وهو أن يكون المسلم متذكرًا لشيء، ولكن ينساه عند الفعل، فلا إثم في ذلك أيضًا. والثالثة: الإكراه ، فقد يُكره العبد على فعل شيء لا يريده مع عدم قدرته على دفع الإكراه، وحينئذٍ لا يقع عليه الإثم أو الحرج. مع ملاحظة أن موضوع الحديث فيما بين العبد وربه في فعل المحظور، فأما ترك المأمور نسيانًا فلا يسقط، وأما لو ترتب على فعله ذلك جناية فلا يسقط حق المخلوق، كما لو قتل خطًأ، فعليه الدية، أو أتلف سيارة خطأ فعليه الضمان.

  • سعة رحمة الله -عزّ وجل- ولطفه بعباده حيث رفع عنهم الإثم إذا صدرت منهم المعصية على هذه الأحوال الثلاثة.
  • فضل الله على النبي محمد صلى الله عليه وسلم وأمته.
  • رفعُ الإثم لا يعني رفع الحكم أو الضمان، فمثلًا من نسي الوضوء، وصلى ظانًّا أنه متطهر، فلا إثم عليه بذلك، ولكن عليه الوضوء وإعادة الصلاة.
  • لا بد في رفع الإثم بالإكراه من توفر الشروط، مثل أن يكون المكِره قادرًا على تنفيذ ما هدد به.

Konular

Hata bildir

Daha fazla