Hadis

«Allah, beni şerefli bir kul kıldı; inatçı bir zorba değil.»

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih Hadisİbn Mâce rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir

Arapça metin

عن عبدِ اللهِ بنِ بُسْرٍ رضي الله عنه قال: كان للنبيِّ صلى الله عليه وسلم قَصْعَةٌ يقالُ لها: الغَرَّاءُ يحملها أَرْبَعَةُ رِجَالٍ؛ فلما أَضْحَوْا وسَجَدُوا الضُّحَى أُتِيَ بتلك القَصْعَةِ -يعني وَقَدْ ثُرِدَ فيها- فالتَفُّوا عليها، فلَمَّا كَثُرُوا جَثَا رسولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم فقال أعرابيٌّ: ما هذه الجِلْسَةُ؟ فقال رسولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم : «إِنَّ اللهَ جَعَلَنِي عَبْدًا كَرِيمًا، ولم يَجْعَلْنِي جَبَّارًا عَنِيدًا»، ثم قال رسولُ اللهِ صلى الله عليه وسلم : «كُلُوا مِنْ حَوَالَيْهَا، ودَعُوا ذِرْوَتَهَا يُبَارَكْ فِيهَا».

Çeviri

Abdullah İbn Büsr –radıyallahu anh-’tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in gara denilen ve dört kişinin taşıyabildiği bir yemek kabı vardı. Bir kuşluk vakti namazı kılındıktan sonra bu yemek kabı, içinde tirit yemeği olduğu halde getirildi. Sahabiler de etrafında toplandılar. Sahabilerin sayısı çoğalınca Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- dizleri üzerine çöküp oturdu. Bunu gören bir bedevi, ‘’Bu nasıl oturuş’’ dedi. Rasulullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle cevap verdi: «Allah, beni şerefli bir kul kıldı; inatçı bir zorba değil.» Ardından da şöyle buyurdu: «Kabın kenarlarından başlayarak yiyin ve ortasını (sona) bırakın ki, yemek bereketlensin.»

Açıklama

Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’in gara isminde dört adamın taşıyabildiği bir yemek kabı vardı. Duha vakti yanına girdiklerinde duha namazını kıldılar. O kap getirildi, ekmeği içine ufaladı. Etrafında halka oldular. Çoğaldıkları zaman halka darlaştı Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- kardeşlerine yer açmak için dizleri üzerine çöktü, ayaklarının üzerine oturdu. Orada hazır bulunan bedevilerden biri şöyle dedi: ‘’Bu nasıl oturuş ey Allah’ın Rasûlü.’’ Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- de tevazusundan şöyle buyurdu: «Allah, beni şerefli bir kul kıldı; inatçı bir zorba değil.» Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- zalim ve kibirli değildi. Sonra da Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: «Kabın kenarlarından başlayarak yiyin ve ortasını (sona) bırakın ki, yemek bereketlensin.» Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- kabın etrafından yemeği emretti. Ortasının bırakılmasını, bunun da yemekteki bereketin sebeplerinden olduğunu açıkladı.

Açıklama: العربية

كان للنبي صلى الله عليه وسلم وعاء يؤكل فيه يقال له الغراء يحملها أربعة رجال، فلما دخلوا في وقت الضحى وصلوا صلاة الضحى جيء بها وفُتَّ الخبز فيها، فاستداروا حولها، فلما كثروا وضاقت بهم الحلقة قعد النبي صلى الله عليه وسلم على ركبتيه جالسا على ظهور قدميه توسعة على إخوانه، فقال أعرابي من الحاضرين: ما هذه الجِلسة يا رسول الله! لما فيها من التواضع، فقال صلى الله عليه وسلم: إن الله جعلني عبدا كريما بالنبوة والعلم، ولم يجعلني جَبَّارًا عنيدًا، فلم يكن صلى الله عليه وسلم متكبرًا ولا جائرًا، ثم قال صلى الله عليه وسلم: كلوا من حواليها ودعوا ذروتها يبارك فيها، فأمر النبي صلى الله عليه وسلم بالأكل من جوانبها وترك أعلاها وبين أن ذلك من أسباب البركة في الطعام.

  • جواز تخصيص قصعة للطعام.
  • جواز إطلاق وصف على القصعة، أو تسميتها بما اشتهرت به.
  • كرم النبي صلى الله عليه وسلم وتواضعه، وعنايته بأصحابه وجلسائه.
  • جواز الجلوس جماعة بعد الفجر لانتظار صلاة الضحى وصلاتها فرادى.
  • خدمة الأصحاب وإعانتهم لأخيهم وحملهم حاجته له.
  • استحباب الاجتماع على الطعام، واستحباب الجلسة المذكورة، وخاصة عند ضيق المجلس، وأنها من شأن الكرام.
  • بيان استحباب مشاركة الكبير والقادة والأمراء وغيرهم لعامة الناس في طعامهم وشرابهم، وعدم تخصيص أنفسهم بشيء زائد عن العامة.
  • التنفير من الكبر والترفع على الآخرين وردّ الحق.
  • البدء بالطعام من جوانب القصعة، والحرص على إبقاء ما فيه من البركة والخير وعدم إزالته.
  • مراقبة أصحاب النبي صلى الله عليه وسلم له، واستفسارهم عما لم يعقلوا أو جهلوا حكمته ليقتدوا به.
  • البركة تكون في الوسط، وهي تؤثر في الطعام كله.
  • تعليم الناس كيفية الأكل.

Konular

Hata bildir

Daha fazla