Hadis

Biz­ler (önceleri) namazda iken konuşurduk. Öyle ki bizden bir adam yanıbaşında namaz kılan arkadaşıyla konuşurdu. Bu hal, "Ve Allah'a, saygı ve korku dolu bir gönül ile el bağlayıp durun!" ayeti ininceye kadar devam etti. Bu ayet inince susmakla emrolunduk, (artık namazda) konuşmaktan men olunduk.

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisMuttefekun Aleyh

Arapça metin

عن زَيْد بن أَرْقَمَ رضي الله عنه قال: «كُنّا نتكلم في الصلاة، يُكَلِّمُ الرجل صاحبه، وهو إلى جنبه في الصلاة، حتى نزلت ((وقوموا لله قانتين))؛ فَأُمِرْنَا بالسكوت ونُهِينَا عن الكلام».

Çeviri

Zeyd b. Erkam -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Biz­ler (önceleri) namazda iken konuşurduk. Öyle ki bizden bir adam yanıbaşında namaz kılan arkadaşıyla konuşurdu. Bu hal, "Ve Allah'a, saygı ve korku dolu bir gönül ile el bağlayıp durun!" ayeti ininceye kadar devam etti. Bu ayet inince susmakla emrolunduk, (artık namazda) konuşmaktan men olunduk.

Açıklama

Namaz; kul ile Rabbi arasında bir bağdır. Namaz kılanın Allah'a münacaattan başka bir şeyle meşgul olması doğru değildir.Zeyd b. Erkam -radıyallahu anh- şöyle haber veriyor: Müslümanlar ilk zamanlarda namaz kılarken ihtiyaçları kadar konuşuyorlardı. Onlardan biri ihtiyaç duyduğu bir hususta yanındaki arkadaşıyla konuşuyordu. Nebi -sallalallahu aleyhi ve sellem- onları duyuyor ve bunu yasaklamıyordu.Namazda insanlar ile konuşmakla meşgul olmak yerine Allah'a münacaat ile meşgul olunması sebebi ile Allah -Tebâreke ve Teâlâ- onlara namazda susmayı emretti, konuşmayı yasakladı ve şu ayeti indirdi: "Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun!" Sahabe -radıyallahu anhum- bu ayetten namazda konuşmanın yasaklandığını anladılar ve buna son verdiler.

Açıklama: العربية

الصلاة صِلة بين العبد وربه؛ فلا ينبغي أن يتشاغل المصلي بغير مناجاة الله ،فيخبر زيد بن أرقم رضي الله عنه أن المسلمين كانوا في بدء أمرهم يتكلمون في الصلاة بقدر حاجتهم إلى الكلام، فقد كان أحدهم يكلم صاحبه بجانبه في حاجته، وكان على مسمع من النبي صلى الله عليه وسلم، ولم ينكر عليهم. ولما كان في الصلاة شغل بمناجاة الله عن الكلام مع المخلوقين، أمرهم الله تبارك وتعالى بالمحافظة على الصلاة وأمرهم بالسكوت ونهاهم عن الكلام، فأنزل الله تعالى: {حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصّلاةِ الوُسطى وَقُومُوا لله قَانِتِينَ}. فعرف الصحابة منها نهيهم عن الكلام في الصلاة فانتهوا، رضي الله عنهم.

  • كان الكلام في الصلاة أول الإسلام مباحًا بقدر الحاجة إليه.
  • الاحتجاج بقول الصحابي في سبب النزول، كما أنه حجة في غيره.
  • تحريم الكلام في الصلاة بعد نزول قوله تعالى: {وَقُومُوا لله قَانِتِينَ}. من العامد، وهو الذي يعلم أنه في صلاة، وأن الكلام فيها محرم.
  • أن الكلام -مع حرمته- مُفْسِد للصلاة؛ لأن النهي يقتضي الفساد.
  • أن القنوت المذكور في هذه الآية، مراد به السكوت، كما فهمه الصحابة، وعملوا بمقتضاه في زمن النبي صلى الله عليه وسلم.
  • أن المعنى الذي حرم من أجله الكلام، هو طلب الإقبال على الله في هذه العبادة، والتلذُذ بمناجاته فَليُحْرَصْ على هذا المعنى السامي.
  • صراحة النَّسْخ في مثل هذا الحديث الذي جمع بين الناسخ والمنسوخ.
  • الحكمة في التشريع حيث كان الكلام مباحًا ثم حرم.

Konular

Hata bildir

Daha fazla