Hadis

Ey Rabbim! Benden daha iyi bildiğin hatalarımı, cahilliğimi ve işimdeki aşırılığımı bağışla! Ey Allah'ım! Bütün bende var olan, bilerek ve bilmeyerek, kasıtlı ve kasıtsız işlediğim günahlarımı bağışla! Ey Allah'ım! Senin benden daha iyi bildiğin yaptıklarımı ve yapacaklarımı, gizlediğimi ve açığa vurduklarımı bağışla! Sen, her şeyi hakkıyla önceden veren ve erteleyensin. Sen, her şeye gücü yetensin

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisMuttefekun aleyh

Arapça metin

عَنِ أَبِي مُوسَى رضي الله عنه، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّهُ كَانَ يَدْعُو بِهَذَا الدُّعَاءِ: «رَبِّ اغْفِرْ لِي خَطِيئَتِي وَجَهْلِي، وَإِسْرَافِي فِي أَمْرِي كُلِّهِ، وَمَا أَنْتَ أَعْلَمُ بِهِ مِنِّي، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي خَطَايَايَ، وَعَمْدِي وَجَهْلِي وَهَزْلِي، وَكُلُّ ذَلِكَ عِنْدِي، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ، وَمَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ، أَنْتَ المُقَدِّمُ وَأَنْتَ المُؤَخِّرُ، وَأَنْتَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ».

Çeviri

Ebû Mûsâ -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şu duayı yapardı: «Ey Rabbim! Benden daha iyi bildiğin hatalarımı, cahilliğimi ve işimdeki aşırılığımı bağışla! Ey Allah'ım! Bütün bende var olan, bilerek ve bilmeyerek, kasıtlı ve kasıtsız işlediğim günahlarımı bağışla! Ey Allah'ım! Senin benden daha iyi bildiğin yaptıklarımı ve yapacaklarımı, gizlediğimi ve açığa vurduklarımı bağışla! Sen, her şeyi hakkıyla önceden veren ve erteleyensin. Sen, her şeye gücü yetensin.»

Açıklama

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- kapsamlı dualarından biri de şudur: Rabbim! Günahımı, işlediğim hatamı ve suçumu; cehaletimi, benden bilgisizlik sebebiyle meydana gelen (hataları) bağışla.” "Ve bütün işlerimde aşırılığımı" ihmalim ve haddi aşmamı bağışla. "Benim bildiğimden daha iyi bildiğin (kusurlarımı)."Ey Allah’ım! Senin bildiğin, benim ise unuttuğum kusurlarımı. "Allah'ım! Hatalarımı ve bilerek işlediğim günahlarımı bağışla'' Benden kasten ve bilerek, günah olduğunu bildiğim hâlde sadır olan (günahlarımı) bağışla. "Ciddiyetle yaptıklarım ve şaka yoluyla yaptıklarım" şaka esnasında benden sadır olanlar ve her iki hâlde de benden meydana gelenleri bağışla. “Ve bunların hepsi bende vardır” Bahsedilen günah ve kusurlar bende toplanmıştır. "Allah'ım! Geçmişte yaptıklarımdan dolayı beni bağışla, gelecekte de "yapacaklarımdan dolayı" beni bağışla. "Ve gizlediğim" ve sakladığım, "Ve açığa vurduğum" ve ortaya çıkardığım günahlarmı bağışla. “Sen öne alansın, Sen geri bırakansın” yarattıklarından dilediğini, razı olduğun şeylere muvaffak kılarak rahmetine öne alırsın; dilediğini de onu yardımsız bırakman sebebiyle bundan geri bırakırsın. Senin geri bıraktığını öne alacak yoktur; Senin öne aldığını da geri bırakacak yoktur. “Ve Sen her şeye gücü yetensin.” Tam bir kudret ve iradeyle dilediğin her şeyi yaparsın.

Faydalar

  • Bu duanın fazileti ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i örnek alarak bu duayı yapmaya özen göstermek ifade edilmiştir.
  • İsraftan sakındırılmış ve israf eden kimsenin cezaya maruz kalma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu ifade edilmiştir.
  • Allah Teâlâ, insanı ondan daha iyi bilir. Bu sebeple insan işini Allah’a havale etmelidir; zira farkında olmadan hata edebilir.
  • İnsan, şakası sebebiyle de ciddiyeti sebebiyle olduğu gibi sorumlu tutulabilir. Bu yüzden insan, şaka yapaken dikkatli olmalıdır.
  • İbn Hacer el-Askalânî şöle demiştir: Bu duanın okunduğu yerin açıkça belirtildiğini, rivayet yollarının hiçbirinde görmedim. Ancak son kısmının büyük bölümü hakkında şu nakil vardır: Onu gece namazında söylerdi. Yine, onu namazın sonunda söylediği de rivayet edilmiştir. Rivayetlerde, bunu selamdan önce mi yoksa sonra mı söylediği konusunda ihtilaf vardır; her iki şekilde de rivayet edilmiştir.
  • Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hata yaptığı için mi bağışlanma dilemiştir? Bu konuda şöyle denilmiştir: Bunu tevazu göstermek ve nefsini küçük görmek için söylemiştir; ya da kemalin kaçırılmasını ve evlâ olanın terk edilmesini günah saymıştır; yahut yanılarak meydana gelen şeyleri kastetmiştir; veya peygamberlikten önce olan şeyleri kastetmiştir. Yine şöyle denilmiştir: İstiğfar bir kulluktur, mağfiret için değil, sırf ibadet olarak yapılması gerekir. Bir görüşe göre de bu, insanlar kendilerini güvende sanıp istiğfarı terk etmesinler diye ümmetine bir uyarı ve eğitim için söylenmiştir.
Açıklama: العربية

كانَ مِن أَدعية النبيِّ صلى الله عليه وسلم الجَامِعة قوله: "رب اغفر لي خطيئتي" وذنبي، "وجهلي" وما وَقَع مِنِّي بدون علم. "وإسرافي في أمري كله" وتقصيري وتَجَاوُزِيْ للحد. "وما أنت أعلم به مني" عَلِمْتَه أنت يا الله ونَسِيْتُه أنا. "اللهم اغفر لي خطاياي وعمدي" وما صَدَر عَن عَمْدٍ مني وعِلْمٍ مني بالذنوب. "وجدي وهزلي" وما صدر عن مُزَاح، وما وَقَع مني في الحالين. "وكل ذلك عندي" حيث جَمَعتْ ما ذُكِرَ من الذنوب والعيوب. "اللهم اغفر لي ما قدمت" فيما مضى، "وما أخرت" فيما سيأتي. "وما أسررت" وأخفيت، "وما أعلنت" وأظهرت. "أنت المقدم وأنت المؤخر" تُقدِّم من تشاء من خلقك إلى رحمتك بتوفيقك لما ترضاه، وأنت تؤخر من تشاء عن ذلك بخذلانك إياه، فلا مُقَدِّمَ لما أخرت، ولا مؤخِّرَ لما قدمت من الأمور. "وأنت على كل شيء قدير" كامل القدرة تام الإرادة، الفعال لكل ما تشاء.

  • فضيلة هذا الدعاء، والحرص عليه اقتداء بالنبي صلى الله عليه وسلم.
  • النهي عن الإسراف وأنَّ المسرف مُعَرَّض للعقوبة.
  • الله تعالى أعلم بالإنسان من نفسه، فعليه أنْ يُفَوِّض أمرَه إلى الله؛ لأنه قد يخطئ وهو لا يدري.
  • الإنسان قد يُؤاخَذ على هَزْلِهِ كما يُؤاخذ على جِدِّه، فيجب على الإنسان أنْ يَحْتَرِس في مُزاحِه.
  • قال ابن حجر العسقلاني: لم أَرَ في شيءٍ من طُرُقه محل الدعاء بذلك، وقد وقع معظم آخره… كان يقوله في صلاة الليل، ووقع أيضًا أنه كان يقوله في آخر الصلاة، واختلفت الرواية هل كان يقوله قبل السلام أو بعده؟ بكلامها وَرَدَ.
  • هل النبيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يخطئ ليستغفر؟ قيل بأنه قاله متواضعًا وهَضْمًا لنفسه، أو عَدَّ فَواتَ الكمال وترك الأولى ذنوبًا، أو أراد ما كان عن سهو، أو ما كان قبل النبوة، وقيل: الاستغفار تَعَبُّدٌ يجب أتيانه، لا للمغفرة، بل تعبدًا، وقيل: ذلك تنبيه وتعليمٌ لأمته؛ كي لا يأمنوا ويتركوا الاستغفار.

Konular

Hata bildir

Daha fazla