Hadis

(Hayırlı amellerde, Allah'a itaatte ve zorluklara sabır göstermekte) kuvvetli Mümin, zayıf Müminden, Allah’a daha hayırlı ve daha sevimlidir. (Her ikisinin de Mümin olması sebebiyle) hepsinde hayır vardır

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisMüslim rivayet etmiştir

Arapça metin

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «الْمُؤْمِنُ الْقَوِيُّ، خَيْرٌ وَأَحَبُّ إِلَى اللهِ مِنَ الْمُؤْمِنِ الضَّعِيفِ، وَفِي كُلٍّ خَيْرٌ، احْرِصْ عَلَى مَا يَنْفَعُكَ، وَاسْتَعِنْ بِاللهِ وَلَا تَعْجَزْ، وَإِنْ أَصَابَكَ شَيْءٌ، فَلَا تَقُلْ لَوْ أَنِّي فَعَلْتُ كَانَ كَذَا وَكَذَا، وَلَكِنْ قُلْ قَدَرُ اللهِ وَمَا شَاءَ فَعَلَ، فَإِنَّ (لَوْ) تَفْتَحُ عَمَلَ الشَّيْطَانِ».

Çeviri

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «(Hayırlı amellerde, Allah'a itaatte ve zorluklara sabır göstermekte) kuvvetli Mümin, zayıf Müminden, Allah’a daha hayırlı ve daha sevimlidir. (Her ikisinin de Mümin olması sebebiyle) hepsinde hayır vardır. Yararına olan şeyde (Allah'a itaatte) hırslı ol. Allah’tan yardım dile, (itaat ve yardım istemekte) aciz olma! (Tembellik gösterme!) Bir musibet başına gelirse: “Eğer şöyle yapsaydım bu başıma gelmezdi!” deme. “Allah takdir etmiştir. Onun dilediği olur!” de! Zira “keşke” kelimesi Şeytan'ın yapacağı işlere kapı açar.»

Açıklama

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- her Müminin hayırlı olduğunu, ancak imanı, azmi, malı ve diğer yönleriyle kuvvetli olan Müminin, Allah -Azze ve Celle- katında zayıf olandan daha hayırlı ve daha sevimli olduğunu bildirmektedir. Daha sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- iman eden kimseye, Allah -Subhânehû ve Teâlâ-'ya güvenerek, O'ndan yardım dileyerek ve O'na tevekkül ederek, dünya ve ahiret işlerinden kendisine fayda sağlayacak vesilelere sarılmasını tavsiye etmiştir. Sonra Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- her iki cihanda faydalı işler yapmak varken acizliği, tembelliği ve gafleti yasaklamıştır. Mümin; Allah'tan yardım isteyerek gayretle çalışır, sebeplere sarılır, Allah'tan iyilik dilerse, bütün işlerini Allah'a havale etmesi ve Allah -Azze ve Celle-'nin seçiminin hayırlı olduğunu bilmesi gerekir. Bundan sonra başına bir musibet gelirse şöyle demesin: “Ben öyle yapsaydım şöyle olurdu”; Kadere itiraz ederek, olup bitenden yakınarak "keşke sözü Şeytan'ın yolunu açar.” Ancak teslimiyet ve memnuniyetle: “Allah takdir etti, dilediğini yaptı” derse, olan biten her şey Allah'ın istediği doğrultusunda olur. Çünkü O, istediğini yapar ve O'nun hükmünü ortadan kaldıracak yoktur. O’nun hükmünü denetleyecek de yoktur.

Faydalar

  • İnsanlar inanç/iman bakımından farklılık gösterirler.
  • İşlerde güçlü kuvvetli olmak övülmüştür. Çünkü zayıflıktan elde edilemeyen faydalar güçlü olmakta elde edilmektedir.
  • Kişi, kendisine fayda sağlayan şeylere yönelmeli, kendisine fayda sağlamayan şeylerden ise vazgeçmelidir.
  • Mümin, her türlü işinde Allah'tan yardım istemeli, kendine güvenmemelidir.
  • Kazayı ve kaderi ispat etmek, sebeplere sarılıp çabalamak ve hayırlara yönelmekle bağdaşmayan bir şey değildir.
  • Felaketler gelip çattığında öfkeyle “keşke” demek yasak olduğu gibi, Allah Teâlâ'nın takdirine ve kaderine itiraz etmek de haramdır.
Açıklama: العربية

يُبَيِّنُ النبيُّ صلى الله عليه وسلم أنَّ المؤمنَ خيرٌ كلُّه، ولكن المؤمن القوي في إيمانِهِ وعزيمتِهِ ومالِهِ وغيرِها مِن أوجه القوة خيرٌ وأحبُّ إلى الله عز وجل من المؤمن الضعيف. ثم أوصى النبيُّ صلى الله عليه وسلم المؤمنَ بالأخذِ بالأسبابِ فيما ينفعه من أمور الدنيا والآخرة، مع الاعتماد على الله سبحانه وتعالى، والاستعانة به، والتوكل عليه. ثم نَهى صلى الله عليه وسلم عن العَجْزِ والكَسَلِ والتَّثَاقُلِ عن فِعْلِ ما ينفع في الدارين. فإذا اجتهد المؤمن في العمل، وأخذ بالأسباب، مستعينًا بالله، وطلب الخير من الله، فلا عليه بعدها إلا أنْ يُفَوِّضَ أمرَه كلَّه لله، وليعلم أنَّ اختيار الله عز وجل هو الخير، فإذا أصابته بعد ذلك مصيبة، فلا يقل: "لو أني فعلتُ كان كذا وكذا"؛ "فإن (لو) تفتح عمل الشيطان" في الاعتراض على القدر، والتَّحَسُّرِ على ما فات، ولكن يقول مستسلمًا وراضيًا: "قَدر الله، وما شاء فعل"، فما وقع إنما هو بمقتضى ما أراده الله، فإنه فعَّالٌ لما يريد، ولا رادّ لقضائه، ولا مُعَقِّب لحُكْمِهِ.

  • تَفاوُت الناس في الإيمان.
  • استحباب القوة في الأعمال؛ لأنه يحصل بها من الفائدةِ ما لا يحصل بالضعف.
  • الإنسانُ ينبغي أنْ يحرصَ على ما ينفعُه، ويترك ما لا ينفعه.
  • يجب على المؤمن أنْ يَطلُبَ معونةَ الله له في كل أموره، ولا يعتمد على نفسه.
  • إثبات القضاء والقدر، وأنه لا ينافي بَذْلَ الأسباب والسعي في طلب الخيرات.
  • النهي عن قول «لو» على وجه التَّسَخُّطِ عند نزول المصائب، وتحريم الاعتراض على القضاء والقدر لله تعالى.

Konular

Hata bildir

Daha fazla