Hadis

Vasiyet edeceği bir şeyi bulunan Müslüman bir kimsenin, vasiyeti yazılı olarak yanında bulunmaksızın üç gece geçirmesi uygun değildir

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisMuttefekun aleyh

Arapça metin

عَنْ ابْنِ عُمَرَ رَضيَ اللهُ عنهُما أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَا حَقُّ امْرِئٍ مُسْلِمٍ لَهُ شَيْءٌ يُوصِي فِيهِ، يَبِيتُ ثَلَاثَ لَيَالٍ، إِلَّا وَوَصِيَّتُهُ عِنْدَهُ مَكْتُوبَةٌ»، قَالَ عَبْدُ اللهِ بْنُ عُمَرَ رضي الله عنهما: «مَا مَرَّتْ عَلَيَّ لَيْلَةٌ مُنْذُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ ذَلِكَ إِلَّا وَعِنْدِي وَصِيَّتِي».

Çeviri

İbni Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle buyurduğunu işitmiştir: «Vasiyet edeceği bir şeyi bulunan Müslüman bir kimsenin, vasiyeti yazılı olarak yanında bulunmaksızın üç gece geçirmesi uygun değildir. Bunun üzerine Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i bunu söylerken işittiğim günden beri, vasiyetim yanımda yazılı olmadan tek bir gece bile geçirmedim.

Açıklama

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- üzerinde kul hakkı veya az da olsa mal gibi vasiyet edecek bir şeyi bulunan hiçbir Müslümanın, vasiyeti yanında yazılı olmaksızın üç gece bile geçirmesinin doğru olmayacağını haber vermiştir. Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma- şöyle demiştir: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bu sözünü işittiğimden beri, vasiyetim yanımda yazılı olmaksızın geçirdiğim tek bir gece bile geçirmedim.

Faydalar

  • Bu hadis, vasiyetin meşru olduğunu ve geciktirilmeden hazırlanmasının teşvik edildiğini göstermektedir. Çünkü bu, vasiyeti açıkça ortaya koymak, şeriat koyucunun (Allah ve Rasulü) bu konudaki emrine uymak, ölüme hazırlıklı olmak ve kişi hayattayken vasiyetini ve onun nereye sarf edileceğini iyice düşünüp belirlemek içindir. Böylece daha sonra kendisini bundan alıkoyacak bir meşguliyet ortaya çıkmadan önce gerekli hazırlığı yapmış olur.
  • Vasiyet, sözlükte ahitte bulunmak, bir işi emanet edip bırakmak anlamına gelir. Terim olarak ise, kişinin vefatından sonra malının bir kısmıyla ilgili tasarrufta bulunması için bir kimseyi görevlendirmesi, yahut küçük çocuklarının gözetim ve idaresini bir kimseye emanet etmesi, ya da ölümünden sonra hükmü devam eden ve tasarruf yetkisine sahip olduğu herhangi bir iş hususunda bir kimseye görev vermesi demektir.
  • Vasiyet üç kısma ayrılır: 1. Müstehap vasiyet: Kişinin malının bir kısmını hayır yollarında ve iyilik işlerinde harcanmak üzere vasiyet etmesidir. Böylece vefatından sonra da bunun sevabı kendisine ulaşmaya devam eder. 2. Farz vasiyet: Kişinin üzerinde bulunan hakları vasiyet etmesidir. Bu haklar, ister Allah Teâlâ'ya ait haklar olsun -ödenmemiş zekât, yerine getirilmemiş kefâret ve benzeri şer'an gerekli yükümlülükler gibi- ister kul hakları olsun -borçlar ve emanetlerin sahiplerine teslim edilmesi gibi- bunların vasiyet edilmesi gerekir. 3. Haram vasiyet: Vasiyetin, malın üçte birini aşacak şekilde yapılması veya bir vârise (mirasçıya) vasiyette bulunulmasıdır.
  • İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'nın fazileti, hayırlı işleri geciktirmeden yerine getirmedeki titizliği ve hikmet sahibi Şâri'in emirlerine hemen uymadaki örnek tavrı görülmektedir.
  • İbn Dakîk el-Îd -rahimehullah- şöyle demiştir: İki veya üç geceye kadar mühlet verilmesi, güçlüğü ve sıkıntıyı ortadan kaldırmak içindir.
  • Önemli hususlar yazılı olarak belgelenmelidir. Çünkü yazı, hakların korunması ve muhafaza edilmesi bakımından daha sağlam ve daha güvenilir bir yoldur.
Açıklama: العربية

أخبر النبي صلى الله عليه وسلم أنه لا ينبغي لمسلم له شيء يوصي فيه من الحقوق أو الأموال ولو كانت قليلة، أن يبيت ثلاث ليال، إلا ووصيته مكتوبة عنده. قال عبد الله بن عمر رضي الله عنهما: لم أبت ليلة منذ سمعته صلى الله عليه وسلم قال ذلك إلا وعندي وصيتي.

  • مشروعية الوصية والمبادرة إليها، بيانًا لها، وامتثالًا لأمر الشارع فيها، واستعدادًا للموت، وتبصُّرًا بها وبمصرفها، قبل أن يشغله عنها شاغل.
  • الوصية: معناها العهد، وهي أن يَعهد الإنسان بعد موته لشخص في تصريف شيء من ماله، أو يَعهد لشخص بالنظر على أولاده الصغار، أو يعهد لشخص في أي شيء من الأعمال التي يملكها بعد موته.
  • الوصية ثلاثة أقسام: 1- مستحب، وهي الوصيَّة بشيء من مالِه يُصرف في سبيل الخير، والإحسان؛ ليصل إليه ثوابه بعد وفاته، 2- وواجب، وهي الوصيَّة بما عليه من حقوق، سواء كانت هذه الحقوق لله تعالى، كزكاة لم يُخرجها، أو كفَّارة، ونحوها مما يجب عليه بأصل الشرع، أو كانت هذه الحقوق للآدميين؛ كالدَّيْن، وأداء الأمانات، 3- ومحرَّمة، إذا زاد في وصيته على الثلث من ماله، أو إذا أوصى لوارث.
  • فضل ابن عمر رضي الله عنهما، ومبادرته إلى فعل الخير، واتباع الشارع الحكيم.
  • قال ابن دقيق العيد: والترخيص في الليلتين والثلاث دفع للحرج والعسر.
  • الأشياء المهمة ينبغي أن تضبط بالكتابة؛ لأنها أثبت وأحفظ للحقوق.

Konular

Hata bildir

Daha fazla