Hadis

Şefaat Hadisi:

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisMüslim rivayet etmiştir

Arapça metin

عن حذيفة بن اليمان وأبي هريرة رضي الله عنهما مرفوعاً: «يجمع الله -تبارك وتعالى- الناس فيقوم المؤمنون حتى تُزْلَفَ لهم الجنة، فيأتون آدم صلوات الله عليه، فيقولون: يا أبانا استفتح لنا الجنة، فيقول: وهل أخرجكم من الجنة إلا خطيئة أبيكم! لست بصاحب ذلك، اذهبوا إلى ابني إبراهيم خليل الله، قال: فيأتون إبراهيم فيقول إبراهيم: لستُ بصاحب ذلك إنما كنت خليلا من وراءِ وراء، اعمدوا إلى موسى الذي كلمه الله تكليما، فيأتون موسى، فيقول: لستُ بصاحب ذلك، اذهبوا إلى عيسى كلمة الله وروحه، فيقول عيسى: لست بصاحب ذلك، فيأتون محمدا صلى الله عليه وسلم فيقوم فيؤذن له، وتُرسَلُ الأمانة والرحم فيقومان جَنْبَتَي الصِّرَاطَ يمينا وشمالا فيَمُرُّ أوَّلُكُم كالبَرْقِ» قلتُ: بأبي وأمي، أي شيء كَمَرِّ البرْقِ؟ قال: «ألم تروا كيف يمر ويرجع في طَرْفِة عَيْنٍ، ثم كَمَرِّ الرِّيح، ثم كَمَرِّ الطَّيْرِ، وشَدِّ الرِّجال تجري بهم أعمالهم، ونبيكم قائم على الصراط، يقول: رب سَلِّمْ سَلِّمْ، حتى تعجز أعمال العباد، حتى يجيء الرجل لا يستطيع السير إلا زَحْفَا، وفي حافتي الصراط كَلالِيبُ مُعَلَّقَةٌ مأمورة بأخذ من أُمِرَتْ به، فَمَخْدُوشٌ نَاجٍ، ومُكَرْدَسٌ في النار». والذي نفس أبي هريرة بيده، إن قَعْرَ جهنم لسبعون خريفا.

Çeviri

Huzeyfe b. Yemân ve Ebû Hureyre -radıyallahu anhuma-’dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Şanı yüce ve üstün olan Allah, insanları bir araya toplar. Müminler ayağa kalkarlar ve cennet kendilerine yaklaştırılır. Âdem -aleyhisselam-’a gelirler ve derler ki: Ey babamız! Bize cennetin açılmasını iste! Âdem der ki: Sizi cennetten çıkaran, babanızın hatasından başka ne ki? Ben bu işin ehli değilim. Siz, Allah’ın halîli (dostu) olan oğlum İbrahim’e gidiniz. Bunun üzerine İbrahim’e giderler. O da: Ben bu işin ehli değilim. Ben (Allah'ın lütfu ihsanı ile) Halil idim. Siz, Allah Teâlâ’nın kendisiyle konuştuğu Mûsâ’ya gidiniz der. Onlar Mûsâ’ya giderler. Mûsâ kendilerine: Ben bu işin ehli değilim. Siz Allah’ın kelimesi ve ruhu olan İsâ’ya gidiniz, der. İsâ’ya geldiklerinde: Ben bu işin ehli değilim, diye karşılık verir. Bunun üzerine onlar, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e giderler. O da hemen ayağa kalkar ve kendisine şefaat için izin verilir. Emanet ve rahim (akrabalık bağı) gönderilir ve bu ikisi sıratın sağ ve solunda dururlar. Sizin ilk kafileniz şimşek gibi geçer. Ben: Annem babam feda olsun, şimşek gibi geçmek nedir? dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Şimşeği görmediniz mi? Göz açıp yumacak kadar bir zamanda geçip gidiverir!» buyurdu. Sonrakiler rüzgâr gibi, kuş gibi, koşucular gibi geçerler. Onları amelleri böyle süratli geçirir. Peygamberiniz sırat üzerinde durup şöyle der: Ey Rabbim! Selâmete çıkar, selâmete çıkar. Neticede, kulların amelleri kendilerini sırattan geçirmede aciz kalır. O kadar ki, yürümeye gücü yetmeyen bir adam sürünerek gelir. Sıratın iki tarafında emrolunduklarını yakalamakla memur asılı çengeller vardır. Bazıları yaralanmış vaziyette kurtulur, bazıları da cehenneme yuvarlanır.» Ebû Hureyre’nin nefsi elinde olan Allah’a yemin ederim ki, cehennemin dibi yetmiş yıllık mesafe kadar derinliktedir.

Açıklama

Allah Teâlâ kıyamet gününde insanların hesabını görmek ve karşılığını vermek için bir araya toplar. Müminler ayağa kalkarlar ve cennet kendilerine yaklaştırılır. Fakat kıyamet gününde mevkıfda (insanların muhakeme olunmak üzere toplanacağı yer) bulundukları müddetçe onlara açılmaz. Âdem -aleyhisselam-’a giderler ve Allah’tan cennetin açılmasını talep etmesini isterler. Âdem -aleyhisselam- onlara ben bu işin ehli değilim diye cevap verir. Bunun sebebi hepsinin cennetten çıkarılmasına sebebiyet veren hatasıdır. Onları İbrahim -aleyhisselam-’a gönderir. Çünkü o, Halilullahtır. el-Hulle sevginin en üst mertebesidir. İbrahim’e giderler ve onlara: Ben bu yüksek derecede değilim, Musa’ya gidin şüphesiz ki Allah Teâlâ arada bir vasıta olmadan onunla konuştu der. İnsanlar Mûsâ’ya giderler ve onlara ben bu işin ehli değilim. Siz İsâ’ya gidin şüphesiz Allah onu kelimesiyle yarattı der. İsâ’ya giderler. O da ben bu işin ehli değilim der. Sonra Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e giderler ve Allah Teâlâ’dan içinde bulundukları durumdan onları kurtarıp cenneti onlara açmasını talep etmesini isterler. Onların bu isteğini kabul eder, (şefaat için) izin ister ve kendisine izin verilir. Emanet ve rahim (akrabalık bağı) gelir ve bu ikisi sıratın sağ ve solunda dururlar. Sırat cehennemin üzerine kurulmuş bir köprüdür. İnsanlar amellerine göre üzerinden geçerler. Dünyada kim salih amel için yarıştıysa sıratın üzerinden hızlıca geçer. Aynı zamanda bunun tam tersi de mümkündür. Bazısı kurtulur ve bazısı da cehenneme düşer. Cehennemin dibine derinliğinden dolayı ancak yetmiş sene sonra ulaşır. Bundan Allah’a sığınırız.

Açıklama: العربية

يجمع الله الناس يوم القيامة للحساب والجزاء فيقوم المؤمنون حتى تُقرب لهم الجنة، ولا تفتح لهم لطول الموقف يوم القيامة، فيذهبون لآدم -عليه السلام- يطلبون منه أن يسأل الله أن يفتح الجنة، لهم فيردهم بأنه ليس أهلا لذلك؛ وذلك بسبب ذنبه الذي كان سببا في خروجهم جميعاً من الجنة، فيرسلهم إلى إبراهيم -عليه السلام-؛ لأنه خليل الله والخلة أعلى مراتب المحبة فيذهبون إلى إبراهيم فيقول لهم: لست بتلك الدرجة الرفيعة اذهبوا لموسى فإن الله سبحانه قد كلمه مباشرة من غير واسطة، فيذهبون لموسى -عليه السلام- فيقول لهم: لست أهلاً لذلك اذهبوا لعيسى فإن الله خلقه بكلمة منه، فيذهبون لعيسى -عليه السلام- فيقول لهم: لست أهلاً لذلك، فيذهبون لنبينا -محمد صلى الله عليه وسلم- فيطلبون منه أن يسأل الله أن يفصل بينهم ويفتح لهم الجنة فيجيبهم ويستأذن فيؤذن له، وتأتي الأمانة والرحم فتقفان على جانبي الصراط، وهو جسر ممدود فوق جهنم ويمر الناس عليه على قدر أعمالهم، فمن كان في الدنيا مسارعا للعمل الصالح فهو مسرع على هذا الصراط، وكذلك العكس فمنهم الناجي ومنهم من يسقط في جهنم وإن قعر جهنم لا يصله إلا بعد سبعين سنة، لبعده والعياذ بالله.

  • أصل البشر من آدم -عليه السلام-.
  • تواضع الأنبياء فكل يحيل الأمر إلى الآخر.
  • إخبار عن مصير الناس وأن الله جامعهم إليه يوم القيامة ليحاسبهم.
  • الجنة لا تفتح إلا باستفتاح من نبينا محمد -صلى الله عليه وسلم-.
  • رسول الله -صلى الله عليه وسلم- هو الشافع المشفع يوم القيامة.
  • تعظيم شأن الأمانة والرحم، حيث يقومان على جانبي الصراط.
  • أحوال الناس على الصراط وأنهم ينجون من العذاب بأعمالهم ويدخلون الجنة برحمة الله -سبحانه-.
  • شدة هول جهنم وبعد قعرها وأنها دار الكافرين والمنافقين.

Konular

Hata bildir

Daha fazla