Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0
Arapça metin
عن ابن الدَّيْلَمِي قال: أتيتُ أُبَيَّ بن كعب فقلتُ: في نفْسي شيء من القدر، فحَدِّثْني بشيء لعل الله يُذْهِبَه مِن قلبي. فقال: «لو أنفقتَ مثل أُحُد ذَهَبًا ما قَبِلَه الله منك حتى تؤمن بالقدَر، وتعلمَ أنَّ ما أصابك لم يكن ليُخطِئك، وما أخْطأك لم يكن لِيُصِيبَك، ولو مُتَّ على غير هذا لكنتَ مِن أهل النار». قال: فأتيتُ عبد الله بن مسعود، وحذيفة بن اليمان، وزيد بن ثابت، فكلهم حدَّثني بمثل ذلك عن النبي صلى الله عليه وسلم .
Çeviri
İbnü'd-Deylemî'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Ubey b. Kâ'b'ın yanına gelip dedim ki: 'İçimde kader hakkında bir şeyler vardır. Bana bu hususta bîr şeyler anlat ki belki Allah, bu vesveseleri benden giderir.' Dedi ki: 'Eğer Allah yolunda Uhud dağı kadar altın infak etsen, kadere iman etmedikçe Allah bunu senden kabul etmez. Bil ki; başına gelmesi takdir olunanın mutlaka gelecektir, gelmemesi takdir olunmayan da mutlaka gelmiyecektir. Bu itikadın dışında bir itikat üzere ölürsen ateşe girersin! Sonra İbnü'd-Deylemî şöyle demiştir: Abdullah b. Mes'ûd'a, Huzeyfe b. Yemân'a ve Zeyd b. Sâbit'e geldim. Hepsi Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'den aynısını rivayet etti."
Açıklama
Abdullah b. Feyrûz ed-Deylemî -rahimehullah- kader konusunda bir sıkıntı hissetmeye başladı. Bu sıkıntının kendisini kaderi inkara götüreceğinden korktu. Bu promlemi sorup çözmek için Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem'in sahabelerinden ilim sahiplerine gitti. Allah Teâlâ'nın: "Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun" ayeti ile amel ederek Mümin kimse kendisine problem olan meseleleri alimlere sorması yakışık alandır. Bu alimlerin hepsi ona kaza ve kadere iman etmenin olmazsa olmaz olduğu hususunda fetva vermişlerdir. Kadere iman etmeyenden sadır olan büyük infak olsa dahi kabul edilmez. Her kimde kadere iman etmeden ölürse cehennem ehlinden olur.
Açıklama: العربية
يُخْبِرُ عبد الله بن فَيْرُوز الدَّيْلَمِي رحمه الله : أنه حدَث في نفسه إشكالٌ في أمر القدر، فخَشِيَ أن يُفْضِيَ به ذلك إلى جُحُوده، فذهب يسأل أهل العلم من صحابة رسول الله صلى الله عليه وسلم ؛ لحَلِّ هذا الإشكال، وهكذا ينبغي للمؤمن أن يسأل العلماء عما أُشْكِلَ عليه، عملًا بقول الله تعالى: {فاسألوا أهل الذكر إن كنتم لا تعلمون}، فأفتاه هؤلاء العلماء كلهم بأنه لا بُدَّ من الإيمان بالقضاء والقدر، وأن إنفاق القدر العظيم لا يقبل من الذي لا يؤمن بالقدر، وأن مَن مات وهو لا يؤمن به كان من أهل النار.
- الوعيد الشديد على من لم يؤمن بالقدر.
- سؤال العلماء عما أشكل من أمور الاعتقاد وغيره.
- أن من وظيفة العلماء كشف الشبهات ونشر العلم بين الناس.
- سَعَة فقه الصحابة وعلمهم -رضي الله عنهم-.
- كفر منكري القدر.
- الأعمال بخواتيمها.