Hadis

Şöyle şöyle diyen kimselere de ne oluyor? Oysa ben namaz da kılıyorum, uyku da uyuyorum. Bazen oruç tutuyor, bazen de tutmuyorum. Kadınlarla da evleniyorum. Bu yüzden kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisMuttefekun aleyh

Arapça metin

عَنْ أَنَسٍ رضي الله عنه: أَنَّ نَفَرًا مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ سَأَلُوا أَزْوَاجَ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَنْ عَمَلِهِ فِي السِّرِّ؟ فَقَالَ بَعْضُهُمْ: لَا أَتَزَوَّجُ النِّسَاءَ، وَقَالَ بَعْضُهُمْ: لَا آكُلُ اللَّحْمَ، وَقَالَ بَعْضُهُمْ: لَا أَنَامُ عَلَى فِرَاشٍ، فَحَمِدَ اللهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ، فَقَالَ: «مَا بَالُ أَقْوَامٍ قَالُوا كَذَا وَكَذَا؟ لَكِنِّي أُصَلِّي وَأَنَامُ، وَأَصُومُ وَأُفْطِرُ، وَأَتَزَوَّجُ النِّسَاءَ، فَمَنْ رَغِبَ عَنْ سُنَّتِي فَلَيْسَ مِنِّي».

Çeviri

Enes -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sahabelerinden bir grup, Peygamber Efendimiz'in eşlerine, onun gizli yaptığı nafile amellerini sordular. Sonrasında ise onlardan biri, "Ben artık kadınlarla evlenmeyeceğim" dedi. Bir diğeri de, "Ben de artık et yemeyeceğim" dedi. Bir diğeri ise "Ben de artık yatakta uyumayacağım" dedi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah'a hamt ve sena ettikten sonra şöyle buyurdu: «Şöyle şöyle diyen kimselere de ne oluyor? Oysa ben namaz da kılıyorum, uyku da uyuyorum. Bazen oruç tutuyor, bazen de tutmuyorum. Kadınlarla da evleniyorum. Bu yüzden kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.»

Açıklama

Sahabeden bir grup, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- hanımlarının evlerine gelip, insanların görmediği hâllerde yaptığı ibadetleri sordular. Kendilerine bu durum haber verilince, bunu sanki az bularak (azımsayarak) şöyle dediler: Biz nerede, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- nerede! Onun geçmiş ve gelecek günahları bağışlanmıştır. Oysa kendisi için bağışlanmanın gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmeyen kimse böyle değildir. Bu sebeple, belki bağışlanmaya erişir ümidiyle ibadette daha fazla gayret göstermeye ihtiyaç duyar. Sonra onlardan biri, "Ben artık kadınlarla evlenmeyeceğim" dedi. Bir diğeri de, "Ben de artık et yemeyeceğim" dedi. Bir diğeri ise "Ben de artık yatakta uyumayacağım" dedi. Bu haber Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ulaşınca öfkelendi. Halka seslenerek Allah'a hamt ve sena ettikten sonra şöyle buyurdu: Bazı kimselere ne oluyor da şöyle şöyle sözler söylüyorlar?! Allah’a yemin olsun ki, ben sizin Allah’tan en çok korkanınız ve O’na karşı en takvâlı olanınızım. Fakat ben gece uyurum ki ibadete güç bulayım; bazen oruç tutmam ki oruç tutmaya kuvvet kazanayım; kadınlarla da evlenirim. Kim benim yolumdan yüz çevirir, kemâli onun dışında görür ve benim yolumdan başka bir yolu benimserse, o benden değildir.

Faydalar

  • Hadiste, sahabenin -radıyallahu anhum- hayrı sevdiği, hayra düşkün olduğu ve Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i örnek aldığı beyan edilmiştir.
  • Peygamberimizin -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yaşayışına ve sünnetine bakıldığında, bu şeriatın hoşgörü ve kolaylık esasına dayandığı görülür.
  • Hayır ve bereket, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'i örnek almakta ve onun güzel sünnetine uymaktadır.
  • Kişinin ibadetlerde kendisine gücünün yetmeyeceği yükler yüklemesi kesinlikle sakıncalıdır; zira bu durum, dinde aşırılığa kaçanların (bidat ehlinin) bir tavrıdır.
  • İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: İbadette aşırı zorluğu tercih etmek, sonunda usanç ve bıkkınlığa yol açar; bu da ibadetin aslını terk etmeye kadar götürebilir. Buna karşılık, sadece farzlarla yetinip nafile ibadetleri tamamen bırakmak ise tembelliği tercih etmeye ve ibadete karşı isteksizliğe sürükler. İşlerin en hayırlısı ise orta yoldur.
  • Bu hadiste, büyük ve fazilet sahibi kimselerin hâllerini, onların davranışlarını örnek almak amacıyla araştırmanın meşru olduğuna işaret vardır. Ayrıca, bu bilgiyi erkeklerden öğrenmek mümkün olmazsa, kadınlardan öğrenmenin de caiz olduğu anlaşılmaktadır.
  • Bu hadisten, insanlara nasihat etmenin, dinî meseleleri öğretmenin, sorumluluk sahibi kimselere şer‘î hükümleri açıklamanın ve doğruyu ararken şüpheye düşen müctehidlerin tereddütlerini gidermenin gerekli olduğu anlaşılmaktadır.
  • Aynı şekilde ibadetlerde, farzlara ve nafilelere riayet etmekle birlikte, Müslümanın başkalarının kendi üzerindeki haklarını gözetmesi için ölçülü olması emredilmiştir.
  • Hadis, evliliğin faziletini göstermekte ve evliliğe teşvik etmektedir.
Açıklama: العربية

جَاءَ نَفَرٌ من الصحابة رضي الله عنهم إلى بيوت أزواج النبي صلى الله عليه وسلم، يسألون عن عبادته في السر داخل بيته، فلما أُخبروا كأنهم تَقَالُّوها، فقالوا: وأين نحن من النبي صلى الله عليه وسلم؟ قد غُفر له ما تقدم من ذنبه وما تأخر، بخلاف مَن لم يعلم بحصول المغفرة له فيحتاج إلى المبالغة في العبادة عسى أن يَحصُل عليها. ثم قال بعضهم: لا أتزوج النساء. وقال بعضهم: لا آكل اللحم. وقال بعضهم: لا أنام على فراش. فبلغ ذلك النبيَّ صلى الله عليه وسلم، فغضب، وخطب الناس، فحمد الله وأثنى عليه وقال: ما شَأْنُ أقوامٍ قالوا كذا وكذا؟! والله إني لأخشاكم لله وأتقاكم له، لكني أنام لأتقوى على القيام، وأفطر لأتقوَّى على الصوم، وأتزوج النساء، فمن أعرض عن طريقتي ورأى الكمال في غيرها، وأخذ بطريقة غيري فليس مني.

  • حب الصحابة رضي الله عنهم للخير، ورغبتهم فيه وفى الاقتداء بنبيهم صلى الله عليه وسلم.
  • سماحة هذه الشريعة ويسرها، أخذًا من عمل نبيها صلى الله عليه وسلم وهديه.
  • الخير والبركة في الاقتداء بالنبي صلى الله عليه وسلم، واتباع أحواله الشريفة.
  • الزَّجْر عن التشديد على النفس في العبادات بما لا تطيق، وأن هذا من حال المبتدعين.
  • قال ابن حجر: الأخذ بالتشديد في العبادة يُفضي إلى المَلَل القاطِع لأصلها، وملازمة الاقتصار على الفرائض مثلًا، وترك التنفُّل يفضي إلى إيثار البطالة، وعدم النشاط إلى العبادة، وخير الأمور الوسط.
  • فيه تتبُّع أحوال الأكابر للتأسِّي بأفعالهم، وأنه إذا تعذَّرت معرفته من الرجال جاز استكشافه من النساء.
  • فيه الوعظ وإلقاء مسائل العلم وبيان الأحكام للمكلَّفين، وإزالة الشبهة عن المجتهدين.
  • الأمر بالترفُّق في العبادة، مع المحافظة عليها وعلى الفرائض والنوافل؛ ليراعي المسلم حقوق غيره عليه.
  • في الحديث دلالة على فضل النكاح والترغيب فيه.

Konular

Hata bildir

Daha fazla