Hadis

Adak adamanın kefareti, yeminin kefaretiyle aynıdır

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisMüslim rivayet etmiştir

Arapça metin

عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ رَضيَ اللهُ عنه عَنْ رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «كَفَّارَةُ النَّذْرِ كَفَّارَةُ اليَمِينِ».

Çeviri

Ukbe b. Âmir -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Adak adamanın kefareti, yeminin kefaretiyle aynıdır.»

Açıklama

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ne kastedildiği belirtilmeyen ve adı konulmayan mutlak adağın (nezir) kefaretinin, yemin kefareti olduğunu açıklamıştır.

Faydalar

  • Adak: Dini terim olarak; yükümlülük sahibi ve kendi iradesiyle hareket eden bir kimsenin, Allah Teâlâ için kendi kendisine bir şeyi yükümlü kılmasıdır.
  • Yemin kefareti: On fakiri doyurmak veya on fakiri giydirmek yahut bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmaktır. Bunlardan hiçbirine gücü yetmeyen kimse ise üç gün oruç tutar.
  • Kefaretin hikmeti: Müslümanın adağına saygı göstermesi, ondan dönmemesi ve adağı diline dolamamasıdır.
  • Adak türleri: 1. Mutlak Adak: "Şayet hastalığımdan kurtulursam Allah için bir adakta bulunacağım.” demek gibi, herhangi bir belirli adağı niyet etmeksizin böyle söyleyip susmaktır. Hastalıktan kurtulduğunda yemin kefareti ödemesi gerekir. 2. Tartışma ve Öfke Adağı: Bir şeyi yapmaktan sakındırmak veya bir şeyi yapmaya zorlamak amacıyla adağı bir şarta bağlamaktır. Mesela, “Seninle konuşursam bir ay oruç tutmak üzerime borç olsun.” demek gibi. Hükmü, kendisiyle konuştuğunda ya adadığı şeyi yerine getirmesi ya da yemin kefareti ödemesi arasında tercih yapabilmesidir. 3. Mubah Olan Adak: “Allah için şu elbiseyi giymek üzerime borç olsun.” demek gibi. Hükmü, elbiseyi giymek veya yemin kefareti ödemek arasında tercih yapabilmesidir. 4. Mekruh Olan Adak: “Allah için eşimi boşamak üzerime borç olsun.” demek gibi. Hükmü, adağını yerine getirmemesi ve yemin kefareti ödemesinin müstehap olmasıdır. Şayet adağını yerine getirirse kendisine kefaret gerekmez. 5. Masiyet Olan Adak: “Allah için hırsızlık yapmak üzerime borç olsun.” demek gibi. Hükmü, bu adağı yerine getirmek haramdır ve yemin kefareti gerekir. Şayet bunu yaparsa günah işlemiş olur; ancak ayrıca kefaret gerekmez. 6. İtaat Olan Adak: Allah’a yakınlaşma amacıyla “Allah için şu kadar namaz kılmak üzerime borç olsun.” demek gibi. Eğer adağını hastanın iyileşmesi gibi bir şarta bağlarsa, şart gerçekleştiğinde adağını yerine getirmesi gerekir. Adağını herhangi bir şarta bağlamamışsa, mutlak olarak yerine getirmesi gerekir.
Açıklama: العربية

بيَّن النبي صلى الله عليه وسلم أن كفارة النذر المطلق إذا لم يُحدَّد فيما يريد منه ولم يسمِّه: هي كفارة اليمين.

  • النذر: شرعًا: إلزام مكلَّف مختارٍ نفسَهُ شيئًا لله تعالى.
  • كفارة اليمين: إطعام عشرة مساكين أو توفير كسوة لهم من ثياب أو تحرير مملوك من الرق، فإن لم يستطع فصيام ثلاثة أيام.
  • الحكمة من الكفارة أن يحترم المسلم النذر فلا يعود فيه، ولا يكون على لسانه.
  • أنواع النذر: 1. النذر المطلق: كقوله: (لله عليَّ نذرٌ إن شُفيتُ) وَسَكَتَ ولم يَنْوِ نذرًا معيّنًا فعليه كفارة يمين عند حصول الشفاء، 2. نذر لجاجٍ وغَضَبٍ: وهو أن يعلِّق النذر بشرطٍ، يقصد المنع من فعل شيء أو الحمل على فعله كقوله: (إن كلَّمتك فعليَّ صيام شهر)، وحكمه: أن يخيَّر بين فعل ما التزم به، أو يكفر كفارة يمين عند تكليمه، 3. نذر مباحٍ: مثل: (لله عَلَيَّ أن ألبس ثوبي)، وحكمه: يخير بين لبس الثوب، أو كفارة يمين، 4. نذر مكروهٍ: مثل: (لله عَلَيَّ أن أطلق زوجتي)، وحكمه: تسنُّ له كفارة يمين ولا يفعل ما نذر، وإن فعله فلا كفارة عليه، 5. نذر معصيةٍ: مثل: (لله عليَّ أن أسرق) وحكمه: يحرم الوفاء به ويكفر كفارة يمين، وإن فعل أثِمَ ولا كفارة عليه، 6. نذر طاعةٍ: مثل: (لله عليَّ أن أصلي كذا) بقصد التقرب لله، فإن علَّقه بشرطٍ كشفاءِ مريض وجب الوفاء به إن حصل الشرط، وإن لم يُعَلِّقه وجب الوفاء مطلقًا.

Konular

Hata bildir

Daha fazla