Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0
Arapça metin
عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ مَسْعُودٍ رضي الله عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَيْسَ الْمُؤْمِنُ بِالطَّعَّانِ وَلاَ اللَّعَّانِ وَلاَ الفَاحِشِ وَلاَ البَذِيءِ».
Çeviri
Abdullah b. Mes'ûd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Mümin kınayan, lanet eden, kaba ve çirkin sözlü ve edepsiz değildir.»
Açıklama
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- kâmil iman sahibi bir Müminin insanların nesep ve soylarını ayıplayan, çokça sövüp sayan ve lanet eden, hayâsı olmayan kötü fiil ve kötü sözlerde bulunan kimse olmadığını haber vermiştir.
Faydalar
- Şer‘î naslarda imanın nefyedilmesi, ancak haram bir fiilin işlenmesi veya farz bir emrin terk edilmesi sebebiyle olur.
- Uzuvları, özellikle de dili, kötülüklerden korumak ve muhafaza etmek teşvik edilmiştir.
- Es-Sindî şunları söylemiştir: (Aşırı ayıplayan anlamındaki) ta‘ân ve (çokça lanet eden anlamındaki) la‘ân kelimelerinin mübalağa sigasında gelmesi, bunu gerçekten hak eden kimselere karşı seyrek olarak yapmanın, Müminlerin vasıflarıyla nitelenmeye zarar vermeyeceğine delalet eder.
Açıklama: العربية
أَخْبَرَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم أنه ليس مِن شَأنِ المؤمنِ الكامِلِ الإيمانِ أنْ يكونَ عيّابًا للناس في أنسابهم، ولا كثير الشتائم واللعن، ولا الفاحش بالفعل ولا بالقول الذي لا حياء له.
- نفيُ الإيمانِ في النصوص الشرعية لا يكون إلا لِفعل مُحرّم أو ترك واجب.
- الحث على حفظِ الجوارح وصونِها عن المساوئ، خاصة اللسان.
- قال السندي: وفي صيغة المبالغة في (الطعّان، واللعّان) دلالة على أن صدور الطعن واللعن على قِلَّة فيمن يستحق ذلك لا يضر في الاتصاف بصفات أهل الإيمان.