Hadis

Size herhangi bir şeyi yasakladığım zaman ondan kesinlikle sakının, bir şeyi emrettiğimde de onu, gücünüz yettiği ölçüde yerine getirin

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisBuhârî ve Müslim rivayet etmiştir

Arapça metin

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ صَخْرٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: سَمِعْت رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّم يَقُولُ: «مَا نَهَيْتُكُمْ عَنْهُ فَاجْتَنِبُوهُ، وَمَا أَمَرْتُكُمْ بِهِ فَافْعَلُوا مِنْهُ مَا اسْتَطَعْتُمْ، فَإِنَّمَا أَهْلَكَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكُمْ كَثْرَةُ مَسَائِلِهِمْ، وَاخْتِلَافُهُمْ عَلَى أَنْبِيَائِهِمْ».

Çeviri

Ebû Hureyre Abdurrahman b. Sahr -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle buyururken işittim: «Size herhangi bir şeyi yasakladığım zaman ondan kesinlikle sakının, bir şeyi emrettiğimde de onu, gücünüz yettiği ölçüde yerine getirin Sizden önceki ümmetleri çok soru sormaları ve peygamberlerine muhalefet etmeleri helak etti.»

Açıklama

Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-, herhangi bir şeyden sakındırdığında istisnasız o şeyden kaçınmamız gerektiğini, bir şeyi de emrettiğinde onu da güç yetirebildiğimiz ölçüde yerine getirmemiz gerektiğini beyan etmiştir. Sonra da geçmiş bazı ümmetler gibi olmayalım diye bizleri uyarmıştır. Onlar, peygamberlerine çok soru sorar, bununla birlikte onlara muhalefet ederlerdi. Allah -Azze ve Celle- de değişik şekillerde onları helak edip yok etmiştir. Bizler de onlara benzemeyelim ki onların helak olduğu gibi helak olmayalım.

Faydalar

  • Hadis, emredilenleri yapmanın, yasaklananlardan da kaçınmanın farz olduğunu açıklayan bir esastır.
  • Yasak konusunda, ondan herhangi bir şeyin işlenmesine ruhsat verilmemiştir. Emir ise, güç yetirebilme şartına bağlanmıştır; çünkü terk etmek insanın elindedir, fakat emredilen fiili yapmak, o fiili gerçekleştirecek bir kudrete sahip olmayı gerektirir.
  • Çok soru sormak yasaklanmıştır. Âlimler soru sormayı iki kısma ayırmışlardır: Biri; bir kimsenin emrolunduğu üzere din konusunda ihtiyaç duyulan şeyin öğrenme yönüyle olması. Bu amaçla soru sormak yapılması emredilen işlerdendir. Sahabelerin sorduğu da bu türden sorulardır. İkincisi ise; inat ve yapması gerekli olmayan bir şeyi kendi kendine gerekli kılma niyetiyle sorulan sorular olup, bu tür sorular yasaklanmıştır.
  • Bu ümmet, kendisinden önceki ümmetlerde olduğu gibi, peygamberine itaatsizlikten sakındırılmıştır.
  • Yasaklanan şey, azını da çoğunu da kapsar; çünkü ondan sakınmak, ancak azından da çoğundan da sakınmakla mümkün olur. Örneğin; Yüce Allah, bize faizi haram kılmıştır. Bu yasak faizin azını da çoğunu da kapsamaktadır.
  • Harama götüren sebepleri terk etmek gerekir; çünkü bu da kaçınmak anlamına gelmektedir.
  • Bir kimse, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bir emrini duyduğunda, farz mıdır, müstehap mıdır diye sormamalıdır. Aksine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in «O halde gücünüz yettiği kadarını yapın.» sözüne binaen hemen o işi yapmalıdır.
  • Özellikle de bilgisine ulaşılması kolay olmayan —gaybî meseleler, kıyamet gününün halleri gibi— konularda çok fazla soru sormak helak olma sebebidir. Bu konularda çok soru sormayın ki helak olmayasınız ve kendinizi gereksiz derinliklere kaptırmayasınız.
Açıklama: العربية

بين لنا رسول الله صلى الله عليه وسلم أنه إذا نهانا عن شيء وجب علينا اجتنابه بدون استثناء، وإذا أمرنا بشيء فعلينا أن نفعل منه ما نطيق. ثم حذرنا حتى لا نكون كبعض الأمم السابقة حينما أكثروا من الأسئلة على أنبيائهم مع مخالفتهم لهم فعاقبهم الله بأنواع من الهلاك والدمار، فينبغي أن لا نكون مثلهم حتى لا نهلك كما هلكوا.

  • الحديث قاعدة في بيان الواجب في إتيان المأمور واجتناب المحظور.
  • النهي لم يرخص في ارتكاب شيء منه، والأمر قيد بالاستطاعة؛ لأن الترك مقدور والفعل يحتاج إلى قدرة على إيجاد الفعل المأمور به.
  • النهي عن كثرة السؤال، قد قسم العلماء السؤال إلى قسمين: أحدهما: ما كان على وجه التعليم لما يحتاج إليه من أمر الدين، فهذا مأمور به ومن هذا النوع أسئلة الصحابة. والثاني: ما كان على وجه التعنت والتكلف وهذا هو المنهي عنه.
  • تحذير هذه الأمة من مخالفة نبيها، كما وقع في الأمم التي قبلها.
  • المنهي عنه يشمل القليل والكثير؛ لأنه لا يتأتّى اجتنابه إلا باجتناب قليله وكثيره، فمثلًا: نهانا عن الرِّبا فيشمل قليله وكثيره.
  • ترك الأسباب المفضية إلى المحرم؛ لأن ذلك من معنى الاجتناب.
  • لا ينبغي للإنسان إذا سمع أمر الرسول صلى الله عليه وسلم أن يقول: هل هو واجب أم مستحبّ، بل عليه بالمبادرة إلى الفعل؛ لقوله: «فَأْتُوا مِنْهُ مَا استَطَعْتُمْ».
  • كثرة المسائل سبب للهلاك ولا سيّما في الأمور التي لا يمكن الوصول إليها مثل المسائل الغيبية، وكيفية أحوال يوم القيامة، لا تكثر السؤال فيها فتهلك، وتكون متنطّعًا متعمّقًا.

Konular

Hata bildir

Daha fazla