Hadis

Allah, bizden bir söz işitip de başkalarına da bu sözü işittiği gibi aynen aktaran kişinin yüzünü aydınlatsın. Nitekim sözün aktarıldığı kişi, sözü işiten kişiden daha anlayışlı olabilir

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisTirmizî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir

Arapça metin

عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ مَسْعُودٍ رضي الله عنه قَالَ: سَمِعْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «نَضَّرَ اللَّهُ امْرَأً سَمِعَ مِنَّا شَيْئًا فَبَلَّغَهُ كَمَا سَمِعَ، فَرُبَّ مُبَلِّغٍ أَوْعَى مِنْ سَامِعٍ».

Çeviri

Abdullah b. Mes'ûd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle söylediğini işittim: «Allah, bizden bir söz işitip de başkalarına da bu sözü işittiği gibi aynen aktaran kişinin yüzünü aydınlatsın. Nitekim sözün aktarıldığı kişi, sözü işiten kişiden daha anlayışlı olabilir.»

Açıklama

Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, hadislerini işitip de başkalarına nakletmek için ezberleyen kimse için dünyada nur, sevinç ve güzellik, ahirette ise Allah'ın kendisine Cennet nuru, saadeti ve güzelliğini bahşetmesini dilemiştir. Nitekim kendisine hadis nakledilen kimse, nakleden kimseden daha bilgili, daha ferasetli ve hüküm çıkarmaya (istinbata) daha muktedir olabilir. Dolayısıyla birincisi ezberleme ve nakilde, ikincisi ise anlama ve hüküm çıkarnada daha maharetlidir.

Faydalar

  • Peygamber Efendimiz'in sünnetinin muhafaza edilmesi ve bunun insanlara tebliğ edilmesi teşvik edilmiştir.
  • Hadis ehlinin fazileti ve hadis ilmi öğreniminin değeri beyan edilmiştir.
  • Çıkarım ve anlayış ehli olan âlimlerin üstünlüğü ifade edilmiştir.
  • Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hadislerini işitip bize tebliğ eden sahabelerin -Allah onlardan razı olsun- büyük fazileti aktarılmıştır.
  • el-Münavi -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu hadiste, hadis ravisi için fıkıh şartının olmadığı, bilakis onun şartının hadisi ezberleme olduğu, fıkıh sahibi âlimin ise hadisi anlayıp dikkatlice düşünmesi gerektiği açıklanmıştır.
  • İbn Uyeyne -rahimehullah- şöyle demiştir: Hadis ilmi öğrenen her bir kimsenin yüzünde, bu hadisten ötürü bir nur vardır.
  • Hadis âlimlerine göre bir hadisin muhafaza edilmesi iki çeşittir: Kalbin ve aklın ezberlemesi ve bir kitap veya satırda zapt edilmesidir. Hadisteki duanın kapsamına her ikisi de girmektedir.
  • İnsanların anlayış kapasiteleri birbirinden farklıdır. Öyle ki, kendisine [hadis/ilim] ulaştırılan nice kimse, bunu bizzat [ilk elden] işitenden daha anlayışlı olabilir. Yine fıkıh taşıyan nice kimse vardır ki, kendisi fakih (derin bir anlayış ve içtihat sahibi) değildir.
Açıklama: العربية

دَعَا النبيُّ صلى الله عليه وسلم بالنَّضَارة والبَهْجَة والحُسْن في الدنيا، وأنْ يُوصله الله إلى نَضْرَة الجنة ونعيمها ونَضَارتها في الآخرة؛ لمن سمع حديثه فحَفِظَه حتى يُبلِّغَه لغيره، فربما يكون المنقول له الحديث أَوعى وأفقه وأقدر على الاستنباط من ناقِل الحديث، فيكون الأول يُتْقِنُ الحفظ والنقل، ويكون الثاني يتقن الفهم والاستنباط.

  • الحث على حفظ السنة النبوية، وتبليغها للناس.
  • بيان فضل أهل الحديث، وشَرَف طلبه.
  • فضل العلماء، الذين هم أهل الاستنباط والفهم.
  • فضل الصحابة رضوان الله عليهم، فهم من سمعوا حديث رسول الله صلى الله عليه وسلم وبَلَّغوه لنا.
  • قال المناوي: بَيَّنَ به أنَّ راوي الحديث ليس الفقه مِن شَرْطِه، إنما شَرْطُه الحفظ، وعلى الفقيه التَّفَهُّم والتدبُّر.
  • قال ابن عيينة: ما من أحد يطلب الحديث إلا وفي وجهه نَضْرة لهذا الحديث.
  • الحِفْظ عند المُحدِّثين على نوعين: حِفْظ قَلْب وصَدْر، وحِفظ كتاب وسَطْر، وكلاهما يشمله الدعاء في الحديث.
  • فهوم الناس مُتَفَاوِتَة، فرُبّ مبلغ أوعى من سامع، ورب حامل فقه ليس بفقيه.

Konular

Hata bildir

Daha fazla