Hadis

«Kim Allah’a kavuşmak isterse, Allah da ona kavuşmak ister. Kim Allah’a kavuşmak istemezse, Allah da ona kavuşmak istemez.»

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisMüslim rivayet etmiştir

Arapça metin

عن عائشة رضي الله عنها قالت: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : «مَنْ أحَبَّ لِقَاءَ اللهِ أَحَبَّ اللهُ لِقَاءهُ، وَمَنْ كَرِهَ لِقَاءَ اللهِ كَرِهَ اللهُ لِقَاءهُ» فقلتُ: يا رسولَ اللهِ، أكَراهِيَةُ المَوتِ، فَكُلُّنَا نَكْرَهُ المَوتَ؟ قال: «لَيْسَ كَذَلِكَ، ولكِنَّ المُؤْمِنَ إذَا بُشِّرَ بِرَحْمَةِ اللهِ وَرِضْوَانِهِ وَجَنَّتِهِ أَحَبَّ لِقَاءَ اللهِ فَأَحَبَّ اللهُ لِقَاءهُ، وإنَّ الكَافِرَ إذَا بُشِّرَ بِعَذابِ اللهِ وَسَخَطهِ كَرِهَ لِقَاءَ اللهِ وكَرِهَ اللهُ لِقَاءهُ».

Çeviri

Aişe –radıyallahu anha-’dan merfu olarak şöyle rivayet edilmiştir: «Kim Allah’a kavuşmak isterse, Allah da ona kavuşmak ister. Kim Allah’a kavuşmak istemezse, Allah da ona kavuşmak istemez.» buyurdu. Bunun üzerine ben, "Ey Allah’ın Resulü! (Bu isteksizlik) ölümden hoşlanmamak anlamında mıdır? Zira hiçbirimiz ölümden hoşlanmayız.’’dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Hayır, o anlamda değil. Mü’min, Allah’ın rahmeti, rızası ve cenneti ile müjdelendiği zaman Allah’a kavuşmak ister; o zaman Allah da ona kavuşmak ister. Kâfir ise Allah’ın azabı ve gazabı ile müjdelendiği zaman Allah’a kavuşmak istemez. O zaman Allah da ona kavuşmak istemez."

Açıklama

Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem- Kim Allah’a kavuşmak isterse, Allah da ona kavuşmak ister’’ buyurdu. Kim de Allah’a kavuşmak istemezse, o zaman Allah da ona kavuşmak istemez. Bunun üzerine Aişe –radıyallahu anha-: «Ey Allah’ın Rasûlü! (Bu isteksizlik) ölümden hoşlanmamak anlamında mıdır? Zira hiçbirimiz ölümden hoşlanmayız.» dedi. Bunun üzerine Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-: ’Hayır, o anlamda değil diyerek, insan Allah’a kavuşmayı isterse Allah da ona kavuşmayı ister, buyurarak haber verdi. Mümin kimse Allah’ın Müminler için cennette hazırladığı nimetlere ve bol mükâfata iman eder ve onları arzular; bu nedenle de dünya hayatı onun gözünde değersizleşir, dünyaya önem vermez. Çünkü daha iyi bir hayata kavuşacaktır. İşte bu durumda o, Allah’a kavuşmayı ister. Özellikle de ölüm anında Allah’ın rahmeti ve rızası ile müjdelendiği vakit Allah’a kavuşmayı daha çok ister/arzular. İşte o zaman Allah da ona kavuşmayı ister. Kâfire gelince Allah’ın azabı ve gazabı ile müjdelendiği zaman Allah’a kavuşmak istemez; o zaman Allah da ona kavuşmak istemez. Nitekim özet bir şekilde zikredilmiş olan ölüm döşeğinde olan kişiyle ilgili bir hadiste kâfirin, Allah’ın azabı ve gazabı ile müjdelendiği zaman ruhunun bedeninin her köşesine yayılacağı ve bedenden çıkmayı reddedeceği, bu nedenle de onun, ıslak yünün içinden dikenin çıkarılması gibi zorla çekilerek çıkarılacağı bildirilmiştir. Yani kâfir ruhunun çıkmasını istemeyecektir. Çünkü ona kötü şeyler haber verilmiştir. Bu nedenle Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır: «O zalimler, ölümün (boğucu) dalgaları (sekeratı) içinde, melekler de ellerini uzatmış, onlara, "Haydi çıkarın (o tatlı) canlarınızı!" Yani onlar canlarına düşkündür, ölmek istemezler, ancak melekler, "Haydi çıkarın (o tatlı) canlarınızı!" derler. Zira onlara kötü akıbetleri haber verildiği zaman, ruhları cesetlerinin her yanına dağılır ve melekler, dikenli şişin ıslak yünden çekilip çıkarılması gibi ruhu zorla çıkarırlar.

Açıklama: العربية

أن النبي صلى الله عليه وسلم قال: (من أحب لقاء الله أحب الله لقاءه ومن كره لقاء الله كره الله لقاءه) فسألت عائشة رضي الله عنها : هل تعني بذلك كراهية الموت يا رسول الله، فكلنا يكره الموت؟ قال: (ليس كذلك) فأخبر النبي صلى الله عليه وسلم أن الإنسان إذا أحب لقاء الله أحب الله لقاءه، وذلك أن المؤمن يؤمن بما أعد الله للمؤمنين في الجنة من الثواب الجزيل والعطاء العميم الواسع فيحب ذلك وترخص عليه الدنيا ولا يهتم بها؛ لأنه سوف ينتقل إلى خير منها، فحينئذ يحب لقاء الله، ولاسيما عند الموت إذا بُشِّر بالرضوان والرحمة فإنه يحب لقاء الله عز وجل ، ويشتاق إليه، فيحب الله لقاءه، أما الكافر والعياذ بالله فإنه إذا بشر بعذاب الله وسخطه كره لقاء الله فكره الله لقاءه، ولهذا جاء في حديث المحتضر أن نفس الكافر إذا بشرت بالغضب والسخط تفرقت في جسده وأبت أن تخرج، ولهذا تنزع روح الكافر من جسده نزعًا؛ ويُكرَه على أن تخرج روحه؛ وذلك لأنه يبشر والعياذ بالله بالشر، ولهذا قال الله تعالى : (ولو ترى إذ الظالمون في غمرات الموت والملائكة باسطو أيديهم أخرجوا أنفسكم).

  • حب لقاء الله أو كراهية لقائه هي التي تكون عند النزع وخروج الروح في حالة لا تقبل التوبة حيث يبشر كل إنسان بما هو صائر إليه.
  • كل إنسان يرى مقامه في حالة الاحتضار والنزع.
  • حب لقاء الله أو كراهية لقائه لا تعني تمني الموت أو كراهيته.
  • الحث على القيام بالطاعات والدأب عليها والإخلاص فيها، استعدادًا للقاء الله -تعالى-.

Konular

Hata bildir

Daha fazla