Hadis

"Havle Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına geldi ve eşinden şikâyet ediyordu. Söyledikleri bana gizliydi, duyamıyordum."

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih Hadisİbn Mâce rivayet etmiştir - Buhârî rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ahmed rivayet etmiştir

Arapça metin

عن عائشة رضي الله عنها ، أنَّها قالت: «الحمد لله الذي وَسِعَ سمعه الأصوات، لقد جاءت خَوْلةُ إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم تشكو زوجَها، فكان يخفى عليَّ كلامها، فأنزل الله عز وجلَّ: {قد سمع الله قول التي تجادلك في زوجها وتشتكي إلى الله والله يسمع تَحَاوُرَكُما} [المجادلة: 1]» الآية

Çeviri

Aişe –radıyallahu anhâ- şöyle buyurdu: ‘’Bütün sesleri işiten Allah’a hamd olsun, Havle Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına geldi ve eşinden şikâyet ediyordu. Söyledikleri bana gizliydi, duymuyırdum Peşinden Allah -Azze ve Celle- (Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir) ayetini indirdi. (Mücadele Suresi ayet:1)

Açıklama

Havle binti Salebe, Evs b. Samit ile evliydi, Salebe ona dedi ki: Sen bana annemin sırtı gibisin. Yani sen bana haramsın. Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-’e gitti ve bu olayı ona anlattı. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ona (Havle’ye): «Sen ona haramsın» dedi. Aişe –radıyallahu anhâ- onun yakınında olmasına rağmen kısık bir sesle Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e yaşım ilerledikten sonra bana zıhar yaptı dedi. Çocukların durumlarını Allah’a şikâyet ederim, eğer onları kendi yanıma alırsam aç kalırlar, onun yanında bırakırsam zayi olurlar dedi. Bu onun Allah Teâlâ’nın şu sözüyle zikrettiği Rasulullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile olan konuşması/tartışmasıdır. (Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir). Aişe –radıyallahu anhâ- dedi ki: ’’Bütün sesleri işiten Allah’a hamd olsun.’’ Gizli dahi olsa sesleri idrak edip kuşatan ve hiçbir ses ondan geri (bütün sesleri işitir) kalmaz. Havle, Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e geldi, kocasından şikâyet ediyordu ve konuştukları bana gizli kalıyordu. Allah -Azze ve Celle- şu ayeti indirdi: (Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir) ayetini indirdi. (Mücadele Suresi ayet:1.) Yani Havle, Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e kocasından şikâyet etmek için geldiği zaman, onunla kısık sesle konuşuyordu. Aişe –radıyallahu anhâ- ona yakın olmasıyla beraber söylediklerini duyamıyordu. Buna rağmen Allah Teâlâ onu yedi kat semanın üzerinden duydu. Zikredilen ayeti indirdi. Bu da Allah Teâlâ’nın işitme sıfatıyla sıfatlandığının en belirgin delillerindendir. Bu da dinde zorunlu olarak bilinmesi gereken şeylerdendir. Bunu da ancak hidayetten ayrılıp dalalete düşen inkâr eder/kabul etmez. Aişe –radıyallahu anhâ-’nın sözü sahabenin -radıyallahu anhum- ilk olarak zihinlerde yer eden zahiri manaya iman ettiklerine delalet eder. Bu da Allah ve Rasûlünün onlardan ve diğer mükelleflerden istediği anlayıştır. Eğer iman ve itikat ettikleri şey yanlış olsaydı, yaptıklarını ikrar etmezdi ve onlara doğru olanı beyan ederdi. Onlardan hiç birinden bu nasların zahirini te’vil ettikleri ve bunu nakletme gerekçelerinin çokluğuna rağmen, ne sahih ne de zayıf bir yolla haber gelmiştir.

Açıklama: العربية

كانت خولة بنت ثعلبة متزوجة من أوس بن الصامت فقال لها: أنتِ عليَّ كظهر أمي. أي: أنتِ حرام عليَّ، فذهبت إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم وذكرت له قصتها، فقال لها صلى الله عليه وسلم: «قد حرمت عليه»، فجعلت تقول بصوت منخفض يخفى على عائشة مع قربها منها: بعدما كبرت سني ظاهرَ مني؟ إلى الله أشكو حال صبية إن ضممتُهم إليَّ جاعوا، وإن تركتُهم عنده ضاعوا. فهذه مجادلتها لرسول الله صلى الله عليه وسلم التي ذكرها الله تعالى بقوله: {قَدْ سَمِعَ اللَّهُ قَوْلَ الَّتِي تُجَادِلُكَ فِي زَوْجِهَا وَتَشْتَكِي إِلَى اللَّهِ واللهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُما}. فقالت عائشة: «الحمدُ للهِ الذي وَسِعَ سَمْعُه الأصواتَ» أي: استوعبها وأدركها فلا يفوته منها شيء وإن خفي «لقد جاءت خَوْلةُ إلى رسولِ الله صلى الله عليه وسلم تَشْكو زَوْجَها، فكان يخفى عليَّ كلامُها، فأنزل اللهُ عزَّ وجلَّ: {قد سَمِعَ اللهُ قولَ التي تُجَادِلُك في زَوْجِها وتشتكي إلى اللهِ واللهُ يَسْمَعُ تَحَاوُرَكُما} [المجادلة: 1]» الآية» أي: فحينما جاءت خولة تشكو زوجها لرسول الله صلى الله عليه وسلم كانت تكلمه بصوت منخفض لا تسمعه عائشة مع قربها منها، ومع ذلك سمعه الله تعالى من فوق سبع سماوات، وأنزل الآية المذكورة، وهذا من أبلغ الأدلة على اتصاف الله تعالى بالسمع، وهو أمر معلوم بالضرورة من الدين، لا ينكره إلا من ضل عن الهدى. وقول عائشة هذا يدل على أن الصحابة رضي الله عنهم، آمنوا بالنصوص على ظاهرها الذي يتبادر إلى الفهم، وأن هذا هو الذي أراده الله منهم ومن غيرهم من المكلفين ورسوله؛ إذ لو كان هذا الذي آمنوا به واعتقدوه خطأ لم يُقَرُّوا عليه ولبُيِّن لهم الصواب، ولم يأت عن أحد منهم تأويل هذه النصوص عن ظواهرها، لا من طريق صحيح ولا ضعيف، مع توافر الدواعي على نقل ذلك.

  • اتصاف الله تعالى بالسمع الواسع المحيط لا كسمع المخلوق، وهو أمر معلوم بالضرورة من الدين، لا ينكره إلا من ضل عن الهدى.
  • أحاط سمعُ الله بكل الاصوات، لا يخفى عليه منها شيء.
  • إيمان الصحابة رضي الله عنهم بالنصوص على ظاهرها الذي يتبادر إلى الفهم.

Konular

Hata bildir

Daha fazla