Hadis

«Kim cinsel organına dokunursa abdest alsın.»

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih Hadisİbn Mâce rivayet etmiştir - Nesâî rivayet etmiştir - Ebû Dâvûd rivayet etmiştir

Arapça metin

عن عروة قال: دخلت على مروان بن الحكم فذَكَرْنا ما يكون منه الوضوء، فقال مروان: ومن مَسِّ الذَّكَر؟ فقال عروة: ما علمت ذلك، فقال مروان: أخبرتني بُسْرَة بنت صفوان، أنها سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: «مَنْ مَسَّ ذَكَرَه فليتوضأ».

Çeviri

Urve –radıyallahu anh-’tan rivayet edildiğine göre dedi ki: Mervan b. el-Hakem’in yanına girdim. Abdest ne sebebiyle alınır konusunu zikrettik, Mervan dedi ki: Cinsel organa dokunmaktan olur. Urve dedi ki: Ben bunu bilmiyorum. Mervan da dedi ki: Bana Büsre Binti Safvan –radıyallahu anhâ- haber verdi ki o Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’i şöyle buyururken işitti: «Kim cinsel organına dokunursa abdest alsın.»

Açıklama

Hadisin manası: Urve –radıyallahu anh- şöyle haber veriyor: Medine’nin valisi iken Mervan İbn El-Hakem’in yanına girdi. "Abdest ne sebebiyle alınır konusunu zikrettik." Yani yapıldığı zaman abdesti bozan şeyleri araştırarak müzakere ettik. Mervan dedi ki: ‘’Cinsel organa dokunmaktan’’ yani erkeklik organına dokunarak abdestin bozulmasıdır. Urve dedi ki: ‘’Ben bunu bilemedim’’, yani delil bilmiyorum. Benim bu konuda Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’den bir bilgim yoktur. Mervan dedi ki: Bana Büsre Binti Safvan –radıyallahu anhâ- Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem-’in «Kim erkeklik organına dokunursa abdest alsın.» buyurduğunu anlattı. Tirmizî’nin rivayetinde «Abdest almadan namaz kılmasın.» Bu rivayet erkeklik organına dokunmanın abdesti bozduğuna delildir. İsteyerek ya da istemeyerek dokunsun ya da şehvetle olsun, şehvetsiz olsun fark etmez bozduğuna delildir. Ancak direk dokunursa yani arada bir şey olmadan bozar. Eğer arada bir şey varsa dokunması hakiki dokunma olmadığından dolayı bir etki etmez (abdesti bozmaz). Çünkü dokunmak bir uzvun başka bir uzva direk dokunmasıdır. Nesâî’nin ve diğerlerinin rivayeti buna delildir: «Eğer sizden biriniz arada herhangi bir engel veya örtü olmadan fercine dokunursa abdest alsın.» Subulû's-Selam (1/97), Fethu Zi'l-Celali ve'l-İkram : (1/260-261), Tevdihu’l-Ahkâm: ( 1/298).

Açıklama: العربية

معنى الحديث: يخبر عروة رحمه الله أنه دخل على مروان بن الحكم وكان أميرا على المدينة في ذلك الوقت "فذَكَرْنا ما يكون منه الوضوء" أي تذاكرنا وبحثنا في نواقض الوضوء والأشياء التي ينتقض بها الوضوء، فقال مروان: "ومِنْ مَسِّ الذَّكَر" يعني: ومما يحصل به نقض الوضوء مَسّ الذَّكَر، فقال عروة: "ما علمت ذلك"، يعني: ما أعلم دليلا، وليس عندي علم في ذلك عن رسول الله صلى الله عليه وسلم ، فقال مروان: حدثتني بُسْرَة بِنْتُ صفوان رضي الله عنها أن النبي - صلى الله عليه وسلم قال: (مَنْ مَسَّ ذَكَرَه فليتوضأ). وفي رواية الترمذي: "فلا يصَلِ حتى يتوضأ" وهذه الرواية نصٌ في أن مَسَّ الذَّكَر ناقضٌ للوضوء سواء كان لشهوة أو لغير شهوة وسواء قصد مسه أو لم يقصد، لكن بشرط أن يحصل المَسُّ مباشرة، أي من غير حائل بينهما، أما إذا كان من وراء حائل فلا يؤثر مَسُّه؛ لعدم وجود حقيقة المسِّ؛ لأن المَسَّ هو مباشرة العضو العضو؛ يدل لذلك ما رواه النسائي وغيره: "إذا أفْضَى أحدكم بيده إلى فَرْجِه وليس بينها سِتْر ولا حائل فليتوضأ".

  • فيه أن مَسَّ الذَّكر ينقض الوضوء، سواء كان بشهوة أو بغير شهوة وسواء حصل المَسُّ بقصد أو بغير قصد.
  • فيه حرص عروة ومروان على تحصيل العلم

Konular

Hata bildir

Daha fazla