Hadis

«Size ne oluyor ki, böyle sokaklarda oturuyorsunuz. Buralarda oturmaktan kaçının!»

Kaynak: HadeethEnc.com, Türkçe v1.71.0

Sahih HadisMüslim rivayet etmiştir

Arapça metin

عن أبي طلحة زيد بن سهل رضي الله عنه قال: كُنَّا قعودا بالأفْنِيَةِ نتحدَّث فيها فجاء رسول الله صلى الله عليه وسلم فقام علينا، فقال: «ما لكم ولمجالس الصُّعُدَاتِ؟ اجتنبوا مجالس الصُّعُدَاتِ». فقُلنا: إنما قَعَدْنَا لغير ما بأس، قَعَدْنَا نتذَاكَر، ونتحدث. قال: «إما لا فأدُّوا حقَها: غَضُّ البَصَر، وردُّ السلام، وحُسْن الكلام».

Çeviri

Ebu Talha Zeyd b. Sehl -radıyallahu anh- şöyle dedi: Biz sokak başlarında, evlerin önlerinde oturup konuşurduk. Bir keresinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- geldi, başımızda durdu ve: «Size ne oluyor ki, böyle sokaklarda oturuyorsunuz. Buralarda oturmaktan kaçının!» buyurdu. Biz: Sakıncasız şeyler için oturduk, müzâkerede bulunuyor, konuşuyoruz dedik. «Eğer sokaklarda oturmaktan vazgeçmeyecekseniz, hiç değilse hakkını verin. Buraların hakkı gözü haramdan sakınmak, selâm almak ve güzel şeyler söylemektir.» buyurdu.

Açıklama

Ebu Talha -radıyallahu anh- sokak başlarında, evlerin önlerinde oturup konuştuklarını haber vermiştir. Kendi işleri hakkında sohbet ediyorlardı. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- geldi ve yanlarında durdu. Yani Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- başlarında dikildi. Onlara niçin yol kenarlarında oturduklarını sordu ve onları yolların kenarında oturmaktan yasakladı. “Sakıncasız şeyler için oturduk, müzâkerede bulunuyor, konuşuyoruz, dedik.” Ey Allah’ın Rasûlü burada oturmamız şeri olarak bir sakıncası olmayan, mübah olan bir husus içindir. O da kendimize has meseleleri müzakere etmek ve konuşmak içindir. «Hiç değilse hakkını verin.» Eğer sokaklarda oturmaktan vazgeçmeyecekseniz, hiç değilse hakkını verin. Başka bir rivayette, «Bu meclislerde oturmaktan vazgeçmeyecekseniz yolun hakkını verin.» Bir başka rivayette ise; «Yolun hakkının ne olduğunu sordular. Onlara önüne bakmak, selam almak, güzel söz söylemektir.» dedi. Başka bir rivayette «Önüne bakmak, eziyet vermekten kaçınmak, selamı almak, iyiliği emredip kötülükten de sakındırmaktır.» buyurdu. Sokaklarda oturmaktan vazgeçmeyecekseniz ibaresinin manası üzerinize vacip olan ne ise onu yerine getirin demektir. Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve sellem- onlara sokaklarda oturmanın neden yasak olduğunun sebebini açıklamıştır. İnsan belki genç bayanların olmasından dolayı onlara bakarak fitneye düşmesinden korkulur. İnsan evinde olsa yalnız olur ve kendisi için gerekli olan şeyleri yapar. Allah’ın ve Müslümanların hakkına girmemiş olur. Eğer münker olan bir şey görürse iyiliği emredip kötülükten sakındırması üzerine vaciptir. Eğer bunu terk ederse günaha girmiş olur. Aynı şekilde yanından geçip ona selam veren kimselerin sayısı çok ise onların selamını alma hususunda aciz kalabilir. Selamı almak farzdır ve bundan dolayı günah kazanır. O yüzden kişi, kendisini fitne olacak şeylere sunmaması ve hakkını veremeyeceği hususlardan da uzak durması gerekir.

Açıklama: العربية

يخبر أبو طلحة رضي الله عنه أنهم كانوا قعودًا عند فِنَاءِ دار، وهي الأماكن المتسعة عند البيوت ويتحدثون في أمورهم، "فجاء رسول الله صلى الله عليه وسلم فقام علينا" أي أن النبي صلى الله عليه وسلم أقبل عليهم ووقف عندهم ونهاهم صلى الله عليه وسلم عن الجلوس في الطرقات. قالوا: "إنما قَعَدْنَا لغير ما بأس، قَعَدْنَا نتذَاكَر، ونتحدث" أي أن جلوسنا هنا يا رسول الله لا لأمر فيه بأس شرعًا، بل جلوسنا هنا لأمر مباح وهو أننا نتذاكر ونتحدث فيما بيننا. قال: "إما لا فأدُّوا حقَها" أي فإن أبيتم ترك هذه المجالس، فأدوا حقها وفي الرواية الأخرى: "إن أبيتم إلا المجلس فأعطوا الطريق حقه"، وفي الرواية الأخرى: "سألوه وما حقُّ الطريق" فقال لهم: "غَضُّ البَصَر، وردُّ السلام، وحُسْن الكلام"، وفي الرواية الأخرى: "غضُّ البصر وكفُّ الأذى وردُّ السلام والأمر بالمعروف والنهي عن المنكر" والمعنى إن أبيتم إلا الجلوس في الطرقات، فإن الواجب عليكم أن تُؤَدُّوا ما هو واجب عليكم، فبين لهم صلى الله عليه وسلم سبب النهي عن الجلوس في الطرقات وذلك أن الإنسان قد يتعرض للفتن بحضور النساء الشواب، وخوف ما يلحق من ذلك من النظر إليهن والفتنة بسببهن، ومن التعرض لحقوق الله وللمسلمين بما لا يلزم الإنسان إذا كان في بيته وحيث ينفرد أو يشتغل بما يلزمه، ومن رؤية المنكر، فيجب عليه في هذه الحال أن يأمر بالمعروف وينهى عن المنكر، فإن ترك ذلك فقد تعرض لمعصية الله. وكذلك هو يتعرض لمن يَمُر عليه ويسلِّم، وربما كثر ذلك عليه فيعجز عن ردِّ السلام على كل مَار، ورَدُّه فرض، فيأثم والمرء مأمور ألا يتعرض للفتن، ولا يلزم نفسه ما لعله لا يقوم بحقه فيه.

  • إباحة الجلوس في حافات الطرق، بشرط أداء حق الطريق والتأدب بالآداب الإسلامية، وهي: غضُّ البصر، ردُّ السلام، كفُّ الأذى، والأمر بالمعروف والنهي عن المنكر.
  • النهي عن إتيان الأماكن التي يتعرض فيها للفتن.
  • النهي عن تضييق الطريق على المسلمين.

Konular

Hata bildir

Daha fazla