الدّخان
Duhan Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Sureye giriş: Sa’dî tefsiri (Türkçe)
44- DUHÂN SÛRESİ
(Mekke’de inmiştir. 59 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 1
حمٓ
Hâ, Mîm.[1]
Dipnotlar
[1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.
Ayet işlemleri
- 2
وَٱلْكِتَـٰبِ ٱلْمُبِينِ
Apaçık kitaba andolsun ki.
Ayet işlemleri
- 3
إِنَّآ أَنزَلْنَـٰهُ فِى لَيْلَةٍ مُّبَـٰرَكَةٍ ۚ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ
Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Biz, uyaranlarız.
Ayet işlemleri
- 4
فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ
O gecede hikmetli her bir iş tarafımızdan bir emir ile ayrılır.
Ayet işlemleri
- 5
أَمْرًا مِّنْ عِندِنَآ ۚ إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ
Tarafımızdan bir emir olarak. Doğrusu biz, (rasûller) gönderenleriz.
Ayet işlemleri
- 6
رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ
Rabbinden bir rahmet olarak. Şüphesiz O; her şeyi işitendir, bilendir.
Ayet işlemleri
- 7
رَبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ ۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ
Göklerin, yerin ve arasındakilerin Rabbidir. Eğer gerçekten bilenler iseniz.
Ayet işlemleri
- 8
لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ ۖ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ
O’ndan başka (hak) ilah yoktur. Diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz, sizden önceki atalarınızın da Rabbidir.
Ayet işlemleri
- 9
بَلْ هُمْ فِى شَكٍّ يَلْعَبُونَ
Fakat, onlar şüphe içinde oynayıp eğlenirler.
Ayet işlemleri
- 10
فَٱرْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِى ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٍ مُّبِينٍ
Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözle!
Ayet işlemleri
- 11
يَغْشَى ٱلنَّاسَ ۖ هَـٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٌ
O insanları bürür. Bu, acı bir azaptır.
Ayet işlemleri
- 12
رَّبَّنَا ٱكْشِفْ عَنَّا ٱلْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ
"Rabbimiz! Azabı bizden kaldır. Doğrusu biz iman eden kimseleriz. (derler)"
Ayet işlemleri
- 13
أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكْرَىٰ وَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌ مُّبِينٌ
Nerede onlarda öğüt almak? Hâlbuki kendilerine apaçık bir rasûl gelmişti.
Ayet işlemleri
- 14
ثُمَّ تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ مُعَلَّمٌ مَّجْنُونٌ
Sonra ondan yüz çevirmişler ve: "Öğretilmiş bir mecnun/deli." demişlerdi.
Ayet işlemleri
- 15
إِنَّا كَاشِفُوا۟ ٱلْعَذَابِ قَلِيلًا ۚ إِنَّكُمْ عَآئِدُونَ
Biz, bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski hâlinize döneceksiniz.
Ayet işlemleri
- 16
يَوْمَ نَبْطِشُ ٱلْبَطْشَةَ ٱلْكُبْرَىٰٓ إِنَّا مُنتَقِمُونَ
Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette intikam alacağız.
Ayet işlemleri
- 17
۞ وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَآءَهُمْ رَسُولٌ كَرِيمٌ
Onlardan önce Firavun kavmini de imtihan etmiştik. Onlara şerefli bir elçi gelmişti.
Ayet işlemleri
- 18
أَنْ أَدُّوٓا۟ إِلَىَّ عِبَادَ ٱللَّهِ ۖ إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ
"Allah’ın kullarını (İsrailoğulları'nı) bana verin/teslim edin. Ben güvenilir bir peygamberim." demişti.
Ayet işlemleri
- 19
وَأَن لَّا تَعْلُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ ۖ إِنِّىٓ ءَاتِيكُم بِسُلْطَـٰنٍ مُّبِينٍ
Allah’a karşı üstünlük taslamayın. Ben size apaçık bir delil getiriyorum.
Ayet işlemleri
- 20
وَإِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ
Ve ben, beni taşlamanızdan sizin de Rabbiniz olan Rabbime sığındım.
Ayet işlemleri
- 21
وَإِن لَّمْ تُؤْمِنُوا۟ لِى فَٱعْتَزِلُونِ
Eğer bana iman etmediyseniz, benden uzak durun.
Ayet işlemleri
- 22
فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌ مُّجْرِمُونَ
Mûsâ: "Bunlar, günahkâr bir toplumdur." diyerek Rabbine dua etmişti.
Ayet işlemleri
- 23
فَأَسْرِ بِعِبَادِى لَيْلًا إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ
Kullarımı geceleyin yola çıkar, siz takip olunacaksınız.
Ayet işlemleri
- 24
وَٱتْرُكِ ٱلْبَحْرَ رَهْوًا ۖ إِنَّهُمْ جُندٌ مُّغْرَقُونَ
Denizi sakın olarak bırak! Şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.
Ayet işlemleri
- 25
كَمْ تَرَكُوا۟ مِن جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ
Onlar, nice bahçeleri ve pınarları terk ettiler.
Ayet işlemleri
- 26
وَزُرُوعٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ
Ekinleri, güzel konakları.
Ayet işlemleri
- 27
وَنَعْمَةٍ كَانُوا۟ فِيهَا فَـٰكِهِينَ
İçinde eğlenip durdukları nimetleri.
Ayet işlemleri
- 28
كَذَٰلِكَ ۖ وَأَوْرَثْنَـٰهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ
İşte böyle! Biz onları başka bir kavme miras verdik.
Ayet işlemleri
- 29
فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ
Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Onlar mühlet verilenler de olmadı.
Ayet işlemleri
- 30
وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مِنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْمُهِينِ
Andolsun ki biz İsrailoğullarını o aşağılayıcı azaptan kurtardık.
Ayet işlemleri
- 31
مِن فِرْعَوْنَ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَالِيًا مِّنَ ٱلْمُسْرِفِينَ
Firavun'dan. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.
Ayet işlemleri
- 32
وَلَقَدِ ٱخْتَرْنَـٰهُمْ عَلَىٰ عِلْمٍ عَلَى ٱلْعَـٰلَمِينَ
Şüphesiz biz onları bir ilim üzere âlemlere karşı üstün kıldık.
Ayet işlemleri
- 33
وَءَاتَيْنَـٰهُم مِّنَ ٱلْـَٔايَـٰتِ مَا فِيهِ بَلَـٰٓؤٌا۟ مُّبِينٌ
Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mûcizeler verdik.
Ayet işlemleri
- 34
إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ لَيَقُولُونَ
Şüphesiz bunlar elbette şöyle diyorlar:
Ayet işlemleri
- 35
إِنْ هِىَ إِلَّا مَوْتَتُنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ
"Bir defa öldükten sonra başka bir şey yoktur. Biz, yeniden diriltilecek de değiliz."
Ayet işlemleri
- 36
فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi atalarımızı getirin.
Ayet işlemleri
- 37
أَهُمْ خَيْرٌ أَمْ قَوْمُ تُبَّعٍ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ أَهْلَكْنَـٰهُمْ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ مُجْرِمِينَ
Onlar mı hayırlı; yoksa Tubba halkı ve onlardan öncekiler mi? Biz, onları helâk ettik. Çünkü onlar suçlu/günahkâr idiler.
Ayet işlemleri
- 38
وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَـٰعِبِينَ
Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.
Ayet işlemleri
- 39
مَا خَلَقْنَـٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
Onları ancak hak ile yarattık. Fakat onların çoğu bilmez.
Ayet işlemleri
- 40
إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَـٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ
Muhakkak ki hüküm/ayırt etme günü onların hepsi için tayin edilmiş bir vakittir.
Ayet işlemleri
- 41
يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًى شَيْـًٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ
O gün, dostun dosta hiçbir şekilde faydası olmaz. Onlara yardım da olunmaz.
Ayet işlemleri
- 42
إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ
Allah’ın rahmet ettikleri müstesnâ. Şüphesiz ki o Azîzdir, Rahîmdir.
Ayet işlemleri
- 43
إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ
Zakkum ağacı.
Ayet işlemleri
- 44
طَعَامُ ٱلْأَثِيمِ
Günahkârın yemeğidir.
Ayet işlemleri
- 45
كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ
Erimiş maden gibidir, karınlarda kaynar.
Ayet işlemleri
- 46
كَغَلْىِ ٱلْحَمِيمِ
Kaynar suyun kaynaması gibi.
Ayet işlemleri
- 47
خُذُوهُ فَٱعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ
"Onu şiddetle tutun, Cehennem'in ortasına atın."
Ayet işlemleri
- 48
ثُمَّ صُبُّوا۟ فَوْقَ رَأْسِهِۦ مِنْ عَذَابِ ٱلْحَمِيمِ
"Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün."
Ayet işlemleri
- 49
ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ
"Tat bakalım! Hani sen güçlü ve şerefliydin."
Ayet işlemleri
- 50
إِنَّ هَـٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمْتَرُونَ
İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.
Ayet işlemleri
- 51
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى مَقَامٍ أَمِينٍ
Takva sahibi olanlar ise, onlar güvenli bir makamdadırlar.
Ayet işlemleri
- 52
فِى جَنَّـٰتٍ وَعُيُونٍ
Cennetlerde ve pınarlardadırlar.
Ayet işlemleri
- 53
يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُّتَقَـٰبِلِينَ
Halis ipek ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı otururlar.
Ayet işlemleri
- 54
كَذَٰلِكَ وَزَوَّجْنَـٰهُم بِحُورٍ عِينٍ
İşte böyle! Onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Ayet işlemleri
- 55
يَدْعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَـٰكِهَةٍ ءَامِنِينَ
Orada güven içinde her meyveyi isterler.
Ayet işlemleri
- 56
لَا يَذُوقُونَ فِيهَا ٱلْمَوْتَ إِلَّا ٱلْمَوْتَةَ ٱلْأُولَىٰ ۖ وَوَقَىٰهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ
İlk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Onlar Cehennem azabından korunmuştur.
Ayet işlemleri
- 57
فَضْلًا مِّن رَّبِّكَ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ
Rabbinden bir lütuf olarak. İşte büyük kurtuluş budur.
Ayet işlemleri
- 58
فَإِنَّمَا يَسَّرْنَـٰهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ
Öğüt alsınlar diye onu senin dilin ile kolaylaştırdık.
Ayet işlemleri
- 59
فَٱرْتَقِبْ إِنَّهُم مُّرْتَقِبُونَ
O halde bekle! Zaten onlar da bekliyorlar.
Ayet işlemleri
Surenin sonucu: Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Duhân Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Yüce Allah’a hamdolsun. Minnet duygularımız yalnız O’nadır.