النجم
Necm Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Sureye giriş: Sa’dî tefsiri (Türkçe)
53- NECM SÛRESİ
(Mekke’de inmiştir. 62 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 1
وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ
Battığı zaman yıldıza andolsun.
Ayet işlemleri
- 2
مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ
Arkadaşınız (doğru yoldan) çıkmadı, sapıtmadı.
Ayet işlemleri
- 3
وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلْهَوَىٰٓ
Kendi hevasından konuşmaz.
Ayet işlemleri
- 4
إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌ يُوحَىٰ
(Size okuduğu) Kur'an, ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.
Ayet işlemleri
- 5
عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلْقُوَىٰ
Bunu, ona çok güçlü biri öğretti.
Ayet işlemleri
- 6
ذُو مِرَّةٍ فَٱسْتَوَىٰ
Güç sahibi ve güzel görünüşlüdür. (Derken en yüksek ufukta) yükseliverdi.
Ayet işlemleri
- 7
وَهُوَ بِٱلْأُفُقِ ٱلْأَعْلَىٰ
O, en yüksek ufukta idi.
Ayet işlemleri
- 8
ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ
Sonra (Muhammed’e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı.
Ayet işlemleri
- 9
فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ
Böylece iki yay (boyu) kadar hatta daha da yaklaştı.
Ayet işlemleri
- 10
فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ
Cebrail, Allah'ın kuluna vahyettiğini vahyetti.
Ayet işlemleri
- 11
مَا كَذَبَ ٱلْفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ
(Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.
Ayet işlemleri
- 12
أَفَتُمَـٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ
(Şimdi siz) gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz?
Ayet işlemleri
- 13
وَلَقَدْ رَءَاهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ
Andolsun ki o, Cebrâîl’i bir başka inişte daha görmüştü.
Ayet işlemleri
- 14
عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ
Sidre-i Müntehâ’nın yanında.
Ayet işlemleri
- 15
عِندَهَا جَنَّةُ ٱلْمَأْوَىٰٓ
Cennetü'l-Me'va da onun yanındadır.
Ayet işlemleri
- 16
إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ
O zaman Sidre’yi kaplayan kaplamıştı.
Ayet işlemleri
- 17
مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ
Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.
Ayet işlemleri
- 18
لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَـٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ
Andolsun ki o Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
Ayet işlemleri
- 19
أَفَرَءَيْتُمُ ٱللَّـٰتَ وَٱلْعُزَّىٰ
Gördünüz mü o Lât ve Uzzâ’yı?
Ayet işlemleri
- 20
وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلْأُخْرَىٰٓ
Ve üçüncüleri olan ötekini, Menât'ı.
Ayet işlemleri
- 21
أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلْأُنثَىٰ
Erkekler sizin; dişiler O’nun mu?
Ayet işlemleri
- 22
تِلْكَ إِذًا قِسْمَةٌ ضِيزَىٰٓ
Öyle ise bu çok insafsızca bir taksimdir.
Ayet işlemleri
- 23
إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَـٰنٍ ۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ ۖ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ
Bunlar (putlar) sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah, onlar hakkında bir delil indirmemiştir. Onlar, ancak zanna ve nefislerinin arzusuna uyuyorlar. Oysa, onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.
Ayet işlemleri
- 24
أَمْ لِلْإِنسَـٰنِ مَا تَمَنَّىٰ
Yoksa insan her arzu ettiği şeye sahip mi olacaktır?
Ayet işlemleri
- 25
فَلِلَّهِ ٱلْـَٔاخِرَةُ وَٱلْأُولَىٰ
Ahiret de dünya da Allah’ındır.
Ayet işlemleri
- 26
۞ وَكَم مِّن مَّلَكٍ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ لَا تُغْنِى شَفَـٰعَتُهُمْ شَيْـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرْضَىٰٓ
Göklerde nice melekler vardır ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimseler için izin vermedikçe onların şefaatı hiçbir fayda vermez.
Ayet işlemleri
- 27
إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ ٱلْأُنثَىٰ
Doğrusu ahirete iman etmeyenler, melekleri dişi isimlerle isimlendirirler.
Ayet işlemleri
- 28
وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنْ عِلْمٍ ۖ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ ۖ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغْنِى مِنَ ٱلْحَقِّ شَيْـًٔا
Hâlbuki onların buna dair bilgileri yoktur. Onlar ancak zanna uyarlar. Zan ise hiç şüphesiz hak adına hiçbir şey ifade etmez.
Ayet işlemleri
- 29
فَأَعْرِضْ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ إِلَّا ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
Bu sebeple sen, zikrimizden/Kur'an'dan yüz çevirenden ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenden uzak dur!
Ayet işlemleri
- 30
ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ ۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ
İşte onların erişebilecekleri ilim budur. Şüphesiz Rabbin, kimin yolundan saptığını en iyi bilendir. Kimin hidayet üzere olduğunu da en iyi bilen O’dur.
Ayet işlemleri
- 31
وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَـٰٓـُٔوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ بِٱلْحُسْنَى
Göklerde olan da yerde olan da Allah’ındır. Kötülük edenleri yaptıkları sebebiyle cezalandıracak, iyilik edenleri de en iyisi ile ödüllendirecektir.
Ayet işlemleri
- 32
ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَـٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ ۚ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ ۚ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌ فِى بُطُونِ أُمَّهَـٰتِكُمْ ۖ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ ۖ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ
Onlar küçük kusurlar dışında günâhların büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar. Şüphesiz Rabbin, mağfireti çok geniş olandır. Sizi topraktan meydana getirdiği zaman da ve siz, annelerinizin karnında cenin halinde iken de sizi en iyi O bilir. Öyleyse kendi kendinizi temize çıkarmayın. Kimin takvalı olduğunu en iyi O bilir.
Ayet işlemleri
- 33
أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى تَوَلَّىٰ
Yüz çeviren kimseyi gördün mü?
Ayet işlemleri
- 34
وَأَعْطَىٰ قَلِيلًا وَأَكْدَىٰٓ
Ve az bir şey verip sımsıkı tutanı.
Ayet işlemleri
- 35
أَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْغَيْبِ فَهُوَ يَرَىٰٓ
Gaybın ilmi onun yanında da, o mu görüyor?
Ayet işlemleri
- 36
أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِى صُحُفِ مُوسَىٰ
Yoksa ona Mûsâ'nın sahifelerinde olan haber verilmedi mi?
Ayet işlemleri
- 37
وَإِبْرَٰهِيمَ ٱلَّذِى وَفَّىٰٓ
Ve ahdine vefa gösteren İbrahim'in (sahifelerinde)
Ayet işlemleri
- 38
أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ
Gerçekten hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez.
Ayet işlemleri
- 39
وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَـٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ
İnsan için çalıştığından başkası yoktur.
Ayet işlemleri
- 40
وَأَنَّ سَعْيَهُۥ سَوْفَ يُرَىٰ
Şüphesiz onun çalışması ileride görülecektir.
Ayet işlemleri
- 41
ثُمَّ يُجْزَىٰهُ ٱلْجَزَآءَ ٱلْأَوْفَىٰ
Sonra da karşılığı eksiksiz tam olarak verilecektir.
Ayet işlemleri
- 42
وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلْمُنتَهَىٰ
Ve kuşkusuz en son varış Rabbinedir.
Ayet işlemleri
- 43
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ
Güldüren de, ağlatan da O’dur.
Ayet işlemleri
- 44
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا
Öldüren de, dirilten de O’dur.
Ayet işlemleri
- 45
وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰ
Erkek ve dişi olarak iki cinsi yaratan O’dur.
Ayet işlemleri
- 46
مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَىٰ
Bir nutfeden rahimlere döküldüğü zaman.
Ayet işlemleri
- 47
وَأَنَّ عَلَيْهِ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُخْرَىٰ
Şüphesiz tekrar diriltmek de O’na aittir.
Ayet işlemleri
- 48
وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ
Zengin kılan da, varlıklı eden de O’dur.
Ayet işlemleri
- 49
وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ
Şi’râ (yıldızı)nın Rabbi de O’dur.
Ayet işlemleri
- 50
وَأَنَّهُۥٓ أَهْلَكَ عَادًا ٱلْأُولَىٰ
Ve şüphesiz ki, önceki Âd Kavmi’ni O helâk etti.
Ayet işlemleri
- 51
وَثَمُودَا۟ فَمَآ أَبْقَىٰ
Semûd'u da (O helâk etti) ve geriye hiçbir şey bırakmadı.
Ayet işlemleri
- 52
وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ
Daha önce de Nûh’un kavmini helâk etmişti. Şüphesiz onlar daha zalim ve daha azgın kimselerdi.
Ayet işlemleri
- 53
وَٱلْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَىٰ
O, (Lût kavminin) altüst olan şehirlerini de böyle yaptı
Ayet işlemleri
- 54
فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ
Onlara bürüyen (şiddetli bir azap) bürüdü.
Ayet işlemleri
- 55
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ
O halde, Rabbinin hangi nimetinden şüphe ediyorsun?
Ayet işlemleri
- 56
هَـٰذَا نَذِيرٌ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلْأُولَىٰٓ
İşte bu, önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.
Ayet işlemleri
- 57
أَزِفَتِ ٱلْـَٔازِفَةُ
Yaklaşmakta olan (kıyamet iyice) yaklaştı.
Ayet işlemleri
- 58
لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ
Onu (vaktini) Allah’tan başka açığa çıkaracak yoktur.
Ayet işlemleri
- 59
أَفَمِنْ هَـٰذَا ٱلْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ
Şimdi siz bu söze mi şaşıyorsunuz?
Ayet işlemleri
- 60
وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ
Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!
Ayet işlemleri
- 61
وَأَنتُمْ سَـٰمِدُونَ
Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız.
Ayet işlemleri
- 62
فَٱسْجُدُوا۟ لِلَّهِ وَٱعْبُدُوا۟ ۩
Artık, (sadece) Allah’a secde edin. O’na ibadet edin.
Ayet işlemleri
Surenin sonucu: Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Necm Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Yüce Allah’a hamd-u senâlar olsun. Biz O’nu hakkıyla övemeyiz. Aksine O, kendini nasıl övmüşse öyledir. Kullarının O’na yaptığı övgülerden de daha yücedir. Allah'ın salat ve selamı Muhammed’in üzerine olsun.