الحاقة
Hakka Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Sureye giriş: Sa’dî tefsiri (Türkçe)
69- HÂKKA SÛRESİ
(Mekke’de inmiştir. 52 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 1
ٱلْحَآقَّةُ
Gerçekleşecek olan kıyamet!
Ayet işlemleri
- 2
مَا ٱلْحَآقَّةُ
Nedir o gerçekleşecek olan kıyamet?
Ayet işlemleri
- 3
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْحَآقَّةُ
Gerçekleşecek olan kıyametin ne olduğunu sen ne bileceksin?
Ayet işlemleri
- 4
كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌۢ بِٱلْقَارِعَةِ
Semûd ve Âd kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (kıyameti) yalanladılar.
Ayet işlemleri
- 5
فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهْلِكُوا۟ بِٱلطَّاغِيَةِ
Ama Semûd, şiddetli bir çığlık/ses ile helâk edilmişti.
Ayet işlemleri
- 6
وَأَمَّا عَادٌ فَأُهْلِكُوا۟ بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ
Âd kavmine gelince, onlar da uğultulu ve dondurucu olan şiddetli bir rüzgârla helâk edildi.
Ayet işlemleri
- 7
سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَـٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى ٱلْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَىٰ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ
O rüzgârı onlara yedi gece ve sekiz gün peşpeşe musallat kıldı. O kavmi o süre içinde içleri boşalmış hurma kütükleri imişler gibi yere yıkılmış görürdün.
Ayet işlemleri
- 8
فَهَلْ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِيَةٍ
Onlardan arta kalan bir şey görüyor musun?
Ayet işlemleri
- 9
وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَن قَبْلَهُۥ وَٱلْمُؤْتَفِكَـٰتُ بِٱلْخَاطِئَةِ
Firavun da, ondan öncekiler de, altı üstüne gelen kasabalar halkı da hep hata işlediler.
Ayet işlemleri
- 10
فَعَصَوْا۟ رَسُولَ رَبِّهِمْ فَأَخَذَهُمْ أَخْذَةً رَّابِيَةً
Rablerinin elçisine isyan ettikleri için onları şiddetli bir yakalayışla yakaladı.
Ayet işlemleri
- 11
إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلْمَآءُ حَمَلْنَـٰكُمْ فِى ٱلْجَارِيَةِ
Doğrusu sular taştığı zaman sizi gemide biz taşımıştık.
Ayet işlemleri
- 12
لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَآ أُذُنٌ وَٰعِيَةٌ
Bunu sizin için bir öğüt kılalım ve anlayışlı kulaklar duysun diye.
Ayet işlemleri
- 13
فَإِذَا نُفِخَ فِى ٱلصُّورِ نَفْخَةٌ وَٰحِدَةٌ
Sûr’a tek bir üfürüşle üfürüldüğü zaman.
Ayet işlemleri
- 14
وَحُمِلَتِ ٱلْأَرْضُ وَٱلْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَٰحِدَةً
Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp, tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman.
Ayet işlemleri
- 15
فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ
İşte o gün olacak olmuştur.
Ayet işlemleri
- 16
وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ
Gökyüzü yarılır ve artık o gün zayıf ve güçsüzdür.
Ayet işlemleri
- 17
وَٱلْمَلَكُ عَلَىٰٓ أَرْجَآئِهَا ۚ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَـٰنِيَةٌ
Melekler, onun (göğün) etrafındadır. O gün Rabbinin arşını, bunların da üstünde sekiz (melek) yüklenir.
Ayet işlemleri
- 18
يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفَىٰ مِنكُمْ خَافِيَةٌ
Siz o gün (hesap için) arz olunursunuz da hiçbir sırrınız gizli kalmaz.
Ayet işlemleri
- 19
فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ فَيَقُولُ هَآؤُمُ ٱقْرَءُوا۟ كِتَـٰبِيَهْ
İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: “Gelin, kitabımı okuyun!”
Ayet işlemleri
- 20
إِنِّى ظَنَنتُ أَنِّى مُلَـٰقٍ حِسَابِيَهْ
"Ben, zaten kesinlikle böyle bir hesapla karşılaşacağımı biliyordum." der.
Ayet işlemleri
- 21
فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
Artık o hoşnut olduğu bir yaşayıştadır.
Ayet işlemleri
- 22
فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ
Yüksek bir Cennet'tedir.
Ayet işlemleri
- 23
قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ
Meyveleri çok yakındır.
Ayet işlemleri
- 24
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَآ أَسْلَفْتُمْ فِى ٱلْأَيَّامِ ٱلْخَالِيَةِ
Yiyin, için; afiyet olsun. Bu, geçmiş günlerde yaptıklarınızın sebebiyle (size bahşedilmiştir.)
Ayet işlemleri
- 25
وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَـٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَيَقُولُ يَـٰلَيْتَنِى لَمْ أُوتَ كِتَـٰبِيَهْ
Kitabı solundan verilen kimseler ise şöyle der: “Eyvah! Keşke kitabım verilmeseydi.''
Ayet işlemleri
- 26
وَلَمْ أَدْرِ مَا حِسَابِيَهْ
"Hesabımın ne olduğunu hiç bilmeseydim."
Ayet işlemleri
- 27
يَـٰلَيْتَهَا كَانَتِ ٱلْقَاضِيَةَ
"Keşke (ölüm işimi) bitirmiş olsaydı!"
Ayet işlemleri
- 28
مَآ أَغْنَىٰ عَنِّى مَالِيَهْ ۜ
"Malım da bana bir fayda vermedi."
Ayet işlemleri
- 29
هَلَكَ عَنِّى سُلْطَـٰنِيَهْ
"Saltanatım yok olup gitti."
Ayet işlemleri
- 30
خُذُوهُ فَغُلُّوهُ
Onu yakalayın da (ellerini boynuna) bağlayın.
Ayet işlemleri
- 31
ثُمَّ ٱلْجَحِيمَ صَلُّوهُ
Sonra da Cehennem'e atın!
Ayet işlemleri
- 32
ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَٱسْلُكُوهُ
Ardından da onu yetmiş arşın boyundaki bir zincire vurup sürükleyin!
Ayet işlemleri
- 33
إِنَّهُۥ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ ٱلْعَظِيمِ
Çünkü o, Yüce Allah’a iman etmiyordu.
Ayet işlemleri
- 34
وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلْمِسْكِينِ
Yoksulu yedirmeye teşvik etmiyordu.
Ayet işlemleri
- 35
فَلَيْسَ لَهُ ٱلْيَوْمَ هَـٰهُنَا حَمِيمٌ
Bugün onun için burada bir can yoldaşı da yoktur.
Ayet işlemleri
- 36
وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنْ غِسْلِينٍ
İrinden başka hiçbir yiyecek de yoktur.
Ayet işlemleri
- 37
لَّا يَأْكُلُهُۥٓ إِلَّا ٱلْخَـٰطِـُٔونَ
O yemeği günahkârlardan başkası yemez.
Ayet işlemleri
- 38
فَلَآ أُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ
Yemin ederim gördüklerinize.
Ayet işlemleri
- 39
وَمَا لَا تُبْصِرُونَ
Görmediklerinize de…
Ayet işlemleri
- 40
إِنَّهُۥ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
Şüphesiz o, çok değerli bir elçinin sözüdür.
Ayet işlemleri
- 41
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ ۚ قَلِيلًا مَّا تُؤْمِنُونَ
O, bir şair sözü değildir. Ne kadar da az iman ediyorsunuz!
Ayet işlemleri
- 42
وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ ۚ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ
O, bir kâhin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
Ayet işlemleri
- 43
تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ
Âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.
Ayet işlemleri
- 44
وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ ٱلْأَقَاوِيلِ
Eğer Peygamber bizim adımıza bazı sözler uydurmuş olsaydı;
Ayet işlemleri
- 45
لَأَخَذْنَا مِنْهُ بِٱلْيَمِينِ
Elbette onu sağ tarafından kıskıvrak yakalardık.
Ayet işlemleri
- 46
ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ ٱلْوَتِينَ
Sonra da onun can damarını kopartırdık.
Ayet işlemleri
- 47
فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَـٰجِزِينَ
Sizden hiç kimse de buna engel olamazdı.
Ayet işlemleri
- 48
وَإِنَّهُۥ لَتَذْكِرَةٌ لِّلْمُتَّقِينَ
Şüphesiz o, takva sahipleri için bir öğüttür.
Ayet işlemleri
- 49
وَإِنَّا لَنَعْلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِينَ
Elbette biz, biliyoruz ki içinizden yalanlayanlar vardır.
Ayet işlemleri
- 50
وَإِنَّهُۥ لَحَسْرَةٌ عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ
Şüphesiz ki o kâfirler için bir pişmanlıktır.
Ayet işlemleri
- 51
وَإِنَّهُۥ لَحَقُّ ٱلْيَقِينِ
Ve şüphesiz o, kesin bir gerçektir.
Ayet işlemleri
- 52
فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ
O halde sen, Yüce Rabbinin adını tesbih et!
Ayet işlemleri
Surenin sonucu: Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Hâkka Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun.