النبأ
Nebe Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Sureye giriş: Sa’dî tefsiri (Türkçe)
78- NEBE’ SÛRESİ
(Mekke’de inmiştir. 40 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 1
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ
Birbirlerine neyi soruyorlar?
Ayet işlemleri
- 2
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ
O büyük haberi mi?
Ayet işlemleri
- 3
ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ
Ki onlar, onda ihtilafa düşmüşlerdir.
Ayet işlemleri
- 4
كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Hayır! Onlar yakında öğrenecekler.
Ayet işlemleri
- 5
ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
Sonra tekrar hayır! Yakında öğrenecekler.
Ayet işlemleri
- 6
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَـٰدًا
Yeri bir döşek kılmadık mı?
Ayet işlemleri
- 7
وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًا
Dağları da birer kazık kılmadık mı?
Ayet işlemleri
- 8
وَخَلَقْنَـٰكُمْ أَزْوَٰجًا
Sizleri (erkekli dişili) eşler halinde yarattık.
Ayet işlemleri
- 9
وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًا
Uykunuzu bir dinlenme (sebebi) kıldık.
Ayet işlemleri
- 10
وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًا
Geceyi örtü bir kıldık.
Ayet işlemleri
- 11
وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًا
Gündüzü de geçim zamanı kıldık.
Ayet işlemleri
- 12
وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًا
Üstünüze yedi sağlam gök bina ettik.
Ayet işlemleri
- 13
وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًا
Alev alev yanan aydınlatıcı ve ısıtıcı bir kandil yarattık.
Ayet işlemleri
- 14
وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءً ثَجَّاجًا
Ve yağmur yüklü bulutlardan şarıl şarıl akan bir su indirdik.
Ayet işlemleri
- 15
لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّا وَنَبَاتًا
Onunla taneler ve bitkiler çıkaralım diye.
Ayet işlemleri
- 16
وَجَنَّـٰتٍ أَلْفَافًا
Ve birbirine girmiş sarmaş dolaş bahçeler yetiştirelim diye.
Ayet işlemleri
- 17
إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَـٰتًا
Şüphe yok ki hüküm verip, ayırt etme günü belirlenmiş bir vakittir.
Ayet işlemleri
- 18
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًا
Sur’a üflendiği gün bölük bölük geleceksiniz.
Ayet işlemleri
- 19
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًا
Ve gökyüzü açılarak orada pek çok kapılar oluşur.
Ayet işlemleri
- 20
وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا
Dağlar yürütülüp bir seraba dönüşür.
Ayet işlemleri
- 21
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًا
Şüphesiz Cehennem de bir gözetleme yeridir.
Ayet işlemleri
- 22
لِّلطَّـٰغِينَ مَـَٔابًا
Azgınların varacağı sığınaktır.
Ayet işlemleri
- 23
لَّـٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًا
Orada çağlar boyu kalacaklardır.
Ayet işlemleri
- 24
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًا
Orada ne bir serinlik, ne de bir içecek tadacaklar.
Ayet işlemleri
- 25
إِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا
Yalnızca kaynar su ve irinden içecekler.
Ayet işlemleri
- 26
جَزَآءً وِفَاقًا
(Dünyada yaptıklarına karşılık) Uygun bir ceza olarak.
Ayet işlemleri
- 27
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًا
Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
Ayet işlemleri
- 28
وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا كِذَّابًا
Ayetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.
Ayet işlemleri
- 29
وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَـٰهُ كِتَـٰبًا
Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) tamamiyle sayıp tespit ettik.
Ayet işlemleri
- 30
فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا
Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.”
Ayet işlemleri
- 31
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا
Şüphesiz takva sahipleri için bir kurtuluş vardır.
Ayet işlemleri
- 32
حَدَآئِقَ وَأَعْنَـٰبًا
Bahçeler ve üzümler vardır.
Ayet işlemleri
- 33
وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا
Göğüsleri olgun yaşıt kızlar vardır.
Ayet işlemleri
- 34
وَكَأْسًا دِهَاقًا
Dolu dolu kadehler vardır.
Ayet işlemleri
- 35
لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّٰبًا
Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.
Ayet işlemleri
- 36
جَزَآءً مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًا
Rabbinden bir karşılık olmak üzere yeterli bir bağıştır bu.
Ayet işlemleri
- 37
رَّبِّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَـٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًا
Bunlar; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rahman olan Rabbindendir. Ona hitap etmeye güç yetiremezler.
Ayet işlemleri
- 38
يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ صَفًّا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَـٰنُ وَقَالَ صَوَابًا
Ruh'un ve meleklerin sıra sıra duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışındakiler konuşamazlar. Onlar da doğruyu söylerler.
Ayet işlemleri
- 39
ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا
İşte bu o hak gündür. O halde dileyen Rabbine bir dönüş yolu edinsin.
Ayet işlemleri
- 40
إِنَّآ أَنذَرْنَـٰكُمْ عَذَابًا قَرِيبًا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَـٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا
Biz, sizi çok yakın bir azapla uyardık. Herkes o gün, kendi elleriyle ne yaptığına bir bakar ve kâfir olanlar da: "Keşke toprak olsaydım!" der.
Ayet işlemleri
Surenin sonucu: Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Nebe’ Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Hamd, Yüce Allah’a mahsusdur.