هود
Hud Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 53
قَالُوا۟ يَـٰهُودُ مَا جِئْتَنَا بِبَيِّنَةٍ وَمَا نَحْنُ بِتَارِكِىٓ ءَالِهَتِنَا عَن قَوْلِكَ وَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِنِينَ
"Ey Hûd! Sen bize apaçık bir delil getirmedin, biz de senin sözünle ilahlarımızı bırakacak ve sana iman edecek değiliz." dediler.
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 53
53. Hud’un söylediklerini reddetmek üzere “Ey Hûd! Sen bize açık bir delil getirmedin.” dediler. Eğer bundan kasıtları, göstermesini istedikleri mucize türünden bir şeyse bu, hakkın kabulü için gerekli değildir. Aksine gerekli olan peygamberin, getirdiğinin doğruluğunu gösteren bir delil getirmesidir. Eğer maksatları onun, kendilerine söylediklerinin doğruluğuna tanıklık edecek herhangi bir delil getirmediği ise bu iddialarında yalan söylemişlerdir. Çünkü bir peygamber kavmine gönderildi mi, mutlaka Allah ona insanların benzerini görmeleri halinde iman etmelerini gerektirecek türden deliller verir. Şâyet Hûd’un hiçbir delil ve belgesi bulunmamış olsaydı bile kavmini, dini Allah’a halis kılıp O’na hiçbir kimseyi ortak koşmamaya çağırması, salih olan her bir işi ve güzel ahlakı emredip hayasızlıklar, zulüm ve türlü kötülükleri ihtiva eden her çeşit kötü huydan uzak kalmayı yasaklaması, sahip olduğu ve ancak insanların en hayırlılarında, en doğru sözlülerinde bir arada bulunabilecek nitelikleri, işte yalnız bunlar bile onun doğruluğunu ispatlamak için tek başına yeterli bir delildir. Hatta akıl sahibi kimseler, böyle bir delili, bazı kimselerin mucize olarak sadece kendisini kabul ettikleri birtakım olağanüstü hadiselerden bile daha büyük bir mucize olarak görürler. Onun doğruluğuna delil olan apaçık belgelerinden birisi de tek başına, yardımcı ve desteği bulunmayan bir şahıs olmasına rağmen kavmine yüksek sesle seslenerek ve acizliklerini ortaya koyarak: “Şüphesiz ki ben, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah’a güvenip dayandım.” “Ben Allah’ı şahit tutuyorum, siz de şahit olun ki Ben sizin Alah’ın dışında (O’na) ortak koştuklarınızın hepsinden uzağım. Artık hepiniz bana (istediğiniz) tuzağı kurun. Sonra da bir an olsun mühlet vermeyin” demesidir. Halbuki onlar, güç ve üstünlük sahibi düşmanları idi ve onun beraberindeki nuru hangi yolla olursa olsun söndürmek istiyorlardı. O ise hiçbir şekilde onlara aldırmıyor ve tasaya düşmüyordu. Kavmi ona herhangi bir kötülük yapamayacak aciz duruma düşmüşlerdi. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir topluluk için pekçok deliller vardır. “Biz senin sözüne bakıp ilahlarımızı terk edecek değiliz.” Biz -kendi kanaatlerince- senin hakkında herhangi bir delil getirmediğin sözler dolayısı ile ilahlarımıza ibadeti terk etmeyiz. “Sana inancak da değiliz.” Bu sözleri ile peygamberlerinin, kendilerinin iman edecekleri konusundaki ümidini kesmek istiyor ve küfürleri üzerinde kör ve şaşkın hallerini sürdüreceklerini ifade ediyorlardı.
Ayet işlemleri