هود
Hud Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 61
۞ وَإِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمْ صَـٰلِحًا ۚ قَالَ يَـٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَـٰهٍ غَيْرُهُۥ ۖ هُوَ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَٱسْتَعْمَرَكُمْ فِيهَا فَٱسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُوٓا۟ إِلَيْهِ ۚ إِنَّ رَبِّى قَرِيبٌ مُّجِيبٌ
Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i peygamber gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Yalnızca Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yok. O, sizi yerden yaratıp sizi orada bir ömür boyu yaşattı. O halde O’ndan mağfiret dileyin. Sonra O’na tevbe edin. Şüphesiz ki Rabbim çok yakındır, duaları kabul edendir.”
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 61
61. Yani biz, Hicr ve Vâdi’l-Kura’da yerleşmiş bulunan ve ikinci Ad kavmi diye bilinen “Semûd’a da” neseben “kardeşleri” olan Allah’ın kulu ve Rasûlü “Salih’i gönderdik.” O da onları yalnızca Allah’a ibadet etmeye çağırdı ve “Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin.” O’nu tevhid edin ve dini yalnız O’na halis kılın. “Sizin O’ndan başka” ne gök ehli için de ne de yeryüzü halkı içinde “hiçbir (hak) ilahınız yoktur.” “O sizi yerden/topraktan yarattı” oradan var etti “ve yine orada size yaşama imkanı sağladı.” Yeryüzünde sizi halife yaptı. Üzerinize gizli ve açık nimetler ihsan etti. Size bina yapmak, ağaç dikmek, ekin ekmek, dilediğinizi ekip biçme imkânını verdi. Böylece siz, oranın faydalı şeylerinden yararlanıyor ve işinize yarayacak şeyleri kullanabiliyorsunuz. Bütün bu hususlarda nasıl ki O’nun hiçbir ortağı yoksa siz de O’na ibadette başkasını ortak tutmayın. “O halde” işlediğiniz küfür, şirk ve masiyetlerden dolayı “O’ndan mağfiret dileyin, sonra” bunlardan büsbütün vazgeçerek “O’na tevbe edin.” Samimi bir tevbe ile O’na dönün. “Şüphesiz ki Rabbim çok yakındır, duaları kabul edendir.” Kendisinden gerek dilekte bulunma gerekse de ibadet anlamındaki duayı yapanlara çok yakındır. Onların isteğini vermek, ibadetini kabul etmek, ibadeti dolayısı ile O’na en üstün mükâfatı vermekle duasını kabul eder. Şunu belirtelim ki Yüce Allah’ın “yakın oluşu” genel ve özel olmak üzere iki türlüdür: Genel yakınlık O’nun, ilmi ile bütün yaratıklara yakın olmasıdır. Bu da Yüce Allah’ın: “Biz, ona şah damarından daha yakınız” (Kâf, 50/16) buyruğunda sözü edilen yakınlıktır. Özel yakınlık ise kendisine ibadet edenlere, kendisine dua edip istekte bulunanlara ve kendisini sevenlere yakın olmasıdır. Yüce Allah’ın: “Secde et ve yaklaş” (el-Alak, 96/19) buyruğunda, konumuz olan bu ayette ve: “Kullarım sana beni sorarlarsa, işte muhakkak ben pek yakınım. Bana dua ettiğinde dua edenlerin duasına karşılık verir, kabul ederim.” (el-Bakara, 2/186) buyruğunda sözü edilen yakınlık da budur. Bu tür yakınlık, Allah’ın lütufkârca davranmasını, onların dualarını kabul etmesini ve muradlarını gerçekleştirmesini gerektirir. O yüzden Yüce Allah, bu gibi hususları dile getirirken (“yakın” demek olan) “el-Karîb” ismi ile (“duaları kabul eden” demek olan) “el-Mucib” ismini birlikte zikreder.
Ayet işlemleri