يوسف
Yusuf Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 100
وَرَفَعَ أَبَوَيْهِ عَلَى ٱلْعَرْشِ وَخَرُّوا۟ لَهُۥ سُجَّدًا ۖ وَقَالَ يَـٰٓأَبَتِ هَـٰذَا تَأْوِيلُ رُءْيَـٰىَ مِن قَبْلُ قَدْ جَعَلَهَا رَبِّى حَقًّا ۖ وَقَدْ أَحْسَنَ بِىٓ إِذْ أَخْرَجَنِى مِنَ ٱلسِّجْنِ وَجَآءَ بِكُم مِّنَ ٱلْبَدْوِ مِنۢ بَعْدِ أَن نَّزَغَ ٱلشَّيْطَـٰنُ بَيْنِى وَبَيْنَ إِخْوَتِىٓ ۚ إِنَّ رَبِّى لَطِيفٌ لِّمَا يَشَآءُ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ
Babasını ve annesini tahtın üzerine çıkartıp oturttu. Hepsi onun için secde ettiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 100
100. “Babasını ve annesini tahtın üzerine” hükümdarlık tahtına ve Aziz’in makamına “çıkartıp oturttu. Hepsi de onun için secde ettiler.” Babası, annesi ve kardeşleri onu tazim, saygı ve ikram olmak üzere secdeye kapandılar. Bu durumu ve onların kendisine secde ettiklerini gören Yusuf “dedi ki: Babacığım, işte bu önceleri gördüğüm rüyanın yorumudur.” Daha önce on bir yıldız ile güneşin ve ayın bana secde ettiklerini görmüştüm. İşte bu rüyanın yorumu ve gerçekleşip ulaştığı nokta budur. “Rabbim onu doğru çıkardı.” Bunu gerçekle ilgisi olmayan karmakarışık rüyalardan biri kılmadı. “O, bana” tam anlamı ile “iyilikte bulundu. Çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan, kardeşlerimle aramı bozmuş iken sizi çölden getirdi.” Bu, Yusuf’un inceliğinin ve güzel hitabının bir göstergesidir. Çünkü o, zindandaki halini söz konusu etmekle birlikte kardeşlerini tam anlamı ile affetmiş olduğundan kuyudaki durumunu ağzına bile almamış ve bu günahı söz konusu dahi etmemiştir. Yine “Sizin çölden gelişiniz, Allah’ın bana bir lütuf ve ihsanıdır.” demiş, bunu bu şekilde ifade etmekle birlikte “O, açlıktan ve yorgunluktan sonra sizi buraya getirdi” demediği gibi “Size iyilikte bulundu” da dememiş, aksine “bana iyilikte bulundu” demiş ve bu iyiliğin kendisine yapılmış olduğunu ifade etmiştir. Rahmeti ile kullarından dilediğine lütuf ve ihsanda bulunan, onlara kendi nezdinden rahmet bağışlayan Allah’ın şanı ne yücedir! Gerçekten O, büyük bağış sahibidir. Diğer taraftan Yusuf: “Şeytan kardeşlerimle aramı bozmuş iken” demiş “şeytan kardeşlerimi saptırmışken” dememiştir. Aksine o günah ve cahilliğin her iki kesimden de sadır olduğunu hissettirecek ilk ifadeyi kullanmış, ve “Şeytanı rezil ve rüsvay ederek uzaklaştıran ve bu zorlu ayrılıktan sonra bizi bir araya getiren Allah’a hamd olsun.” demiştir. “Şüphesiz Rabbim, dilediğini lütfeder.” O, lütuf ve ihsanını kuluna fark edemeyeceği bir şekilde ulaştırır. Yine kulunu hoşuna gitmeyecek yollarla oldukça üstün mevkilere kavuşturur. “O, her şeyi” bütün işlerin açık kısımlarını da gizliliklerini de, kulların gizlediklerini de kalplerindekini de “bilendir”; her şeyi yerli yerine koyması ve işleri onlar için takdir etmiş olduğu vakitlerine götürüp ulaştıran “hikmet sahibidir.”
Ayet işlemleri