الرعد

Rad Suresi

43 ayetMedeniCüz 13

Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel

Okuma ayarları

Tecvit renk rehberi

Kurallar renklerin yanında adlar, örnekler ve farklı alt çizgi biçimleriyle belirtilir. Örnekler yayımlanan Kur’an metninden alınmıştır.

Gunne
وَمِمَّا2:3
İhfa
يُنفِقُونَ2:3
İdgam
هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ2:2
İklab
أَلِيمٌۢ بِمَا2:10
Kalkale
رَزَقْنَـٰهُمْ2:3
Med: 2 hareke
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Med: 2, 4 veya 6 hareke
ٱلرَّحِيمِ1:1
Med: 4 veya 5 hareke
بِمَآ2:4
Med: 6 hareke
ٱلضَّآلِّينَ1:7
Vasıl hemzesi
ٱللَّهِ1:1
Şemsî lam
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Okunmayan harfler
ٱلصَّلَوٰةَ2:3

Tajweed annotations: cpfair/quran-tajweed (CC BY 4.0), built from ReciteQuran.com and the Dar al-Maarifah tajweed masahif; offsets adapted to the current Tanzil text.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com

  1. 2

    ٱللَّهُ ٱلَّذِى رَفَعَ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ۖ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ ۖ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ ۖ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى ۚ يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ يُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَـٰتِ لَعَلَّكُم بِلِقَآءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ

    Allah, gökleri gördüğünüz gibi herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a istiva eden, Güneş'e de Ay'a da emrine boyun eğdirendir. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi yerli yerince düzenler, ayetleri ayrı ayrı açıklar ki, Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak iman edesiniz.

    Sa’dî tefsiri (Türkçe)

    Kapsadığı ayetler: 2

    2. Yüce Allah yaratanın, idare edenin, azamet ve egemenlik sahibi olanın sadece kendisi olduğunu ve bunun da yegane mabud oluşuna ve O’ndan başka hiçbir kimseye ibadet etmemek gerektiğine delâlet ettiğini haber vermektedir: “Allah, gökleri” büyüklüklerine ve genişliklerine rağmen o muazzam kudreti ile “gördüğünüz şekilde direksiz yükselten” Yani bu göklerin altında herhangi bir direk bulunmamaktadır. Çünkü göklerin direkleri bulunsaydı sizin onları görmeniz gerekirdi. Gökleri ve yeri böylece yarattıktan “sonra” tüm yaratılmışların üstünde, en yukarda bulunan o muazzam “Arş üzerine” celâline yakışan ve kemaline layık bir surette “istivâ eden ve güneşle ayı” kulların menfaati, hem onların hem hayvanlarının hem de mahsullerinin faydası için “(sizin hizmetinize) boyun eğdirendir ki her biri” yani güneş ve ayın her biri her şeye muktedir ve her şeyi bilen Allah'ın idaresi ile “(kendi yörüngesinde) belirli bir süreye kadar” oldukça düzenli bir şekilde “akıp gider.” Onlar, bu akıp gidişlerine ara vermezler. Araya fasıla girmez ve bu, “belirli bir süreye kadar” böyle devam edecektir. Bu süre ise Yüce Allah’ın bu kâinatı katlayıp dürmesi ve mahlukatı ebedi kalış yurdu olan âhiret yurduna taşıması, yani kıyamettir. Bu süre geldi mi Yüce Allah, gökleri ve yeri katlayıp dürecek ve yeri başka bir yerle değiştirecektir. Güneş ve ay dürülecek ve bir araya getirilecekler. Sonra da onlara ibadet edenler, bunların ibadet edilmeye layık olmadıklarını görsünler diye ateşe atılacaklardır. İşte o vakit onlara ibadet edenler, son derece pişmanlık duyacaklar ve o kâfirler bu iddialarında yalancı olduklarını anlayacaklardır. “O, bütün işleri idare eder. Âyetleri de genişçe açıklar” Burada hem yaratma hem de emir ve idare bir arada ifade edilmiştir. Yani azamet sahibi Allah, Arş’a yani hükümdarlık tahtına istivâ etmiştir. Gerek ulvi gerek süfli alemdeki bütün işleri idare eder. Yaratır, rızık verir, zengin kılar, fakir bırakır, kimi kavimleri yükseltirken başkalarını alçaltır, aziz eder, zelil kılar, küçük düşürür, yükseltir, yüceltir, yanılmaları telafi etme fırsatını verir, sıkıntıları açar… kısaca ezelden beri bilip de kaleminin kaydettiği takdirleri vakti gelince gerçekleştirir. Şerefli meleklerini, idare etmekle görevlendirdiği işlerini uygulamak üzere gönderir. İlahi kitapları peygamberlerine indirir, kulların gerek duyacakları şer’î hükümleri, emir ve yasakları beyan eder. Bunları en ileri derecede açıklar ve vuzuha kavuşturur “ki” size göstermiş olduğu hem afakî delillerle hem de üzerinize indirmiş olduğu bu Kur’an âyetleri ile “Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.” Çünkü delillerin çokluğu, bunların açık ve seçik olması, özellikle öldükten sonra diriliş, amel defterlerinin verilmesi, kabirlerden çıkartılış gibi büyük itikadi konularda olmak üzere bütün ilâhi buyruklar hakkında kesin bir bilginin, yakînin hasıl olmasının sebebleri arasında yer alır. Aynı şekilde Yüce Allah’ın hikmeti sonsuz olduğu, yaratıkları asla boşuna yaratmadığı ve onları başıboş bırakmayacağı da bilinen bir husustur. O, kullarına emir vermek ve birtakım yasaklar koymak üzere peygamberlerini gönderip kitaplarını indirdiğine göre insanları, amellerin karşılığını vereceği, iyilik yapanlara en güzel şekilde mükâfat verip kötülük yapanları da kötülüklerinin karşılığı ile cezalandıracağı bir yurda götürmesi de kaçınılmaz bir şeydir.

    Sa’dî tefsiri, Türkçe v1.0.0, QuranEnc.com

    Ayet işlemleri
    Ayet sayfasını aç 2 Tilavetimi kontrol et: Deneysel
    Özel not

Tefsir

Sonraki sureIbrahim Suresiإبراهيم

Hata bildir

Daha fazla