إبراهيم
Ibrahim Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 2
ٱللَّهِ ٱلَّذِى لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۗ وَوَيْلٌ لِّلْكَـٰفِرِينَ مِنْ عَذَابٍ شَدِيدٍ
O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Uğrayacakları şiddetli azaptan dolayı vay o kâfirlerin haline!
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 1 - 2
1-2. Yüce Allah, kitabını Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e insanların faydası için, onları bilgisizliğin, küfrün, kötü ahlâkın ve çeşitli masiyetlerin karanlıklarından ilim, iman ve güzel ahlâkın nuruna çıkartmak üzere indirdiğini haber vermektedir. “Rablerinin izni ile” buyruğu şu demektir: Allah tarafından sevilen ve gerçekleştirilmek istenen böyle bir husus, ancak Allah’ın iradesi ve yardımı ile gerçekleşebilir. Bu buyruk, kulları Rablerinin yardımını dilemeye teşviki ihtiva etmektedir. Daha sonra Yüce Allah bu Kitab ile insanları iletmiş olduğu nurun mahiyetini açıklamak üzere şöyle buyurmaktadır: “Azîz ve Hamîd olan Allah'ın yoluna” yani Allah’a, lütuf ve ihsan yurdu olan cennete ulaştıran yola. Bunun da kapsamına hak bilgi ve gereğince amel girer. Burada Allah’a ulaştıran yoldan söz edilirken “Azîz (izzet ve kudret sahibi) ve Hamîd (övgüye layık)” isimlerinin zikri, şuna işaret içindir: Böyle bir yolu izleyen kimse, Allah’ın izzeti ile aziz ve güçlü olur. Onun, Allah’tan başka yardımcıları olmasa dahi o, güçlüdür. İşleri de övülmeye değerdir ve yaptıklarının akıbeti güzel olacaktır. Yine bu şuna da işaret etmektedir: Allah’ın yolu, Allah’ın kemal sıfatlarınına, celal ve azamet niteliklerine delalet eden en büyük delillerindendir. Bu yolu kullarının önünde açan zat, egemenliği ile aziz ve güçlü, sözleri, fiilleri ve hükümleri dolayısı ile de övgüye layıktır. Dosdoğru yolun çeşitli merhalelerini temsil eden ibadetler ile kendisine ibadet olunan mutlak ilah O’dur. Yaratması, rızık vermesi, işleri idare edip çekip çevirmesi itibari ile (yani bütün yönleri ile) göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız O’nun olduğu gibi, dini hükümleri ile kullarına hükmetme hakkı da O’na aittir. Çünkü kulları da O’nun mülkü kapsamındadır. Onları başıboş bırakması O’na yakışmaz. Yüce Allah, kendi yoluna, Sırat-ı Müstakime dair delil ve belgeleri beyan ettikten sonra bunun gereklerine riâyet etmeyenleri tehdit ederek: “Şiddetli azaptan dolayı vay o kâfirlerin haline!” buyurmaktadır. Böyle bir azabın ne miktarı tespit edilebilir, ne de nitelikleri anlatmakla bitirilebilir. Daha sonra Yüce Allah, bu kâfirleri şu buyrukları ile şöylece nitelemektedir:
Ayet işlemleri