إبراهيم
Ibrahim Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 22
وَقَالَ ٱلشَّيْطَـٰنُ لَمَّا قُضِىَ ٱلْأَمْرُ إِنَّ ٱللَّهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ ٱلْحَقِّ وَوَعَدتُّكُمْ فَأَخْلَفْتُكُمْ ۖ وَمَا كَانَ لِىَ عَلَيْكُم مِّن سُلْطَـٰنٍ إِلَّآ أَن دَعَوْتُكُمْ فَٱسْتَجَبْتُمْ لِى ۖ فَلَا تَلُومُونِى وَلُومُوٓا۟ أَنفُسَكُم ۖ مَّآ أَنَا۠ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَآ أَنتُم بِمُصْرِخِىَّ ۖ إِنِّى كَفَرْتُ بِمَآ أَشْرَكْتُمُونِ مِن قَبْلُ ۗ إِنَّ ٱلظَّـٰلِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
"İş hükme bağlanıp bitince şeytan der ki: “Doğrusu Allah, size gerçek olan sözü vaat etti, ben de size vaatte bulundum, ama sözümden caydım. Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu; yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz. Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi kınayın. Ben sizi kurtarıcı değilim, siz de beni kurtarıcı değilsiniz. Doğrusu daha önce beni ortak koşmanızı da tanımamıştım. Şüphesiz zalimlere acıklı bir azap vardır."
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 22
22. “İş olup bitince” yani cennetlikler cennete, cehennemlikler de cehenneme girince; yeryüzünde meydana gelen bütün kötülüklerin sebebi olan “şeytan” cehennemliklere hitaben, onlarla hiçbir ilişkisinin olmadığını bildirerek “der ki: Doğrusu Allah” peygamberleri aracılığı ile “size hak bir vaatte bulundu.” Siz ise O’na itaat etmediniz; itaat etmiş olsaydınız hiç şüphesiz pek büyük bir kazanç elde ederdiniz. “Ben de size” iyi şeyler “vaatte bulundum, ama size verdiğim sözde durmadım.” Benim size vaat ettiğim o batıl şeyler, ummanızı sağladığım o aslı olmayan umutlar asla gerçekleşmedi, gerçekleşmeyecek de. “Zaten benim sizin üzerinizde hiçbir sultanım” yani söylediklerimi destekleyecek hiçbir delilim “yoktu. Sadece ben, sizi çağırdım, siz de hemen çağrımı kabul ettiniz.” Benim her şeyim bundan ibarettir. Ben sizi kendi isteklerim doğrultusunda çağırdım ve bunları sizlere süslü gösterdim, sizler de nefsi arzularınıza uyarak benim çağrımı kabul ettiniz. Durum bu olduğuna göre “o halde beni kınamayın, bilakis kendinizi kınayın.” Çünkü sebep sizsiniz, cezaya uğramanıza neden olan sizin kendi yaptıklarınızdır. “Artık ne ben sizi” içinde bulunduğunuz bu zorlu azaptan “kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz.” Herkesin azaptan kendisine göre belli bir payı vardır. “Ben daha önce (dünyada iken) beni (Allah’a) ortak koşmanızı da reddediyorum.” Sizin beni Allah’a ortak koşmanızı kabul etmiyorum, ben Allah’a ortak değilim, bana itaat etmeniz zorunlu değildi. “Doğrusu” şeytana itaat etmek sureti ile kendilerine zulmeden “zalimler için can yakıcı bir azap vardır.” Ve onlar bu azapta ebediyen kalacaklardır. Yüce Allah’ın şeytana itaat etmekten kullarını sakındırması ve şeytanın insanı etkilediği yolları haber verip şeytanın maksadının onların ateşe girmelerini sağlamak olduğunu bildirmesi kullarına olan bir lütfudur. İşte burada Yüce Allah, bizlere şeytanın ve taraftarlarının cehenneme girecekleri vakit, şeytanın onlardan uzaklaşacağını ve kendisini Allah’a ortak koşmalarını reddedeceğini bildirmektedir. “Her şeyden haberdar olan (Allah) gibi kimse sana haber veremez.” (Fâtır, 35/14) Şu bilinmelidir ki Allah, bu âyet-i kerimede şeytanın her hangi bir “sultan”ı bulunmadığını haber vermektedir. Bir başka âyeti kerimede ise şöyle buyurmaktadır: “Onun sultanı ancak kendisini dost edinip de onu Allah’a ortak koşanlaradır.” (en-Nahl, 16/100) Yüce Allah’ın olmadığını belirttiği sultan; delil ve belge getirme anlamındadır. Gerçekten de şeytanın çağrısına dair asla bir delili yoktur. En nihai derecesi masiyetlere karşı cüretkârlık kazanmalarını sağlayacak türden birtakım şüpheleri telkin etmesinden ve bunları süslü göstermesinden ibarettir. Şeytanın dostları hakkında sahip olduğu bildirilen “sultan”a gelince bu, onları masiyetlere kışkırtmak ve teşvik etmek sureti ile onlara musallat olmasıdır. Böylelikle o, bu dostlarını masiyetlere alabildiğine iter. Şeytanı kendilerine musallat edenler ise onu dost edinmek ve onun taraftarları arasına katılmak sureti ile bizzat kendileridir. Bu sebepten dolayı şeytanın iman eden ve Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde herhangi bir sultanı yoktur.
Ayet işlemleri