البقرة

Bakara Suresi

286 ayetMedeniCüz 1

Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel

Okuma ayarları

Tecvit renk rehberi

Kurallar renklerin yanında adlar, örnekler ve farklı alt çizgi biçimleriyle belirtilir. Örnekler yayımlanan Kur’an metninden alınmıştır.

Gunne
وَمِمَّا2:3
İhfa
يُنفِقُونَ2:3
İdgam
هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ2:2
İklab
أَلِيمٌۢ بِمَا2:10
Kalkale
رَزَقْنَـٰهُمْ2:3
Med: 2 hareke
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Med: 2, 4 veya 6 hareke
ٱلرَّحِيمِ1:1
Med: 4 veya 5 hareke
بِمَآ2:4
Med: 6 hareke
ٱلضَّآلِّينَ1:7
Vasıl hemzesi
ٱللَّهِ1:1
Şemsî lam
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Okunmayan harfler
ٱلصَّلَوٰةَ2:3

Tajweed annotations: cpfair/quran-tajweed (CC BY 4.0), built from ReciteQuran.com and the Dar al-Maarifah tajweed masahif; offsets adapted to the current Tanzil text.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com

  1. 178

    يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُتِبَ عَلَيْكُمُ ٱلْقِصَاصُ فِى ٱلْقَتْلَى ۖ ٱلْحُرُّ بِٱلْحُرِّ وَٱلْعَبْدُ بِٱلْعَبْدِ وَٱلْأُنثَىٰ بِٱلْأُنثَىٰ ۚ فَمَنْ عُفِىَ لَهُۥ مِنْ أَخِيهِ شَىْءٌ فَٱتِّبَاعٌۢ بِٱلْمَعْرُوفِ وَأَدَآءٌ إِلَيْهِ بِإِحْسَـٰنٍ ۗ ذَٰلِكَ تَخْفِيفٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَرَحْمَةٌ ۗ فَمَنِ ٱعْتَدَىٰ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَلَهُۥ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Ey İman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hür olan ile hür, köle ile köle, kadın ile kadın. Öldüren kişi, kardeşi (maktulün velisi) tarafından bağışlanmışsa artık ona örfe uymak ve bağışlayana güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra da haddi aşan kimseye elem verici azap vardır.

    Sa’dî tefsiri (Türkçe)

    Kapsadığı ayetler: 178

    178. “Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında üzerinize kısas farz kılındı.” Yüce Allah mü’min kullarına öldürülenler hakkında kısası farz kılma lütfunu hatırlatmaktadır. Kısas, öldürmelerde eşitlik sağlamak ve katilin, -kullar arasında adaleti ve dengeyi sağlamak üzere- maktulü öldürdüğü şekilde öldürülmesi demektir. Hitabın bütün mü’minlere yöneltilmiş olması, hepsinin bunu yerine getirmekle yükümlü olduğuna delildir. Hatta katilin velileri ve kendisi bile öldürülenin velisine -velileri kısas talebinde bulundukları takdirde ve katile kısasın uygulanması mümkün ise- yardımcı olmalıdırlar. Cahiliye âdetinde ve benzerlerinde görüldüğü şekliyle cinâyet işleyenlerin himaye edilmesinde olduğu gibi bu haddin uygulanmasına engel olmaları ve velinin kısası almasını önlemeleri caiz değildir. Daha sonra Yüce Allah kısası tafsilatı ile açıklamak üzere şöyle buyurmaktadır: “Hür hür olana…” Bu lafzın mantukuna erkek erkeğe, dişi dişiye, aynı şekilde erkek dişiye, dişi de erkeğe karşılık kısas edilir hükmü de girmektedir. Buna göre bu buyruğun mantuku Yüce Allah’ın “dişi dişiye” buyruğundan anlaşılan mefhumdan önceliklidir. Çünkü sünnet erkeğin dişi karşılığında öldürüleceğine delalet etmektedir. Bununla birlikte ne kadar yukarı çıkarsa çıksınlar ebeveynler (anne, baba, dedeler ve nineler) bu buyruğun kapsamının dışındadır. Zira bu hususta sünnetin vürudu sebebi ile ebeveynler çocuklarına karşılık kısas olarak öldürülmezler. Ayrıca Yüce Allah’ın “kısas” buyruğunda da babanın çocuğuna karşılık öldürülmesinin adalet olmadığına delil vardır. Çünkü babanın kalbindeki şefkat ve merhamet ya aklî bir dengesizlik yahut gerçekten çocuğunun kendisine çok aşırı eziyet vermesi gibi bir sebep olmadıkça onun çocuğunu öldürmesine engel teşkil eder. Yine sünnet-i seniyye ile kâfir karşılığında mü’minin öldürülmesi de bu umumi ifadenin kapsamı dışındadır. Âyet-i kerimede yalnızca mü’minlere hitap edilmesi de bunu ifade etmektedir. Ayrıca Allah’ın dostunun Allah’ın düşmanı karşılığında öldürülmesi de adalet değildir. “köle köle olana” İster erkek ister dişi olsun, kıymetleri ister eşit ister farklı olsun köle de köle karşılığında öldürülür. Yine buyruğun mefhumu, hür kimsenin köleye karşılık öldürülmeyeceğine delildir. Çünkü hür ile köle birbirine eşit değildirler. “dişi dişiye” Bazı ilim adamları dişinin dişiye karşılık öldürülmesi ibaresinin mefhumunu esas alarak kadına karşılık erkeğin öldürülmesinin caiz olmadığını söylemişlerdir. Buna dair açıklama ise az önce geçmiş bulunuyor. Bu âyet-i kerimede öldürmelerde aslolanın kısas olduğuna, diyetin ise kısasın bir bedeli olduğuna delil vardır. Bundan dolayıdır ki Yüce Allah: “Fakat kime kardeşi tarafından bir şey affolunursa” diye buyurmaktadır. Yani öldürülenin velisi katili affederek diyet kabul ederse yahut velilerin bazıları affedecek olursa kısas düşer, bunun yerine diyet ödenmesi gerekir. Kısas uygulamakta muhayyerlik ve diyeti tercih etmek maktulün velisinin hakkıdır. Veli katili affedecek olursa, o takdirde onun “güzellikle” yani katile zorluk çıkarmadan, ona güç yetiremeyeceği şeyi yüklemeden, aksine yapacağı ödemeyi ondan güzellikle ve ona sıkıntı vermeden diyetini istemelidir. Buna karşılık katilin de ödemesi gereken diyeti “güzellikle” yani savsaklamadan ve eksiltmeden, maktulün velisine fiilî ya da sözlü bir kötülükte bulunmaksızın ödemesi gerekir. Öldürülenin velisinin onu affetmekle iyilikte bulunmasının karşılığı diyet borcunu güzel bir şekilde ödemekten başka ne olabilir ki? Bu insanlar arasındaki bütün hak ve borçlanmalarda emrolunmuş bir husustur. Şöyle ki alacaklı olan hakkını güzel bir şekilde istemelidir, borçlu olan da borcunu güzellikle ödemelidir. Yüce Allah’ın: “Kime kardeşi tarafından bir şey affolunursa” buyruğunda kısasın affedilerek diyetin kabul edilmesine bir teşvik ve hak sahiplerinin kalbine rikkat veren bir incelik vardır. Bundan daha güzeli ise hiçbir karşılık istemeksizin affetmektir. Yüce Allah’ın: “Kardeşi tarafından” buyruğunda, katilin kâfir olmayacağına delil vardır. Çünkü burada kardeşlikten kasıt iman kardeşliğidir ve öldürmesi sebebi ile katil, bu iman kardeşliğinin dışına çıkarılmamaktadır. O halde küfürden daha aşağı olan diğer masiyetlerin failleri sırf bu masiyetleri sebebiyle haydi haydi kâfir olmazlar. Ancak işlediklerinden dolayı imanları eksilir. Maktulün velileri yahut onların bir kısmı kısastan vazgeçip katili affedecek olurlarsa artık katilin kanı dökülemez. Böylelikle hem maktulün velilerine karşı hem başkalarına karşı katilin kanı koruma altında olur. Bundan dolayıdır ki Yüce Allah: “Kim bundan” yani aftan “sonra haddi aşarsa onun için” âhirette “pek acıklı bir azap vardır” buyurmaktadır. Katilin öldürülmesi yahut (diyet ödemesi halinde) öldürülmemesi şeklindeki cezalar ise bundan önceki buyruklardan anlaşılmaktadır. Çünkü katil kendisine denk birisini öldürecek olursa bundan dolayı öldürülmesi gerekir. “Pek acıklı bir azab”ı (kısas yoluyla) öldürülmek diye yorumlayan ve âyet-i kerimenin katilin mutlaka öldürülmesi gerektiğine delil olduğunu, affedilmesinin ise caiz olmadığını söyleyen birtakım ilim adamları da vardır; ancak doğru olan birinci görüştür. Çünkü onun cinâyeti (affedilip edilmemesi açısından) başkasının cinâyetinden daha büyük değildir.

    Sa’dî tefsiri, Türkçe v1.0.0, QuranEnc.com

    Ayet işlemleri
    Ayet sayfasını aç 178 Tilavetimi kontrol et: Deneysel
    Özel not

Tefsir

Sonraki sureÂl-i Imran Suresiآل عمران

Hata bildir

Daha fazla