طه

Taha Suresi

135 ayetMekkiCüz 16

Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel

Okuma ayarları

Tecvit renk rehberi

Kurallar renklerin yanında adlar, örnekler ve farklı alt çizgi biçimleriyle belirtilir. Örnekler yayımlanan Kur’an metninden alınmıştır.

Gunne
وَمِمَّا2:3
İhfa
يُنفِقُونَ2:3
İdgam
هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ2:2
İklab
أَلِيمٌۢ بِمَا2:10
Kalkale
رَزَقْنَـٰهُمْ2:3
Med: 2 hareke
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Med: 2, 4 veya 6 hareke
ٱلرَّحِيمِ1:1
Med: 4 veya 5 hareke
بِمَآ2:4
Med: 6 hareke
ٱلضَّآلِّينَ1:7
Vasıl hemzesi
ٱللَّهِ1:1
Şemsî lam
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Okunmayan harfler
ٱلصَّلَوٰةَ2:3

Tajweed annotations: cpfair/quran-tajweed (CC BY 4.0), built from ReciteQuran.com and the Dar al-Maarifah tajweed masahif; offsets adapted to the current Tanzil text.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com

  1. 97

    قَالَ فَٱذْهَبْ فَإِنَّ لَكَ فِى ٱلْحَيَوٰةِ أَن تَقُولَ لَا مِسَاسَ ۖ وَإِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَّن تُخْلَفَهُۥ ۖ وَٱنظُرْ إِلَىٰٓ إِلَـٰهِكَ ٱلَّذِى ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًا ۖ لَّنُحَرِّقَنَّهُۥ ثُمَّ لَنَنسِفَنَّهُۥ فِى ٱلْيَمِّ نَسْفًا

    Mûsâ: "Haydi git. Artık (ceza olarak) hayatın boyunca bana dokunmayın diyeceksin. Bir de senin için hiç kaçamayacağın bir azap günü var. Üzerine sarılıp ibadet ettiğin ilahına bir bak, şimdi onu yakacağız. Sonra parça parça edip denize savuracağız." dedi.

    Sa’dî tefsiri (Türkçe)

    Kapsadığı ayetler: 97

    97. Mûsâ da ona “dedi ki: Haydi git” benden uzak dur. “Çünkü sen hayatta oldukça: Ne siz bana dokunun, ne ben size dokunayım, diyeceksin.” Yani senin dünya hayatındaki cezan şu olacaktır: Kimse sana yaklaşmayacağı gibi kimse sana dokunmayacaktır da. Hatta sen, sana yaklaşmak isteyenlere bile: Bana dokunma, bana yaklaşma, diyeceksin. Bu ise onun yaptığının bir cezasıdır. Zira başkasının elinin değmediği şeye onun eli değmişti ve başkasının yapmadığı bir işi o yapmıştı. “Senin için asla ertelenmeyecek bir (azap) vadesi vardır.” O vade gelince hayır ve şer tüm amelinin karşılığı sana verilecektir. “Şimdi şu tapınıp durduğun ilâhına” yani buzağıya “iyi bak! Andolsun biz onu yakacağız, sonra da darmadağın edip denize savuracağız.” Mûsâ, bu dediğini yaptı. Eğer bu buzağı gerçekten bir ilâh olsaydı, kendisine bu şekilde bir zarar verecek ve onu yok edecek olana karşı kendisini savunurdu. Buzağının sevgisi, İsrailoğullarının kalbine adeta içirilmişti. Onun için Mûsâ aleyhisselam, bir daha geri iade edilmesi mümkün olmayacak bir şekilde gözleri önünde onu büsbütün imha etmek istemişti. Onu yakmak, un ufak edip denizde rüzgara karşı savurmak suretiyle cismi yok olduğu gibi sevgisinin de İsrailoğullarının kalplerinden yok olmasını istemişti. Çünkü buzağının olduğu gibi bırakılması ayrı bir imtihan olurdu. Zira insanların nefislerinde batıla çağıran ciddi bir eğilim vardır. srailoğulları, onun ilâhlığının batıl olduğunu açıkça görünce Mûsâ, kendisine hiçbir şekilde ortak koşulmaksızın tek olarak ibadete kimin layık olduğunu haber vermek üzere şunları söyledi:

    Sa’dî tefsiri, Türkçe v1.0.0, QuranEnc.com

    Ayet işlemleri
    Ayet sayfasını aç 97 Tilavetimi kontrol et: Deneysel
    Özel not

Tefsir

Sonraki sureEnbiya Suresiالأنبياء

Hata bildir

Daha fazla