الحج
Hac Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 64
لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۗ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Şüphesiz Allah, hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır, elbette övgüye lâyıktır.
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 64
64. “Göklerde olanlar da yerde olanlar da” hem yaratılma itibari ile hem de kul olma itibari ile “yalnız O’nundur.” O, onlar hakkında malikiyeti, hikmeti ve kemâl derecesindeki kudreti ile tasarrufta bulunur. O’nun dışında hiçbir kimsenin bu hususlarda en ufak bir hak ve yetkisi yoktur. “Hiç şüphesiz Ğaniy ve Hamid olan Allah'tır.” Bütün yönleri ile tam ve mutlak Ğanî (zengin olan, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan) O’dur. Yarattıklarından hiçbir kimseye muhtaç olmaması, herhangi bir düşkünlük dolayısı ile dost edinmemesi, azlık sebebi ile onlar ile varlığını çoğaltmaya muhtaç olmaması da O’nun Ğanî oluşundandır. Herhangi hiçbir eş ve evlat edinmemiş olması, yememesi, içmemesi, yaratılmışların muhtaç oldukları herhangi bir şeye hiçbir bakımdan muhtaç olmaması, başkasına yedirdiği halde kendisine yedirilmemesi, bütün yaratıkların var oluşlarında, yardıma mazhar oluşlarında, dinlerinde ve dünyalarında O’na muhtaç olmaları da O’nun Ğanî oluşundandır. Göklerde ve yerde bulunan her bir şey, canlı cansız bütün varlıklar, tek bir düzlükte toplanıp da onların her birisi temenni edebildiği her bir şeyi dilese ve O da herkese temenni ettiklerini kat kat fazlasıyla verecek olsa bu, O’nun mülkünden hiçbir şeyi eksiltmez. O, çok cömert olması, gece ve gündüz her türlü hayır ve bereketi kesintisiz olarak ihsan etmesi ve tüm canlılara lütuf ve ihsanlarının kesintisiz sürmesi, lütuf ve ihsan yurdu olan cennetinde hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği, hiçbir insanın hatırından geçirmediği nimet ve ihsanları hazırlamış olması... hep O’nun Ğani oluşunun tecellileridir. Hamid; zatı ve isimleri itibari ile kendisine hamd edilen, övülen demektir. Çünkü O’nun isimlerinin hepsi güzeldir. Sıfatları sebebi ile de övülendir; çünkü O’nun bütün sıfatları kemal sıfatıdır. Fiilleri dolayısı ile de övülendir; çünkü bütün fiilleri adalet, ihsan, rahmet ve hikmettir. Şeriatı dolayısı ile övülendir; çünkü O, ya katıksız maslahat olan bir hususu emreder yahut da maslahatı ağırlıklı olan bir emir verir. Yine O, bir şeyi yasaklamışsa ya katıksız fesattır ya da ağırlıklı olarak fesat içerir. Gökleri, yeri, her ikisi arasındakileri ve bunlardan sonra O’nun dilediği şeyleri dolduracak kadar hamd, yalnız O’nundur. Dahası O, kendi zatını nasıl övdü ise öyledir. Kullarının kendisine yapacakları övgü ve senâların çok çok üstündedir. O, kendisine tevhid ihsan ettiği kimselere tevfikinden dolayı hamde layık olandır. Kendilerine yardımını vermediği kimselere de bu yardımı vermemesi dolayısı ile hamd edilendir. O hamdinde Ğani, Ğaniliğinde Hamîd olandır.
Ayet işlemleri