النور

Nur Suresi

64 ayetMedeniCüz 18

Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel

Okuma ayarları

Tecvit renk rehberi

Kurallar renklerin yanında adlar, örnekler ve farklı alt çizgi biçimleriyle belirtilir. Örnekler yayımlanan Kur’an metninden alınmıştır.

Gunne
وَمِمَّا2:3
İhfa
يُنفِقُونَ2:3
İdgam
هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ2:2
İklab
أَلِيمٌۢ بِمَا2:10
Kalkale
رَزَقْنَـٰهُمْ2:3
Med: 2 hareke
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Med: 2, 4 veya 6 hareke
ٱلرَّحِيمِ1:1
Med: 4 veya 5 hareke
بِمَآ2:4
Med: 6 hareke
ٱلضَّآلِّينَ1:7
Vasıl hemzesi
ٱللَّهِ1:1
Şemsî lam
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Okunmayan harfler
ٱلصَّلَوٰةَ2:3

Tajweed annotations: cpfair/quran-tajweed (CC BY 4.0), built from ReciteQuran.com and the Dar al-Maarifah tajweed masahif; offsets adapted to the current Tanzil text.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com

  1. 31

    وَقُل لِّلْمُؤْمِنَـٰتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَـٰرِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا ۖ وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَىٰ جُيُوبِهِنَّ ۖ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ أَوْ ءَابَآئِهِنَّ أَوْ ءَابَآءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ أَبْنَآئِهِنَّ أَوْ أَبْنَآءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ إِخْوَٰنِهِنَّ أَوْ بَنِىٓ إِخْوَٰنِهِنَّ أَوْ بَنِىٓ أَخَوَٰتِهِنَّ أَوْ نِسَآئِهِنَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَـٰنُهُنَّ أَوِ ٱلتَّـٰبِعِينَ غَيْرِ أُو۟لِى ٱلْإِرْبَةِ مِنَ ٱلرِّجَالِ أَوِ ٱلطِّفْلِ ٱلَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا۟ عَلَىٰ عَوْرَٰتِ ٱلنِّسَآءِ ۖ وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِن زِينَتِهِنَّ ۚ وَتُوبُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَ ٱلْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Açıkta olup, gözüken kısmı hariç ziynetlerini göstermesinler. Başörtüleri ile yakalarının (boyun, göğüs) üzerini de kapatsınlar. Süslerini; kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, kocalarının oğulları, kendi kardeşleri, kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi (gibi iman etmiş) kadınlar, sahip oldukları köleler, kadınlara ihtiyacı kalmamış hizmetçiler, kadınların mahrem yerlerini henüz bilmeyen çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerinin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey Müminler! Kurtuluşa ermek için hep birden Allah’a tevbe edin!

    Sa’dî tefsiri (Türkçe)

    Kapsadığı ayetler: 31

    31. Yüce Allah, mü’min erkeklere gözlerini haramdan sakınıp mahrem yerlerini korumalarını emrettikten sonra mü’min kadınlara da aynı şekilde emir vererek şöyle buyurmaktadır: “Mü’min kadınlara söyle de gözlerini” avretlere ve şehvetle yabancı erkeklere bakmaktan vb. yasak bakışlardan “sakınsınlar ve mahrem yerlerini” kendilerine haram olan kimselere cima etme yahut dokunma veya bakma imkânını vermeyerek “korusunlar. Kendiliğinden görünen kısmı hariç zinetlerini göstermesinler.” Güzel elbiseler, zinet eşyaları ve bedenin tümü zinete dahildir. Dışa giyilen elbiselerin görünmesi kaçınılmaz olduğundan dolayı “kendiliğinden görünen kısmı hariç” buyrulmuştur. Yani giyilmesi âdet haline gelmiş olup fitneyi çağrıştıran bir özellik taşımayan dış elbiseler müstesnadır. “Başörtülerini de yakalarının üzerine salsınlar.” Bu ise tesettüre bürünmenin mükemmel olması içindir. Ayrıca bu, açığa çıkarılması haram olan zînetin kapsamına belirttiğimiz gibi bedenin tümünün dahil olduğunun da delilidir. aha sonra Yüce Allah, zînetlerini açığa çıkarma yasağını tekrar söz konusu etmekte ve buna şu istisnaları getirmektedir: “Zînetlerini kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından” bu, hem bizzat babayı, hem ne kadar yukarı çıkarsa çıksın dedeleri kapsar, “oğullarından, kocalarının (başka kadınlardan olma) oğullarından” buna öz ve üvey oğullarla tüm erkek torunlar dahildir “erkek kardeşlerinden, erkek kardeşlerinin oğullarından” ister anne baba bir kardeş olsunlar, ister baba bir, isterse de anne bir kardeş olsunlar fark etmez; “kızkardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından,” Kadınların birbirlerine bakmaların mutlak olarak caizdir. Ancak buradaki “kendi kadınlarından” ifadesinin aynı cinsten olma anlamına gelme ihtimali vardır. Yani “sizin cinsinizden olan müslüman kadınlar” demektir. Bu da zimmi kadının müslüman kadına bakması caiz değildir, diyenlerin görüşlerine delildir. “kölelerinden” köle bütünü ile kadına ait ise o kölenin hanımefendisine bakması -kadın o kölenin tek sahibi olduğu sürece- caizdir. Ancak bu mülkiyet, kısmen veya tamamen ortadan kalkarsa artık kölenin ona bakması caiz olmaz. “Kadınlara karşı arzusu olmayan erkeklerden” yani (yemek vb. bir şeyler almak ümidiyle) sizin ardınızdan gelip peşinize takılan ancak kadınlara hiçbir arzu ve isteği bulunmayan, avretin mahiyetini anlamayan kadar bunak, ne fercinde ne de kalbinde böyle bir arzu bulunmayan iktidarsız kimseler ve benzerlerinin kadınlara bakmalarında bir sakınca yoktur. “Ve kadınların avret yerlerini henüz anlamayan erkek çocuklardan” yani henüz temyiz yaşına gelmemiş erkek çocukların yabancı kadınlara bakmaları caizdir. Yüce Allah, buna sebep olarak kadınların avretlerini henüz anlayamamalarını göstermektedir. Yani bu hususta herhangi bir bilgileri bulunmuyor ve henüz şehvetleri uyanmıyor ise bunda bir mahzur yoktur. Bu buyruk, temyiz yaşına gelmiş çocuğa karşı yabancı kadının tesettüre riâyet etmesi gerektiğine delildir. Çünkü bu gibi kimseler, kadınların avretlerini fark edebilecek yaştadır. İşte zinetlerini bu sayılanlardan “başkasına göstermesinler. Gizledikleri zînetleri bilinsin diye de ayaklarını vurmasınlar.” Yani takındıkları halhal vb. zinet eşyaları, ses çıkartıp da bu yolla zînetlerinin farkına varılarak fitneye vesile olmaması için ayaklarını yere vurmasınlar. Bu ve benzeri buyruklardan, seddu’z-zerâî’ kaidesi anlaşılmaktadır. Yani bir iş, mübah olmakla beraber eğer harama götürüyor ise yahut harama götürmesinden korkuluyor ise yasaklanır. Yere ayakları vurmak, aslında mübahtır. Ancak zînetin bilinmesine götüren bir yol olmasından ötürü yasaklanmıştır. anı Yüce Allah, bunca güzel emirleri buyurduktan, bu güzel tavsiyelerini yaptıktan sonra -bu hususlarda mü’min kimselerin birtakım kusurlarının bulunması kaçınılmaz olduğundan dolayı- mü’minlere tevbe etmelerini emrederek şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Hep birlikte Allah’a tevbe edin.” Çünkü imanı mümini tevbeye çağırır. Daha sonra da kurtuluşun buna bağlı olduğunu belirterek “ki kurtuluşa eresiniz” buyurmaktadır. Tevbe olmadan kurtuluşa imkân yoktur. Tevbe ise Allah’ın zahiren ve batınen hoşlanmadığı şeylerden, zahiren ve batınen sevdiği şeylere dönmek demektir. Bu buyruk, her bir mü’minin tevbe etmeye ihtiyacı bulunduğunun delilidir. Çünkü Yüce Allah, bütün mü’minlere hitap etmektedir. Ayrıca “Allah’a tevbe edin” buyruğunda tevbenin ihlâs ile yapılması da teşvik edilmektedir. Yani dünya musibetlerinden kurtulmak yahut riyakârlık gibi bozuk bir amaçla tevbe etmeyin; yalnızca Allah için tevbe edin, demektir.

    Sa’dî tefsiri, Türkçe v1.0.0, QuranEnc.com

    Ayet işlemleri
    Ayet sayfasını aç 31 Tilavetimi kontrol et: Deneysel
    Özel not

Tefsir

Sonraki sureFurkan Suresiالفرقان

Hata bildir

Daha fazla