النور

Nur Suresi

64 ayetMedeniCüz 18

Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel

Okuma ayarları

Tecvit renk rehberi

Kurallar renklerin yanında adlar, örnekler ve farklı alt çizgi biçimleriyle belirtilir. Örnekler yayımlanan Kur’an metninden alınmıştır.

Gunne
وَمِمَّا2:3
İhfa
يُنفِقُونَ2:3
İdgam
هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ2:2
İklab
أَلِيمٌۢ بِمَا2:10
Kalkale
رَزَقْنَـٰهُمْ2:3
Med: 2 hareke
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Med: 2, 4 veya 6 hareke
ٱلرَّحِيمِ1:1
Med: 4 veya 5 hareke
بِمَآ2:4
Med: 6 hareke
ٱلضَّآلِّينَ1:7
Vasıl hemzesi
ٱللَّهِ1:1
Şemsî lam
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Okunmayan harfler
ٱلصَّلَوٰةَ2:3

Tajweed annotations: cpfair/quran-tajweed (CC BY 4.0), built from ReciteQuran.com and the Dar al-Maarifah tajweed masahif; offsets adapted to the current Tanzil text.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com

  1. 55

    وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنكُمْ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ كَمَا ٱسْتَخْلَفَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ ٱلَّذِى ٱرْتَضَىٰ لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُم مِّنۢ بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا ۚ يَعْبُدُونَنِى لَا يُشْرِكُونَ بِى شَيْـًٔا ۚ وَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَـٰسِقُونَ

    Allah, içinizden iman edenlere ve salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri hükümran kıldığı gibi, onları da yeryüzünde hükümran kılacağını, kendileri için seçip beğendiği dinlerini onlar için güçlendirip yerleştireceğini ve korkulu hallerini güvene çevireceğini vadetmiştir. Bana hiçbir şeyi ortak koşmaksızın ibadet ederler. Bundan sonra artık kim kâfir olursa onlar fasıkların ta kendileridir.

    Sa’dî tefsiri (Türkçe)

    Kapsadığı ayetler: 55

    55. Bunlar, Yüce Allah’ın dosdoğru vaatleridir. Bunların gerçekleştiği ve haber verdiği gibi ortaya çıktığı görülmüştür. O, bu ümmet arasından iman ve salih ameli gereğince ayakta tutan kimselere kendilerini yeryüzünde hükümran kılacağını vaat etmiştir. Yeryüzünün halifelerinin ve tasarruf sahiplerinin onlar olacağını bildirmiştir. Ayrıca kendileri için beğenip seçtiği ve bütün dinlerden üstün olan İslâm dinini hakim kılacağını da vaat etmiştir. O, bu dini bu ümmet için seçip beğenmiştir. Çünkü bu ümmet, faziletli ve şerefli bir ümmettir. Bu ümmet üzerindeki nimeti, onların bu dini uygulama imkânını elde etmelerini, bu dinin zahir ve batın şer’î hükümlerini hem kendi nefislerinde hem de başkalarında uygulamalarını mümkün kılmıştır. Ayrıca onların dışındaki çeşitli dinlere mensup kimseler ve diğer kâfirler de mağlup ve zelil kimselerdir. Yüce Allah, onlara ayrıca şunu da vaat etmiştir: Korkularından sonra onlara güvenlik verecektir. Çünkü önceleri onlardan herhangi bir kimse, dinini ve kabul ettiği yolu kâfirlerden pek çok eziyet ve işkenceyi göze almadıkça açığa vurma imkânını bulamıyordu. Müslüman cemaat sayıca başkalarına nispetle oldukça azdı. Yeryüzündeki insanlar da elbirliği ile onlara karşı dikilmiş, onların başlarına türlü musibetler getirmeye kalkışmıştı. İşte Yüce Allah, bu âyetin indiği dönemde onlara bütün hususları vaat etmiştir. Henüz o ümmet yeryüzünde halifelik makamına getirilmeyi, iktidar sahibi olmayı, İslâm dinini uygulama imkânını elde etmeyi ve tam güvenlik içerisinde Yüce Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmaksızın, Allah’tan başkasından çekinmeksizin O’na ibadet edecek şekilde bir iktidara sahip olamamıştı. Ancak bu ümmetin ilk nesli, başkalarından çok daha ileri ve üstün bir şekilde iman ve amel-i salihin gereğini yerine getirdi. Böylece Yüce Allah, onlara çeşitli ülkelerin ve milletlerin yönetim ve iktidarını verdi; yerin doğularını ve batılarını fethetmelerini mümkün kıldı. Tam bir güvenliğe ve tam bir iktidara kavuştular. İşte bu da Yüce Allah’ın hayret edilecek ve göz kamaştıracak belgelerinden biridir. Bu durum, Kıyametin kopacağı vakte kadar aynen geçerlidir. Mü’minler ne zaman imanı ve salih ameli gereği gibi yerine getirecek olurlarsa, Allah’ın onlara verdiği bu sözü gerçekleştirmesi kaçınılmazdır. Yüce Allah’ın onlara kâfir ve münafıkları musallat kılması ve bazı hallerde onları galip kılması, müslümanların iman ve salih ameli ihlal etmeleri dolayısıyladır. “Bundan” yani ey müslümanlar; böyle bir iktidardan ve sizin tam anlamıyla egemen kılınmanızdan “sonra her kim kâfir olursa işte onlar fasıkların” Allah’a itaatin sınırları dışına çıkarak bozgunculuk yapanların “ta kendileridir.” Artık iyi hiçbir şeyi hak etmezler, hayır işleme yeterliliklerini kaybederler. Çünkü aziz ve üstün zamanlarında imanı terk eden ve imana bağlanmayı engelleyen sebeplerin olmadığı bir sırada ondan uzaklaşan kimsenin bu hali, niyetinin bozukluğuna, içinde kötü şeyler sakladığına delildir. Zira bu gibi hallerde dinini terk etmesine iten hiçbir sebep yoktur. u âyet-i kerimede Yüce Allah’ın bizden önceki müminlere iktidar verip onları da yeryüzünde halifelik makamına getirdiğine delil vardır. Nitekim Mûsâ’nın kavmine şunları söylediğini biliyoruz: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve sizi yeryüzünde halifeler kılar; o zaman da sizin nasıl davranacağınıza bakacaktır.” (el-A’raf 7/129) Bir başka yerde de Allah şöyle buyurmaktadır: “Biz de o ülkede zayıf düşürülenlere lütfetmek, onları önder yapmak ve onları varisler kılmak istiyorduk. Ve onlara o yerde güç ve imkân verelim (istiyorduk).” (el-Kasas, 28/5-6)

    Sa’dî tefsiri, Türkçe v1.0.0, QuranEnc.com

    Ayet işlemleri
    Ayet sayfasını aç 55 Tilavetimi kontrol et: Deneysel
    Özel not

Tefsir

Sonraki sureFurkan Suresiالفرقان

Hata bildir

Daha fazla