النمل

Neml Suresi

93 ayetMekkiCüz 19

Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel

Okuma ayarları

Tecvit renk rehberi

Kurallar renklerin yanında adlar, örnekler ve farklı alt çizgi biçimleriyle belirtilir. Örnekler yayımlanan Kur’an metninden alınmıştır.

Gunne
وَمِمَّا2:3
İhfa
يُنفِقُونَ2:3
İdgam
هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ2:2
İklab
أَلِيمٌۢ بِمَا2:10
Kalkale
رَزَقْنَـٰهُمْ2:3
Med: 2 hareke
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Med: 2, 4 veya 6 hareke
ٱلرَّحِيمِ1:1
Med: 4 veya 5 hareke
بِمَآ2:4
Med: 6 hareke
ٱلضَّآلِّينَ1:7
Vasıl hemzesi
ٱللَّهِ1:1
Şemsî lam
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Okunmayan harfler
ٱلصَّلَوٰةَ2:3

Tajweed annotations: cpfair/quran-tajweed (CC BY 4.0), built from ReciteQuran.com and the Dar al-Maarifah tajweed masahif; offsets adapted to the current Tanzil text.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com

  1. 39

    قَالَ عِفْرِيتٌ مِّنَ ٱلْجِنِّ أَنَا۠ ءَاتِيكَ بِهِۦ قَبْلَ أَن تَقُومَ مِن مَّقَامِكَ ۖ وَإِنِّى عَلَيْهِ لَقَوِىٌّ أَمِينٌ

    Cinlerden bir ifrit; ”Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir biriyim.” dedi.

    Sa’dî tefsiri (Türkçe)

    Kapsadığı ayetler: 38 - 40

    38. Süleyman, kendisine gelmek üzere mutlaka yola koyulacaklarını bildiğinden çevresinde hazır bulunan cin ve insanlara şöyle dedi: “Onlar bana teslim/müslüman olarak gelmeden önce o kadının tahtını hanginiz bana getirebilirsiniz?” Yani kim getirebilir ki biz, onlar İslâm’a girmeden ve böylelikle malları saygın ve dokunulmaz olmadan önce onun üzerinde tasarrufta bulunabilelim. 39. “Cinlerden bir ifrit” oldukça güçlü ve süratli çalışan kimseye ifrit denir. “Ben onu sana, daha sen yerinden kalkmadan getirebilirim. Gerçekten ben buna gücü yeten ve güvenilir bir kimseyim.” Görüldüğü kadarıyla o sırada Süleyman aleyhisselam Şam’da bulunuyordu. Buna göre kendisiyle Sebe’ arasında iki ay gidiş, iki ay dönüş olmak üzere dört aylık bir mesafe bulunuyordu. Buna rağmen bu ifrit, ona şöyle demişti: Bu tahtı büyüklüğüne, ağırlığına ve aradaki mesafenin uzaklığına rağmen sen şu oturmakta olduğun meclisten kalkmadan önce onu getirmeyi üstlenebilirim. Uzunca oturulan meclislerde mutad olan, bu meclislerin kuşluk vakti boyunca sürmesi ve günün üçte biri kadar olmasıdır. Bu, mutad olan sürenin nihaî vaktidir. Bazen bundan daha az da olabilir, daha çok da olabilir. İşte bu yüce hükümdar Süleyman aleyhisselam’ın halkı arasından birisi, bu kadar büyük bir güce sahipti. Hatta bundan daha ilerisi de vardı: 40. “Nezdinde kitaptan bir bilgi bulunan kişi dedi ki...” Müfessirlerin dediklerine göre bu, Süleyman aleyhisselam’ın yanında bulunan Berhiya oğlu Asaf diye bilinen alim ve salih bir zat idi. Bu zat, kendisi anılarak Allah’a dua edildiğinde Allah’ın duayı kabul ettiği, istekte bulunulduğunda istenilenleri verdiği, Allah’ın ism-i azamını bilen birisi imiş. “Ben, onu sana daha sen gözünü kırpmadan getiririm.” Yüce Allah’a bu ismini anıp dua ederek derhal bu tahtın hazır olacağını söyledi. Gerçekten Allah’a dua etti ve taht huzura geldi. Bu olay böyle olabileceği gibi bu kişinin, nezdinde kitaptan bir bilgiye sahip olup bu bilgi sayesinde uzak olanı yakına getirebilme, elde edilmesi zor olanı elde edebilme gücüne sahip olduğu da kastedilmiş olabilir. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır. “Derken Süleyman tahtın, yanı başında hazır durduğunu görünce” Yüce Allah’a verdiği güç ve kudrete, hükümdarlığına, işleri kendisine kolaylaştırmasına hamd-ü senâda bulundu ve “dedi ki: Bu, Rabbimin bir lütfudur. Bunu şükür mü yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak için yapmıştır.” Yani Rabbim, bunlarla beni sınamak için bunları bana vermiş bulunuyor. Süleyman aleyhisselam hükümdarlığı, saltanatı ve kudreti ile -cahil hükümdarların huyu olduğu şekilde- asla gurura kapılmadı. Aksine o, bunların Rabbinin bir sınaması olduğunu bildiğinden, bu büyük nimetin şükrünü yerine getirememekten korkmuştu. Daha sonra bu şükrün, Yüce Allah’a bir faydasının olmadığını, esasen bunun faydasının kişinin kendisine olduğunu beyan ederek şunları söyledi: “Kim şükrederse kendi faydasına şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse şüphesiz Rabbim Ğanidir” onun amellerine muhtaç değildir, “Kerimdir” hayırları şükredeni de nankörlük edeni de kapsayacak kadar cömert, lütuf ve kerem sahibidir. Ancak O’nun nimetlerine şükür, nimetlerinin daha da artmasına vesile olur. Nankörlük etmek ise nimetlerin yok olmasına sebep olur.

    Sa’dî tefsiri, Türkçe v1.0.0, QuranEnc.com

    Ayet işlemleri
    Ayet sayfasını aç 39 Tilavetimi kontrol et: Deneysel
    Özel not

Tefsir

Sonraki sureKasas Suresiالقصص

Hata bildir

Daha fazla