الأحزاب
Ahzab Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 4
مَّا جَعَلَ ٱللَّهُ لِرَجُلٍ مِّن قَلْبَيْنِ فِى جَوْفِهِۦ ۚ وَمَا جَعَلَ أَزْوَٰجَكُمُ ٱلَّـٰٓـِٔى تُظَـٰهِرُونَ مِنْهُنَّ أُمَّهَـٰتِكُمْ ۚ وَمَا جَعَلَ أَدْعِيَآءَكُمْ أَبْنَآءَكُمْ ۚ ذَٰلِكُمْ قَوْلُكُم بِأَفْوَٰهِكُمْ ۖ وَٱللَّهُ يَقُولُ ٱلْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِى ٱلسَّبِيلَ
Allah, hiçbir adamın içine iki kalp yaratmamıştır. Zihâr yaptığınız ("Sen bana anamın sırtı gibisin" diyerek kendinize haram kıldığınız) eşlerinizi analarınız kılmamıştır. Evlat edindiğiniz kimseleri de öz oğullarınız kılmamıştır. Bunlar ağızlarınızla söylediğiniz sözlerinizden ibarettir. Allah hak olanı söyler, doğru yola ileten de odur.
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 4
4. Yüce Allah, kullarını gerçekle ilgisi olmayan sözleri dolayısı ile azarlamakta ve gerçeğin söyledikleri gibi olmadığını açıklamaktadır. Çünkü onların bu kabilden sözleri asılsız bir yalandır ve dinen çirkin birtakım hususlar, bu gibi sözlerin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum, Yüce Allah’ın takdir etmediği şeylerin var olduğunu ya da meydana geldiğini haber veren her tür konuşma hakkında geçerlidir. Ancak Yüce Allah, bunlar arasından şu hususları -bizzat meydana gelmiş olmaları ve açıklanmalarına ileri derecede ihtiyaç duyulması dolayısı ile- özellikle söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Allah hiçbir adamın içinde iki kalp yaratmamıştır.” Böyle bir şey olmaz. O bakımdan sakın siz herhangi bir kimse için: Onun göğsünde iki kalp vardır, demeyesiniz. O takdirde sizler ilâhî hilkat hakkında yalan söylemiş olursunuz. Sizlerin hanımlarınıza: Sen benim için annemin sırtı gibisin yahut sen bana annem gibisin (haramsın) demek sureti ile “zıhâr yaptığınız hanımlarınızı analarınız saymamıştır.” Allah, onları sizin anneleriniz kılmamıştır; çünkü kişinin annesi, ancak kendisini doğuran kadındır. Anne, kişi için hem haramlık, hem hürmet itibari ile kadınlar arasında en üstün değere sahip olandır. Hanım ise kişiye en helâl olan kadındır. Birbiri ile bu kadar zıt konumda olan iki kadının biri ötekine nasıl benzetilebilir? Böyle bir şey caiz değildir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Aranızdan hanımlarına zıhâr yapanların hanımları onların anaları değildir. Onların anaları ancak onları doğuranlardır. Şüphe yok ki bunlar elbette çirkin ve yalan bir söz söylüyorlar.” (el-Mücadele, 58/2) “Evlatlıklarınızı da öz oğullarınız kılmamıştır.” Bu buyruktaki “evlâtlıklar” anlamına gelen “الأدعياء” kelimesi, kişinin kendisinden olmadığı halde çocuğu olduğunu iddia ettiği yahut onu evlatlık edinmiş olması sebebi ile kendisine nispet edilen çocuk demektir. Cahiliye döneminde ve İslâm’ın ilk yıllarında bu vardır. Yüce Allah, bu uygulamayı iptal edip ortadan kaldırmayı murat ettiğinden öncelikle bunun çirkinliğini ve böyle bir iddianın batıl ve yalan olduğunu açıklamıştır. Batıl ve yalan olan hiçbir şeyin ise Allah’ın şeriatında yeri yoktur. O nedenle Allah’ın kullarının da böyle bir vasfı kazanmamaları gerekir. O nedenle Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Allah, sizden olmadığı halde kendinize ait olduğunu ileri sürdüğünüz yahut size nispet edilen çocukları, sizin öz oğullarınız kılmamıştır. Sizin gerçek evlâtlarınız, sizden doğanlar, sizden olanlardır. Kendinize nispet ettiğiniz ama başkalarından olma olan çocuklara gelince bunlar, sizin kendi öz çocuklarınız gibi olamazlar. “Bunlar” sizin evlâtlıklar hakkında söylediğiniz: Bu filanın oğludur, yahut Onun babası falandır, şeklindeki sözleriniz “ağızlarınızla gevelediğiniz (boş) sözlerden ibarettir.” Yani bunun aslı da hiçbir anlamı da yoktur. “Allah, hakkı söyler.” Kesin doğru ve gerçek olanı bildirir. Bundan dolayı O, size buyrukları ve şeriati ile buna uymanızı emretmiştir. O’nun sözü de haktır, şeriati de haktır. Batıl olan söz ve fiiller ise hiçbir şekilde ona nispet edilemez. Bunların, O’nun hidâyeti ile hiçbir ilgisi yoktur. Çünkü O, ancak dosdoğru ve hak olan yollara iletir. Her ne kadar iyi kötü hepsi O’nun meşîeti ile meydana gelmiş olsa da bu böyledir. Çünkü O’nun meşîeti hayır ve şer namına var olan her bir şeyi kuşatacak şekilde umumidir. Daha sonra Yüce Allah, onlara batıl iddiaları ihtiva eden önceki hallerini açıkça terk etmelerini emrederek şöyle buyurmaktadır:
Ayet işlemleri