النساء

Nisa Suresi

176 ayetMedeniCüz 4

Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel

Okuma ayarları

Tecvit renk rehberi

Kurallar renklerin yanında adlar, örnekler ve farklı alt çizgi biçimleriyle belirtilir. Örnekler yayımlanan Kur’an metninden alınmıştır.

Gunne
وَمِمَّا2:3
İhfa
يُنفِقُونَ2:3
İdgam
هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ2:2
İklab
أَلِيمٌۢ بِمَا2:10
Kalkale
رَزَقْنَـٰهُمْ2:3
Med: 2 hareke
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Med: 2, 4 veya 6 hareke
ٱلرَّحِيمِ1:1
Med: 4 veya 5 hareke
بِمَآ2:4
Med: 6 hareke
ٱلضَّآلِّينَ1:7
Vasıl hemzesi
ٱللَّهِ1:1
Şemsî lam
ٱلرَّحْمَـٰنِ1:1
Okunmayan harfler
ٱلصَّلَوٰةَ2:3

Tajweed annotations: cpfair/quran-tajweed (CC BY 4.0), built from ReciteQuran.com and the Dar al-Maarifah tajweed masahif; offsets adapted to the current Tanzil text.

Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com

  1. 101

    وَإِذَا ضَرَبْتُمْ فِى ٱلْأَرْضِ فَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَقْصُرُوا۟ مِنَ ٱلصَّلَوٰةِ إِنْ خِفْتُمْ أَن يَفْتِنَكُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ ۚ إِنَّ ٱلْكَـٰفِرِينَ كَانُوا۟ لَكُمْ عَدُوًّا مُّبِينًا

    Yeryüzünde bir yolculuğa çıktığınız zaman, kâfirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler, sizin apaçık düşmanınızdır.

    Sa’dî tefsiri (Türkçe)

    Kapsadığı ayetler: 101

    101. Bu iki âyet-i kerime namazı kısaltmanın ve korku namazının asli dayanağını teşkil etmektedir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman...” Âyetin zahiri, bu ruhsatın masiyet yolculuğu dahi olsa her türlü yolculukta söz konusu olmasını gerektirmektedir. Nitekim Ebu Hanife’nin -Allah’ın rahmeti üzerine olsun- görüşü de budur. Bu hususta cumhur ona muhalefet etmiştir ki cumhurdan kasıt diğer üç mezhe imamı ve başkalarıdır. Bunlar bu âyet-i kerimeyi mana ve münasebeti ile tahsis ederek masiyet yolculuğunda bu ruhsatın kullanılmasını caiz kabul etmezler. Çünkü ruhsat, yolculuğa çıkmaları halinde namazlarını kısaltmaları ve oruçlu iseler de oruçlarını açmaları şeklinde Allah’ın kullarına bir kolaylığıdır. Yolculuğu ile isyan eden bir kimsenin durumu ise yükümlülüklerinin bu şekilde hafifletilmesine uygun düşmez. “Namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur.” Yani bu hususta herhangi bir günah ya da sakınca söz konusu değildir. Bu ifade, faziletli olanın namazın kısaltılarak kılınması oluşuna aykırı değildir. Çünkü günahın söz konusu olmaması, birçok kimsenin içini rahatsız eden bazı şüphelerin giderilmesi içindir. Hatta bu ifade şekli, bu hükmün farz olmasına bile aykırı değildir. Nitkeim Bakara Sûresindeki: “Şüphe yok ki Safa ile Merve Allah’ın alâmetlerindendir...” (el-Bakara, 2/158) buyruğunda da buna benzer bir ifade geçmişti. Burada böyle bir şüphenin giderilmesindeki amaç ise açıkça ortadadır. Çünkü namazın farziyeti, müslümanlar nezdinde malum tam şekli ile yer etmiştir. Bu hususta çoğu kimsenin şüphesi, ancak bu şüpheye aykırı bir ifade söz konusu etmekle giderilebilir. Böyle bir durumda namazı kısaltarak kılmanın tam kılmaktan daha faziletli olduğuna şu iki husus da delil teşkil etmektedir: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in bütün yolculuklarında namazı kısaltması, ikincisi de bunun, Yüce Allah’ın sağladığı bir genişlik, ruhsat ve kullarına bir rahmeti olmasıdır. Şanı Yüce Allah ise -günahların işlenmesinden hoşlanmadığı gibi- ruhsatlarından yararlanılmasını sever. Yüce Allah’ın: “Namazın bir kısmını kısaltmanızda” buyruğunda ﴾ أَن تَقۡصُرُواْ مِنَ ٱلصَّلَوٰةِ ﴿ buyurarak “أن تقصروا الصلاة / namazı kısaltmanızda” buyurmamasının iki inceliği vardır: Birincisi eğer “أن تقصروا الصلاة” demiş olsaydı, namazın kısaltılmasının herhangi bir sınırla belirlenmesi söz konusu olmazdı. Belki de muhatap, namazın çoğu bölümünü kısaltmanın ve namazı tek bir rekât olarak kılmasının yeterli olacağını bile zannedebilirdi. O halde bu şekilde buyurulması sözü geçen kısaltmanın sınırlı ve belirli olduğunu ve bu konuda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in ve ashabının uygulamasının da tespbit ettiği şeklin esas alınacağını göstermektedir. İkinci husus ise “من” edatı “bir kısmı, bazısı” anlamına da gelir. Böylelikle bundan namazın kısaltılmasının bütün farzlar için değil farz kılınan namazların bazısı için söz konusu olduğu anlaşılır. Çünkü sabah ve akşam namazları kısaltılmaz. Kısaltılan namazlar ise dört rekâtlı farzlar olup bunlar da iki rekât olarak kılınırlar. Yolculukta namazı kısaltmanın bir ruhsat olduğu ortaya çıktığına göre şu bilinmelidir ki müfessirler “eğer kâfirlerin size bir fenalık yapmasından korkarsanız” ifadesindeki bu kayıt hususunda farklı görüşlere sahiptirler. Zira bu ifade zahiren ancak yolculukla korku bir arada olursa namazın kısaltılabileceğine delalet etmektedir. Onların bu konudaki görüş ayrılıklarının hulâsası da Yüce Allah’ın: “kısaltmanızda” ifadesinin yalnızca sayıca kısaltmaya mı dönük olduğu yoksa sayı ve sıfatı itibari ile kısaltmaya mı dönük olduğu hususundadır. Problem de birinci görüş kabul edildiğinde ortaya çıkmaktadır. Nitekim bu husus mü’minlerin emiri Ömer el Hattab radıyallahu anh için de içinden çıkılmaz bir hal alınca bu konuyu Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e sormuş ve: Ey Allah’ın Rasûlü, biz güvenliğe kavuşmuş bulunuyorken niçin namazı kısaltıyoruz? demiştir. Yani Yüce Allah: “Kâfirlerin size bir fenalık yapmasından korkarsanız” diye buyurduğu halde ve bu durum söz konusu olmadığına göre niçin kısaltıyoruz? demek istemişti. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem de ona şu cevabı verdi: “Bu, Allah’ın size sadaka olarak bağışladığı bir şeydir, siz de onun sadakasını kabul edin.” Buna göre bu kayıt, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in ve ashabının karşı karşıya bulunduğu ağırlıklı durum dikkate alınarak zikredilmiştir. Çünkü onun yolculuklarının pek çoğu cihad içindi. Bu buyrukta bir incelik daha bulunmaktadır ki o da namazın kısaltılma ruhsatının meşruiyetindeki hikmet ve maslahatın beyan edilmesidir. Bu âyet-i kerimede Yüce Allah ruhsata uygun olarak düşünülen zorluğun en ileri derecesini beyan etmiştir ki o da yolculuk ve korkunun bir arada bulunmasıdır. O nedenle bu ifade, zorlukla karşı karşıya kalınma ihtimalinin söz konusu olduğu salt yolculukta namazın kısaltılmamasını gerektirmez. İkinci hususa gelince o da kısaltmadan kastın sayı ve sıfat itibari ile kısaltmak olduğu görüşüdür ki bu durumda ayetteki kayıt olduğu şekilde ele alınır. Eğer hem yolculuk ve korku bir arada bulunursa namazın sayısında da kısaltma, sıfatında da kısaltma söz konusu olur. Yalnızca yolculuk söz konusu olursa o takdirde sadece sayının kısaltılması caiz olur. Yahut da eğer yalnızca korku söz konusu olursa kısaltma sadece sıfatı itibari ile yapılır. Bundan dolayı bir sonraki âyet-i kerimede korku namazının sıfatı söz konusu edilmektedir:

    Sa’dî tefsiri, Türkçe v1.0.0, QuranEnc.com

    Ayet işlemleri
    Ayet sayfasını aç 101 Tilavetimi kontrol et: Deneysel
    Özel not

Tefsir

Sonraki sureMaide Suresiالمائدة

Hata bildir

Daha fazla