النساء
Nisa Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 105
إِنَّآ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَـٰبَ بِٱلْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ ٱلنَّاسِ بِمَآ أَرَىٰكَ ٱللَّهُ ۚ وَلَا تَكُن لِّلْخَآئِنِينَ خَصِيمًا
Şüphesiz biz, sana kitabı insanlar arasında Allah’ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin diye hak olarak indirdik. Hainlerin savunucusu olma!
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 105
105. Yüce Allah, kulu ve Rasûlüne Kitabı hak ile indirdiğini haber vermektedir. Yani bu Kitabı ona indirirken şeytanlar tarafından ona batıl herhangi bir şey iliştirilmesine karşı korunmuş olarak indirilmiştir. Bu Kitap hak ile inmiştir, muhtevası da haktır. Haberleri doğrudur, emir ve yasakları adaletin ta kendisidir: “Rabbinin sözü doğruluk ve adalet bakımından eksiksizdir.” (el-En’am, 6/115) Yüce Allah Kitabı Kerîm’ini Rasûlüne insanlar arasında onunla hükmetsin diye indirdiğini de haber vermektedir. Bir başka âyet-i kerimede de şöyle buyurmaktadır: “İnsanlara kendilerine ne indirildiğini açıklayasın, onlar da iyice düşünsünler diye sana da bu zikri (Kur’ân’ı) indirdik.” (en-Nahl, 16/44) Buradaki âyet-i kerimenin anlaşmazlık ve uyuşmazlık hususlarında insanlar arasında hüküm verme hakkında, diğerinin (Nahl suresindeki ayetin) de usûlü ve fürûu ile dinin tamamının açıklanması hakkında olabileceği gibi her iki âyet-i kerimenin aynı anlamda olma ihtimali de vardır. Bu durumda bu âyet-i kerimede insanlar arasında hüküm vermek, hem birbirlerinin canlarına, namuslarına, mallarına vb. haklarına dair aralarında hükmetmeyi, hem de itikadi konularda ve diğer ahkam ile ilgili meselelerde hüküm vermeyi kapsar. Yüce Allah’ın: “Allah’ın sana gösterdiği şekilde” buyruğu, kendi arzuna göre hükmetmen için değil, aksine Allah’ın sana öğrettiği ve bildirdiği şekilde hükmetmen için, demektir. Bu da Yüce Allah’ın: “O, kendi hevâsından bir şey söylemez, o bildirilen bir vahiyden başkası değildir” (en-Necm, 53/3-4) buyruğuna benzemektedir. Bu buyruk, Peygamberin Yüce Allah’tan alıp tebliğ ettiği bütün ahkâm ve diğer hususlarda ismet sıfatına sahip olduğunun, ayrıca hüküm vermek için ilim ve adaletinin şart kılındığının delilidir. Bu da Yüce Allah’ın: “Allah’ın sana gösterdiği şekilde” buyurup: “Uygun gördüğün şekilde” diye buyurmamasından ve insanlar arasında hüküm vermeyi Kitabı bilme şartına bağlamasından anlaşılmaktadır Şanı Yüce Allah insanlar arasında adaleti ve dengeyi ihtiva edecek şekilde hüküm vermeyi emretmekle birlikte adaletin zıddı olan haksızlık ve zulmü de yasaklayarak: “Hainlerin savunucusu olma” buyurmaktadır. Yani sen, hak olmayan bir şeyi iddia etmek yahut da üzerindeki bir hakkı inkâr etmek sureti ile hainlik ettiğini bildiğin -ki ister bunu bilerek, ister zanna dayalı yapsın fark etmez- bir kimse adına mücadele verme, onu savunmaya kalkışma. Bu buyruk, batıl bir konuda davacı olmanın, dine dayalı anlaşmazlık konularında ve dünyevi haklarda haksız olan kimseye vekalet etmenin (onu savunmanın) haram kılındığına delildir. Ayrıca ayetin mefhumu haksız olduğu bilinmeyen kimse lehine vekâleten davacı olmanın caiz olduğunu göstermektedir.
Ayet işlemleri