النساء
Nisa Suresi
Mahmoud Khalil Al-HussaryHafs an Âsım rivayeti - Mürettel
Okuma ayarları
Turkish Translation - Rowwad Translation Center. Sürüm: 1.0.4. Son güncelleme: 2025-09-28. QuranEnc.com
- 171
يَـٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَـٰبِ لَا تَغْلُوا۟ فِى دِينِكُمْ وَلَا تَقُولُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ إِلَّا ٱلْحَقَّ ۚ إِنَّمَا ٱلْمَسِيحُ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ رَسُولُ ٱللَّهِ وَكَلِمَتُهُۥٓ أَلْقَىٰهَآ إِلَىٰ مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِّنْهُ ۖ فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦ ۖ وَلَا تَقُولُوا۟ ثَلَـٰثَةٌ ۚ ٱنتَهُوا۟ خَيْرًا لَّكُمْ ۚ إِنَّمَا ٱللَّهُ إِلَـٰهٌ وَٰحِدٌ ۖ سُبْحَـٰنَهُۥٓ أَن يَكُونَ لَهُۥ وَلَدٌ ۘ لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۗ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا
Ey Ehli Kitap! Dininizde taşkınlık etmeyin. Allah hakkında doğru olandan başka bir şey söylemeyin. Meryem oğlu İsâ Mesih, sadece Allah’ın Rasûlü ve Meryem'e ulaştırdığı bir kelimesi ve kendinden bir ruhtur. Allah’a ve peygamberlerine iman edin! “Üçtür” demeyin. Kendi iyiliğiniz için bundan vazgeçin. Allah sadece tek bir ilahtır, bir çocuğu olmaktan münezzehtir. Göklerdeki ve yerdekiler O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.
Sa’dî tefsiri (Türkçe)
Kapsadığı ayetler: 171
171. “Ey Kitab ehli, dininizde aşırı gitmeyin” Yüce Allah, Kitap ehline dinde aşırı gitmeyi yasaklamaktadır. Dinde aşırı gitmek ise meşru olan sınırı ve ölçüyü aşarak meşru olmayana düşmektir. Mesela Hıristiyanların İsa aleyhisselam hususunda aşırıya giderek onu nübüvvet ve risalet makamından çıkarıp Allah’tan başkasına asla yaraşmayan rububiyet makamına çıkarmaları buna bir örnektir. İşte nasıl ki eksik ve kusurlu davranmak yasaksa, aşırıya gitmek de öylece yasaktır. Bundan dolayı da burada: “Allah’a karşı hak olandan başkasını söylemeyin” buyrulmaktadır. Bu buyruk üç hususu ihtiva etmektedir. Bunlardan ikisi yasak kılınmış şeylerdir ki bunlar; Allah hakkında yalan söylemek ve O’nun isimleri, sıfatları, fiilleri, şeriatı ve peygamberleri hakkında bilgisizce söz söylemektir. Üçüncüsü ise emrolunmuş bir husus olup bu da bütün bu hususlarda yalnızca hakkı söylemektir. Bu, küllî ve genel bir kaide olduğundan ve konu da İsa aleyhisselam ile alâkalı olduğundan, burada özellikle yahudiliğin ve hıristiyanlığın İsa hakkında izlediği yolun aksi olan “hak sözün söylenmesi” vurgulanmış ve şöyle buyrulmuştur: “Meryem oğlu İsa Mesih yalnızca Allah’ın peygamberi” yani Mesih aleyhisselam’ın ulaşabileceği en nihai kemal mertebesi, bütün yaratılmışlar için olabilecek en yüce hal, derecelerin en yükseği ve ilâhi taltiflerin en üstünü olan risalet derecesidir. “Meryem’e ulaştırdığı kelimesi” yani Yüce Allah’ın söylediği ve bunun sonucunda İsa aleyhisselam’ın var olduğu bir kelimedir. Yoksa o, bizatihi o kelimenin kendisi değildir. Aksine o, bu kelime ile var olmuştur. Buradaki izafet terkibi (“O’nun kelimesi” şeklindeki isim tamlaması) şereflendirme ve mükerrem kılma anlamındadır. Aynı şekilde Yüce Allah’ın: “ve kendinden bir ruhtur” buyruğu da böyledir. Yani Yüce Allah’ın yaratıp üstün niteliklerle ve kâmil ahlâk ile kemale erdirdiği ruhlardan bir ruhtur. Allah, bu anlamda bir diğer ruhu olan Cibril aleyhisselam’ı göndermiş, o da Meryem’in -ona selam olsun- fercine üflemiştir ve böylece Meryem de Allah’ın izni ile İsa aleyhisselam’a gebe kalmıştır. Yüce Allah İsa aleyhisselam hakkındaki hakikati beyan ettikten sonra Kitab ehline ona ve diğer peygamberlere iman etmelerini emredip Allah’ı üçün üçüncüsü kabul etmelerini de yasaklamaktadır bu üçten bir İsa, ikincisi de Meryem’dir. İşte hıristiyanların -Allah onları bu çirkin iddialarından dolayı cezalandırsın- söyledikleri budur. Yüce Allah onlara bu işten vazgeçmelerini emretmekte ve böylesinin kendileri için daha hayırlı olacağını bildirmektedir. Çünkü kurtuluşa ermenin yegane yolu budur ve onun dışındaki bütün yolların helâk yolu oldukları açıkça ortadadır. Daha sonra Yüce Allah kendi zatını, ortağı ve evladı bulunmaktan tenzih ederek şöyle buyurmaktadır: “Allah ancak tek bir ilâhtır” yani uluhiyette tek ve kendisinden başka ibadete layık olan kimsenin bulunmadığı yegane zat O’dur. “O, ocuğu olmaktan münezzehtir” yücedir ve mukaddestir. Çünkü “Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur.” Her şey O’nun mülküdür ve O’na muhtaçtır. Dolayısı ile onlardan herhangi bir varlığın O’nun ortağı veya evladı olması imkânsız bir şeydir. Yüce Allah ulvi alemin de süfli alemin de mutlak mâlik ve idarecisi olduğunu haber verdikten sonra onların dünyevi ve uhrevi maslahatlarını kendisinin idare ettiğini, bunları koruyup muhafaza edenin ve herkese amellerinin karşılığını verecek olanında yine kendisi olduğunu haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Vekil olarak Allah yeter.”
Ayet işlemleri